Erhan Bey, merhaba. Ben de olayın videosunu sosyal medyada gördüm, baştan yazmalıyım; çift taraflı talihsizlik ve ihmal.
Öncelikle deniz polisi ya da denetim yetkisi olan gümrük, jandarma, sahil güvenlik gibi bir başka kolluk kuvveti; göreve gidiyor dahi olsa, çevresini kontrol ederek seyir yapmalı, kimsenin can ve mal emniyetini riske atmamalıdır!
Bu olayda iyi ki çevrede insanlar vardı da can kaybı olmadı. Olsaydı da ölen öldüğü ile kalırdı diye düşünüyorum. Bu cümleye itiraz edenler olacaktır ama gerçek bu. Maalesef olay hukuka gittiğinde konu hemen ‘Can yeleği var mıymış?’, ‘Orası avlanmaya uygun yer miymiş?’ ‘Uyarılara ne yanıt vermiş?’ (Telsiz uyarısı var mı bilmiyoruz) ‘Teknenin evrakı tamam mıymış?’ gibi onlarca soru türeyecektir. Sonradan öğrendim, denize düşen balıkçı Alpaslan Şahin’in sırtında 19 tane platin çivi varmış. Etrafında kimse olmasa zaten fizik gücü ile tekneye çıkması mümkün değil.
Olay can ve mal kaybı olmadan sonlandığı için şu an kimi kime şikâyet ederseniz edin bir sonuç çıkmaz, en fazla ilgili botu kullanan memura bir uyarı verilir, diğer kolluk kuvvetlerine de ‘seyir yaparken dikkatli olun’ içerikli bir yazı gönderilir, konu kapanır. Ancak olay ucuz atlatıldı diye biz konuyu kapatmayalım. Ben de tek başına seyir yapmayı seven bir yelken tutkunuyum, çok zor havalarda denizde oldum. Tabii ki hep çok dikkatli ve gerekli güvenlik önlemlerini alarak. Denize çıkarken, hava sakin de olsa eğer yalnızsanız mutlaka can yeleği giymelisiniz. Şimdiki can yelekleri eskisi gibi kalas benzeri değil, son derece hafif ve hareketi engellemiyor. Bunun yanında bir ‘harness’ (emniyet halatı) ile kendinizi tekneye bağlamalısınız. Ayrıca tekneye mutlaka denizden kolayca ulaşılabilecek bir ‘emergency ladder’ (acil durum merdiveni) takmalısınız. Beklenmedik bir dalga, bir baş dönmesi ya da tökezleme sizi denizle buluşturmasın.
Deniz, rüzgâr ve sevgiyle.


