Bu tarz yelkenlerin pek çok avantajı olduğu gibi, dezavantajları da duruma göre oldukça fazla. Avantaj ve dezavantaj dengesi teknenizin kullanım amacına göre değişir. Aerodinamik hesaplamalara bakıldığında, tepesi genişleyen yelkenin uçak kanadı formuna oldukça yaklaşarak, yelkenin tepesinde güngörmezden çıkan akımın yarattığı türbülansı en aza indirmektedir. Bu avantaj ancak America’s Cup, okyanus aşırı yarışan açık deniz yarış tekneleri ve çok gövdeliler ile özel tasarlanmış teknelerde performansa dönüştürülebilir. Gövde süratini geçemeyen teknelerde detaylı arma özelliklerinden dolayı tercih edilmemektedir. Aynı uzunluktaki direkte daha büyük alanlı yelken yapılmasını sağlayarak sörf yapabilen teknelerde, geniş seyirlerde performansa direkt etki eder. Manevra sonralarında ivmelerinde tekneye ilave güç kattığını belirtmek gerekiyor. Tepe formunu güverteden ayarlayabilecek özel tansiyon sistemleriyle de çok daha verimli kullanılabilir.

Dezavantajları

İlave performansı sebebiyle tepe genişlikleri her türlü handikap sisteminde sorulup cezalandırılıyor. Bu tarz yelkenler tek bir kıç ıstralya ile değil hareketli runner sistemleriyle kullanılır ki bu sistemler de güncel handikap sistemlerinde puanı oldukça arttırır.

Ekibe runnerlar’dan sorumlu bir kişi ilave etmek gerekir. Özellikle boci tramola çok dikkatli olunması gerekir. Gezi maksatlı kulllanılan bir teknede biraz külfet olur. Bu tarz yelkenlerde, tepe formunu trim edebilmek için ilave çıta ve aksesuarlar bulunur. Bu sebeple yelkeni indirdiğiniz zaman tepesini katlayabilmek için bu aksesuarları sökmeniz gerekir. Öncelikle bu ilave potansiyel performansı gövde yapısı ve teknenin dengesini sürate çevirebilecek mi bunu değerlendirmek gerekir. Bunu anlamanın en hızlı yolu teknenin pupa seyrinde sörf yapıp yapmadığını ve orsa seyrinde gövde süratine ulaşıp ulaşmadığını ölçmektir. Teknenizde uygulanabilirliği söyleyebilmek için ise oluşacak yeni yükleri, arma ve teknenin kaldırıp kaldıramayacağını arma planına bakarak gözden geçirmeli.