Orient Express, 140 yıl önce 4 Ekim 1883 tarihinde 40 seçkin yolcusuyla Paris’ten doğunun gizemli kapısı Konstantinopolis’e (İstanbul) doğru yola çıktı. Ve o ilk sefer, ulaşım tarihinin ve seyahat kültürünün akışını sonsuza dek değiştirdi. “Seyahatin sanatkârı” olarak anılan lüksü, hareket halinde sunarak dönemin gezginlerinin hayal gücünü uyandıran bir efsaneye dönüştü. 

Bu serüvenin temelinde, seyahatin her anının sıradanlıktan uzaklaştırılıp özenle tasarlandığı bir felsefe yatıyor. 

Corinthian-L_Encre-Bar-1 (1).png kopyası.jpeg

Avrupa coğrafyasını ve uzun mesafe seyahat anlayışını tek bir rotada birleştiren efsanevi tren, dönemin önde gelen sanatçılarının elinde adeta yürüyen bir sanat eserine dönüştü. Cam ustası René Lalique ve dekoratör René Prou’nun Art Deco tarzındaki başyapıtlarıyla donatılan vagonlar, kıtaları aşarken lüks ve zarafet kavramlarını baştan tanımladı. Ancak trenin asıl görkemi, Paris’te başlayan bu yolculuğun doğudaki o büyüleyici son durağında gizliydi. Avrupa’nın aristokratlarını, yazarlarını ve diplomatlarını doğunun kalbine taşıyan bu ikonik trenin son durağı, oryantalist mimarisiyle göz kamaştıran Sirkeci Garı’ydı. Batı mühendisliğinin doğu estetiğiyle buluştuğu bu görkemli yapı, yolcuları İstanbul’un mistik dokusuna hazırlayan eşsiz bir karşılama salonuydu.

Ancak trenin sunduğu emsalsiz lüks, garın kapılarından dışarı taştığında yeni bir ihtiyaç doğdu. Orient Express yolcularının, alıştıkları tren standartlarına uygun, aynı zarafet ve yüksek konforda konaklayabilmeleri gerekiyordu. İşte bu ihtiyacın görkemli bir yanıtı olarak, Haliç’e ve tarihi yarımadaya hakim bir tepede Pera Palace Hotel inşa edildi.

OE_YACHTPAGE_3776x2168_03_0 kopyası.jpeg

Döneminin çok ötesinde bir teknolojiyle donatılan, ilk elektrikli asansöre ve sıcak suya ev sahipliği yapan Pera Palace, sadece İstanbul’un değil, modern otelcilik tarihinin de en değerli simgelerinden biri haline geldi. Orient Express deneyimi, Pera Palace sayesinde raylardan şehre taştı ve lüks konaklama kültürünün dünyadaki ilk ve en zarif örneklerinden birini yarattı.

Nasıl ki geçmişte Orient Express efsanesi, seyahati sadece bir ‘yer değiştirme’ eylemi olmaktan çıkarıp şehirlerin kültürel dokusuna işlediyse; günümüzde de bu büyüyü denizlere açılan bir yelkenliyle devam ettiriyor.

Gemini_Generated_Image_ywh4g9ywh4g9ywh4 kopyası.jpg

Raylardan okyanuslara

Seyahat sanatını okyanuslara uyarlayan marka, Orient Express Corinthian ile 2026 Haziran ayında seyirlerine başlıyor. Dünyanın en büyük yelkenli yatı unvanını taşıyan 220 metrelik Corinthian, lüks seyahatin altın çağını geleceğin devrim niteliğindeki çevreci rüzgâr teknolojisiyle harmanlıyor. Tıpkı efsanevi trenin vagonlarında veya Pera Palace’ın salonlarında olduğu gibi benzersiz bir Fransız zanaatkarlığıyla ‘yüzen bir saray’ olarak tasarlanan bu yelkenli, deniz üstündeki yaşamı zarafetle yeniden tanımlıyor.

Corinthian, 220 metrelik boyuna karşın sergilediği butik tavırla dikkat çekiyor. 54 süitinde 110 misafir ağırlayacak bu tasarım, kişiye özel hizmet ve mahremiyet odaklı bir deneyim sunmak üzere kurgulanmış. Corinthian’ın ilk bakışta dikkat çeken özelliği ise üç adet SolidSail tipi yelken sistemiyle donatılmış olması. 

