Klasik tekneler yalnızca bir ulaşım aracı, hobi veya koleksiyon objesi değil; denizcilik tarihinin yaşayan kültür varlıkları gibi düşünülmeli. Geçmişin esintisini günümüze taşıyan gövdeleri, zarif hatları, ustalıkla işlenmiş detayları, birbirinden renkli hikayeleri ve şahitlik ettikleri tarih ile bu tekneler, geçmişten bugüne ulaşan denizcilik kültür mirasının yüzen temsilcileridir. KÜDENFOR Kurucu Direktörü Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in sözleriyle: “Denizcilik bir senfoni gibidir; özü kültür, görgü ve estetikten doğar. Tekneler, denizcilik dünyasının sanat eserleridir.”
Klasik Tekneler Platformu, 2019 yılında az sayıda denizseverin bir araya gelmesi ile kuruldu. Ülkemiz denizlerinde bayrak dalgalandıran klasik tekneleri bir araya getiren bu inisiyatifin temel amaçları ülkemizde bu kategoriye girebilecek teknelerin envanterini çıkartarak kayıt altına almak, emektar ustaların atölyelerinde geleneksel yöntemlerle üretilmiş teknelerin, kayıkların hikayelerini gelecek nesillere aktarmaktı. Platform, bu temel amaç çerçevesinde, kapılarını; bordası renk cümbüşünü yansıtan Karadeniz takasına, İzmir’in zarif kayığına, Ege’nin tırhandiline, Boğaz koylarındaki pırıl pırıl vernikli motoryatlara ve kotralara, bir zamanlar Yalova’dan Haliç’e zerzevat taşıyan mavnalara, hizmet teknelerine açtı. Kurucu Başkan Kaptan Adil Tuğcu’nun sözleri ile: “KTP’nin misyonu denizlerin klasiklerini geçmişten geleceğe taşımaktır.”

Sadece altı yıl önce az sayıda teknenin katılımı ile kurulan platform, bugün 130 tekneyi kayıt altına almış durumda. Bunların arasında ilk sırada paha biçilmez manevi değeri ile Savarona bulunuyor. Sadun Boro’nun efsanevi teknesi Kısmet de, 1925 William Fife III üretimi Lady Edith de, Aksona Mancorna da, Ali Dayı da (eski Gavur Ali) bu kayıtlı teknelerin arasında yerlerini alıyorlar. Platform tüm bu tekneleri farklı sınıflarda; anıt tekneler, geleneksel klasik tekneler, replikalar, A sınıfı tekneler, B sınıfı tekneler, dingiler ve bunların alt grupları altında kaydediyor.
Etkinlik, Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul Yelken Kulübü, Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı, Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü, Tuzla Yat Kulübü, DAKSAR, Gemi Sevenler ve Modelciler Derneği ile Moda Deniz Kulübü’nün iş birliğiyle gerçekleştirildi. Bu güçlü birliktelik, denizcilik kültürünün korunması için verilen kolektif çabanın somut bir örneği.
27 Eylül Cumartesi günü programı rüzgârlı ve bulutlu bir havada, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Sırası ile Amiral Cem Gürdeniz’in açılış konuşması, KTP Başkanı Işık Aylan’ın konuşması, İstanbul Yelken Kulübü temsilcisi Yalçın Gürkan’ın “Klasik Tekneler ve Denizcilik Kültürü” başlıklı sunumu, katılımcı teknelerin tanıtımı, 100 yaşını aşan teknelere plaket takdimi, katılımcılara ve paydaşlara şükran plaketleri ile sürdü ve klasik teknelerin gezilmesi ile sona erdi.

28 Eylül Pazar günü ise denizde görsel bir şölen yaşandı. 11:30’da tekneler frişka bir yıldız rüzgârı eşliğinde Kalamış Setur Marina’dan ayrıldı. 12:00-13:00 arasında Moda Deniz Kulübü ve İstanbul Yelken Kulübü parkurunda toplu geçiş töreni gerçekleştirildi. İzleyiciler, Moda Deniz Kulübü’nden, Moda İskelesi’nden, Moda Burnu ve sahilinden, Kalamış Koyu sahillerinden ve İstanbul Yelken Kulübü’nden bu tarih esintili geçişi seyretme fırsatı buldu.
Etkinliğin yıldızı, şüphesiz 100. yaş gününü kutlayan William Fife III tasarımı Lady Edith idi. 12 Metre JI sınıfında yer alan bu zarif tekne, 2003 yılında orijinal tasarımına sadık kalınarak restore edilmişti. Gövdesi tik ve Oregon çamından yapılmış, 20,89 metre tam boya, 4,2 metre ene ve yaklaşık 19 ton deplasmana sahip tekne, mükemmel bakım ve kondisyonu ile denizseverlere unutulmaz bir görsel şölen sundu.
Buluşmaya katılan diğer tekneler Nesime, Neptune 2, Larimar, Leylim, Müzeyyen, Shangri La, Derin Hanım, Son Karga, Koç Üniversitesi ve İYK Kuzey Yıldızı filikaları, Guarda Che Luna, Yosun, DAKSAR palamar botu, Melmoth 2 idi.

Bu buluşma, yalnızca bir sergi değil; denizcilik kültürünün yaşatılması için bir çağrı niteliğinde. Gürdeniz’in vurguladığı gibi, Boğaz’da bir zamanlar göz kamaştıran kürekli sandallar, karpuz kıçlı motorlu tekneler ve kanca başlı zarif tekneler artık yok denecek kadar az. Bu nedenle klasik tekne tasarımını teşvik etmek, bir nostalji değil; kültürel bir sorumluluk.
Klasik Tekneler Buluşması, denizcilik kültürünü koruma ve yayma misyonunu başarıyla yerine getirdi. Kalamış Setur Marina’da iki gün boyunca yaşanan bu etkinlik, hem deniz tutkunları hem de kültür meraklıları için unutulmaz bir deneyim sundu. Klasik tekneler, geçmişin zarafetini bugüne taşıyarak geleceğe ilham vermeye devam ediyor.


