Yat ve ürün tasarımcısı Anna Borla, Politecnico di Milano’dan mezun olduktan sonra yat tasarımı alanında yüksek lisans yaptı. Çalıştığı süperyat projelerinden sonra yılın genç tasarımcısı olmak adına katıldığı yarışmayla ismini duyurdu. Black Heron adını verdiği bu 87 metrelik süperyat projesi, cazibesini sadeliğinden alıyor; tam da Anna Borla’nın istediği gibi. 

Denize ilginizin bir aile geleneği olduğunu söylüyorsunuz. Ailenizle denizde nasıl zaman geçirirdiniz?

Yatlara olan tutkum aileden, anne-babamdan ve büyükbabamdan geliyor. Küçüklüğümden beri teknelerin o harika dünyasında olmayı seviyorum. Yazın ailemle motoryatla denize çıkardık. Sardinya’daki bir tatilimizde ihtişamlı megayatlar görüp tasarımcı olmaya karar verdim. Motoryatları da, yelkenlileri de seviyorum ve oldukça iyi bir yelkenci sayılırım. Ancak Sardinya’nın koyları arasında dolaşmak, sığ yerlere girebilmek ve suya yakın olmak istediğimiz için RIB almaya karar verdik. 

Denizi düşündüğüm zaman, gördüğüm zaman rahatlıyorum. Soğuk kış denizini de, sıcak yaz denizini de aynı şekilde seviyorum. Denizdeysem mutluyum, huzurluyum, daha fazla zaman geçirdikçe anlıyorum ki teknelerin dünyası benim dünyam. 


Bir tasarım çizim aşamasından üretime kadar nasıl şekilleniyor?

Tekne ya da bir ürün, önemli olan üretim amacıdır. Bunu özümsedikten sonra birkaç çizim yaparım. Ardından sıra ön tasarımın teknik çizimlerine gelir. Sonrasında detaylar ve tersane tarafından kullanılacak final proje yaratılır. 

Dahil olduğunuz projelerden bahseder misiniz?

Milano’daki bir tasarım stüdyosuyla işbirliğim sayesinde çok ilginç projelerde çalışma fırsatım oldu. Örneğin; 1940 yapımı askeri römorkör tipi bir tekneyi etkileyici ve şık bir yata dönüştürdük. Platformlu bir iş gemisini yepyeni bir megayata çevirdik. Ardından Boat International ve Oceanco Tersanesi’nin düzenlediği Yılın Genç Tasarımcısı Ödülleri’nde (YDOY 2020) ilk altı arasına girdim. Rossinavi Tasarım Yarışması’na katıldım. O yarışma için tasarladığım HIDE projesi CNN Travel, Robb Report, Yachtemoceans, Daily Mail gibi uluslararası internet sitelerinde yer aldı.

YDOY 2020 sayesinde sektörün önemli simalarıyla tanıştım ve Black Heron hakkında çok güzel yorumlar aldım. Black Heron var olan bir Oceanco motoryatın refit projesiydi. 


Etkileyici ürün tasarımlarınız da var. Bunlar bir süperyatta kullanıldı mı?

Evet, aynı zamanda ürünler de tasarlıyorum ve endüstriyel şeyler yapmayı çok seviyorum. Ana fikrim her zaman yatlar için ürünler ortaya koymak çünkü tasarımın bu iki dünyasını birleştirmek, aralarında ilişki kurmak çok hoşuma gidiyor. 

Bir tasarımı ‘muhteşem’ yapan nedir? Bir yata adım attığınızda ilk neye bakarsınız?

Bir tasarım projesi ya da tekne minimal çizgilere sahipse çok daha etkileyici oluyor. Sadece minimalist tasarımdan gelen bir şıklık bile yetiyor. Aynı zamanda tasarımdaki her çizginin ve şeklin bir sebebi olması gerektiğini düşünüyorum. Her yatta tasarımın tutarlılığına ve tasarımcının neyi amaçladığına bakarım. 

Yakın gelecekte denizde nasıl tasarımlar göreceğiz? Sizce yat dünyasındaki eğilimler hangi yönde değişiyor?

Kesinlikle yatlar çevreye tamamen saygılı olma felsefesinde hareket ediyor. Buna uyum sağlamayan herhangi bir tasarım ortaya konmuyor diyebiliriz. En heyecan verici olanlarsa, form ve işlev arasındaki mükemmel dengeyi yaratanlar olacaktır.

Şu an çizim masanızda nasıl bir proje var?

İç tasarım projeleri üzerinde çalışıyorum ve önemli bir tasarım stüdyosuyla iş birliği yaptığımız yeni 60 feet tekne projemiz var. Kuşkusuz ki tüm dünya garip bir süreçten geçiyoruz ve bir an önce hep birlikte iyileşmemizi umuyorum. Bu dönemin en önemli kazanımı kendimizi ilham veren işlerimize vererek bir nevi meditasyon yapmak diye düşünüyorum. 

Portatif bir aydınlatma olan Crooner, farklı ışık efketleri yaratıyor. Duvara yansıyan şekillerle etkileyici bir atmosfer yaratıyor

Black Heron

Üst gövdesindeki siyah çizgiler, camları olduğundan daha büyük göstermesinin yanında süperyatı geometrik çizgilerle yeniden yorumluyor. Başta ve kıçta artan alanlar tasarımdaki en önemli değişim. Böylece ortaya bir spa, spor alanı, beach club, tender garajı çıkmış. 

İçerde kayarak açılan kapılar özel alanların istendiğinde geniş parti mekanlarına dönüştürülmesini sağlıyor. Yatın iç mekanlarında çevre dostu dekorasyon malzemeleri, geri dönüştürülmüş kumaşlar ve ağaç kaplamalar kullanılmış. 16 kişinin ağırlanması için tasarlanan yatın sahibinin kamarası 126 metrekare. İki VIP kamara ve altı misafir kamarasının yanı sıra iki adet sinema salonu ve basketbol sahası da var.