Sürdürülebilir lüks ve teknoloji

Orient Express Corinthian, sadece lüksü değil, çevresel sürdürülebilirliği de odak noktasına alıyor. Chantiers de l’Atlantique tarafından geliştirilen ve fosil yakıt tüketimini azaltan patentli SolidSail teknolojisi sayesinde gemide toplam 4.500 metrekarelik yelken alanı bulunuyor. Geleneksel kumaş yelkenlerin aksine cam elyafı, karbon fiber ve epoksi reçine gibi hafif ama son derece dayanıklı kompozit malzemelerden üretilen bu sert paneller, katlanabilir ve tamamen otomatik bir yapıya sahip. Direğe bağlı bir ray üzerinde tıpkı akordeon körüğü veya yelpaze gibi iç içe katlanarak açılıp kapanabilen bu sistem, karmaşık halatlara ihtiyaç duymuyor. Kendi ekseni etrafında 360 derece dönebilen direkler ve rüzgâr sensörleri sayesinde SolidSail, kaptan köşkünden tek bir komutla en verimli pozisyona ayarlanıyor. Aerodinamik olarak şeklini her zaman koruyan bu sert yüzey, standart yelkenlere kıyasla çok daha verimli bir itme gücü üretiyor. Uygun koşullarda tamamen rüzgârla seyir yapılabilirken, gerektiğinde LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) destekli çevreci hibrit sistem devreye giriyor.

OE_YACHTPAGE_3840x4260_01.2 kopyası.jpeg

Geniş vizyon

Corinthian, Orient Express’in denizcilik alanındaki ilk büyük adımı olsa da marka, çok boyutlu bir lüks seyahat portföyü sunmayı sürdürüyor. Roma’daki Orient Express La Minerva ve Venedik’te planlanan Orient Express Palazzo Donà Giovannelli gibi ultra lüks oteller de portföyün gözdelerinden. Ayrıca 2027 sezonunda hizmete girecek Orient Express Olympian adlı ikinci yat ile rotalar Doğu Akdeniz’den Kuzey Avrupa’ya kadar genişleyecek.

Corinthian-Appartement-Suite-Bedroom3[1] kopyası.jpeg

Yüzen saray: Corinthian

 54 süit: Her biri geniş panoramik deniz manzaralı pencerelerle çevrili süitler, 45 metrekareden başlayıp çok daha geniş, penthouse tarzı seçeneklere kadar uzanıyor. Süitlerden biri de ‘Orient Express’te Cinayet’ romanını Pera Palace Hotel’in 411 numaralı odasında kaleme aldığına inanılan ve bu markayla ismi özdeşleşen yazar Agatha Christie’nin adını taşıyor.

 Fransız estetiği: Klasik Fransız zarafeti ile modern konforu birleştiren iç mekan tasarımı Paris merkezli Maxime d’Angeac tarafından yapılmış. 

 Gastronomi: Michelin yıldızlı şef Yannick Alléno tarafından yönetilen gurme mutfak seçenekleri misafirlere dünya mutfağının seçkin örneklerini sunuyor.

 Sağlıklı yaşam aktiviteleri: Spa, fitness ve yoga alanları, iki yüzme havuzu, marina platformu ve su sporları olanakları bulunuyor.

 Eğlence ve kültür: 115 kişilik kabare salonu, kütüphane, sinema ve kayıt stüdyosu gibi eğlence alanlarıyla sosyal buluşma noktalarına sahip.

Corinthian-Appartement-Suite-Bathroom1[1] kopyası.jpeg

Akdeniz’den tropik sulara

Corinthian’ın rotaları, Akdeniz, Adriyatik ve Karayipler gibi gözde bölgeleri kapsıyor. Farklı rota planlamalarında, yerel kültürler ve doğal güzellikler bir araya geliyor. 

Limanlardaki geziler ziyaret edilen kentlerin tarihi mirasları ve yerel kültürleriyle de zenginleşiyor. Bunlar arasında özel plaj etkinlikleri ve rehberli keşiflerle dolu seçenekler ya da Venedik Film Festivali gibi özel organizasyonlar da var.

www.orient-express.com

Corinthian-Exterior-Diner-Luxigon.jpg.webp