Bildiğiniz gibi tekne ile giriş yapılan ülkenin ilk limanına varışta, kaptanın sağlık beyanını iletmesiyle birlikte teknedeki ölüm veya bulaşıcı hastalık halinin de Hudut ve Sahiller Sağlığı kuruluşlarına bildirilmesi zorunludur.

Sağlık kurumunun risk değerlendirmesi sonucunda tekne personelinin dışarı çıkmalarına veya diğer deniz araçlarına yanaşmış bir şekilde temas edip etmemelerine ilgili Hudut ve Sahiller Sağlığı kuruluşu karar verir.

Olağanüstü hallerde Hudut ve Sahiller Sağlığı idareleri ile liman başkanının talebi üzerine ve marina tesisinin tekne bağlamaya uygun olması halinde, marina işletme müdürünün kararı ile tekne marina tesisinde diğer denizcilerin sağlığını riske sokmadan izole edilip karantina altına alınabilir, böylelikle denizcilik kültürü ve etiği açısından da yardımcı olunmuş olur.

Ülkemizdeki marinalar çeşitli özel sektör kurumları ile belediyeler tarafından işletilmektedir. Bu nedenle marinaların işletme anlayışları, politikaları ile ‘Force Major’ (Fors majör) durumunda uygulamaya koyacakları planlarında da farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli marinaların uyacakları yönetim ilkeleri ve kuralları ‘işletme iç talimatı’ ile belirlenmiştir. Ancak deniz araçlarının marina tesislerinden yararlanmalarına izin verme yetkisi ise ticari bir işletme olan marina yönetiminin göstereceği iyi niyete bağlı takdir hakkının kullanılmasıdır. Halk sağlığının korunması amacıyla uluslararası giriş noktalarında, çevre sağlığı yönetimi ile ilgili gerekli tedbirlerin alınması, uygulanması ve takibinin yapılması konusunda ilgili kurumlarla koordinasyonu sağlayan kuruluş Hudut ve Sahiller Sağlığı idareleridir. Ülkemizde de yetkili kuruluş Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüdür. Diğer bir yönden ise liman idari sahasında faaliyet gösteren her türlü deniz aracını ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri gereğince: Seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyetinin sağlanması amacıyla bayrak ve liman devleti kontrol prosedürü kapsamında uyulacak kuralları ve alınacak tedbirlerin mevzuatın belirlediği şartlar çerçevesinde doğru uygulanmasını sağlamak için gerekli görülen kontrolleri yerine getiren idare ise liman başkanlıklarıdır.

Ancak dünyada yaşanan COVID-19 vakalarından dolayı mücbir sebepler  ve olağanüstü haller nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Sağlık Tüzüğü yeni koronavirüs COVID-19 salgınını Uluslararası Önemi Haiz Halk Sağlığı Acil Durumu (PHEIC) olarak ilan etti.

COVID-19 vakalarından etkilenen bölgelere seyahat eden veya etkilenen bölgelerden dönen yatçıların bulundukları ülkelerin ulusal sağlık protokollerini takip ederek bulaşma riskini azaltmaya yönelik önerilerini dikkate almaları gerekir. Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nün gerektirdiği şekilde halk sağlığı riskleriyle orantılı ve bunlarla sınırlı ve uluslararası hastalık yayılımıyla ilgili önleme, korunma ve halk sağlığı gerekçesi ile seferden gelen denizcide halk sağlığı riskinin kanıtı varsa, ilgili ülke böyle bir riski kontrol etmek için gerekli olduğu kabul edilen ulusal yasalarına uygun olarak, izolasyon, karantina veya denizcinin halk sağlığı gözlemine alınması da dahil olmak üzere, hastalığın yayılmasını önleyen veya kontrol eden ek sağlık önlemlerine zorunlu olarak tabi tutabilir.