Gerek yüzücü gerekse dalıcı olarak akıntıya karşı onunla mücadele etmek bir müddet sonra tükenmeye ve daha sonra da istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle bizler bilinçli insanlar olarak her zaman ya akıntıyı arkamıza alırız ya da maruz kaldığımızda akıntıyı kesen T davranışı gösteririz. Bunu da şöyle açıklayabiliriz; akıntıyı T’nin uzun kenarı olarak düşünürsek ya sağına ya da soluna doğru olan en yakın kara parçasına ulaşmak. Bu konu, dalış ve can güvenliği açısından çok önemlidir ve aynı zamanda doğru yaklaşımı belirlemek adına kritik bir anlayışı ifade eder. Akıntıya karşı savaşmak, enerjinizin tükenmesine neden olur ve ilerlemenize engel olur. Yapılacak en iyi şey, mücadele etmek yerine akıntıyı kendi lehimize kullanmak ve ‘doğru strateji’ ile kontrol altına alarak bu durumu güvenli bir şekilde atlatmaktır.
Bunun için akıntının yönünü gözlemleyin. Akıntıya düşmeden önce ne kadar güçlü olduğunu ve hangi yönde bulunduğunu anlamaya çalışın. Akıntının yönünü bilmek, stratejinizi doğru bir şekilde belirlemenizi sağlar. Akıntıya karşı yüzmek yerine arkanıza alarak ya da paralel bir şekilde hareket ederek enerjinizi boşa harcamadan çevreyi daha verimli bir şekilde keşfetmeye çalışın. Eğer akıntı sizi sürüklüyorsa ve kıyıya dönmek imkansız hale gelmişse en yakın kara parçasına ulaşmaya çalışın. Hedef, boğulma riski olmadan karaya çıkabilmektir. Kara parçasına çıkmak, en güvenli stratejidir. Boğulma vakalarının çoğunda insanlar, akıntıya karşı yüzmeye çalışarak hedef kıyıya dönmeye çalışıyor. Bu vakaların ana nedeni ne yazık ki panik ve tükenmişlikten kaynaklanıyor. T davranışı da aslında, akıntıya karşı mücadele etmek yerine onun gücünden yararlanmayı bilmektir. Burada hedef yaşamda kalmaktır.


