Güneşe Ait

  • 87 Görüntülenme
  • 18

Solaris 64 RS’e dışarıdan bakıldığında üst sınıf bir yelkenli olduğu hemen anlaşılıyor.

İtalyan markası Solaris Yachts’ın yeni modeli Solaris 64 RS’in deneme seyri yazısıyla uzun bir aradan sonra tekrar karşınızdayım. 2015 yılında çok beğendiğim Solaris 58 ile Atina’dan Bodrum’a seyir gerçekleştirmiş ve ardından yine Naviga’ya yazmıştım. Solaris 64 de küçük kardeşi Solaris 58 gibi heybetli ve şık tasarımıyla meraklı gözleri üzerine çekmeyi başaran hem hızlı hem konforlu bir tekne.

Solaris’lerin en önemli özelliklerinden biri olan farklı ve şık tasarımları Solaris 64’te de karşımıza çıkıyor. Tekne dışarıdan bakıldığında üst sınıf bir yelkenli olduğunu hemen belli ediyor. Kağıt üzerinde 64 feet olmasına rağmen, geniş ve ferah hacmi sayesinde üzerine çıktığınızda 70 feet hissiyatı veriyor. Solaris 64 RS’in farkı, model ismindeki RS’de saklı. RS (Raised Saloon) ‘yükseltilmiş salon’ manasına geliyor, bu da iç mekanda aydınlık ve ferahlık adına büyük fark yaratan bir unsur. Genel anlamda teknede kullanılan malzeme kalitesi ve işçilik kendini hemen belli ediyor.

Havuzluk ve güverte

Solaris 64’e kıç tarafta bulunan hidrolik pasarelladan rahatça biniliyor. Teknenin geniş kıç aynası hidrolik sistemle açılarak rahat bir yüzme platformuna dönüşebildiği gibi, içerisine 3 metrelik botun sığabildiği bir bot garajı görevi de görüyor. Teknenin 5,40 metrelik geniş eni ve modern hatları sayesinde tik kaplı havuzluk ve güverte gerçekten çok ferah. Çift dümenlerin arasında gidip gelmek için birkaç adım atmak gerekiyor. Her iki dümenin de oturağı var ve aynı zamanda yelken seyirlerinde ayak destekleri de takılabiliyor. Tüm göstergeler ve kontroller dümenlerin önünde bulunuyor. Dümenlerin önünde havuzluk tabanında sancak iskele olmak üzere iki adet derin ve büyük depolama alanı mevcut, buralara aklınıza gelebilecek her türlü ekipmanı, kumanyayı vs. rahatça depolayabilirsiniz.

Teknenin havuzluğundaki oturma grubu bu tip teknelerde görmeye alışık olmadığımız şekilde konumlandırılmış, iskele tarafta U şeklinde geniş bir oturma grubu ve masa, sancak tarafta ise düz bir koltuk bulunuyor. Bu yerleşim tekne iç mekan salon tasarımlarına benziyor, bunda iç mekan girişinin havuzluğun ortası yerine sancak tarafa koyulmuş olmasının payı büyük. Havuzlukta bulunan katlanabilir bimini ve sprayhood’u gerektiğinde açıp kapamak kolay. Ana yelken vinci birçok maksiyatta olduğu gibi Solaris 64’te de havuzluğun ortasında tek bir vinç olarak karşımıza çıkıyor. Ana yelken vincinin yanı sıra teknede mandarlar ve ıskotalar için dört adet hidrolik vinç daha bulunuyor; tüm vinçler dümenlerin hemen ilerisine konumlandırılmış. Teknenin tik kaplı düz güvertesine (flush deck) geçişler çok rahat. Test teknemizde bulunan üç gurcatalı alüminyum direk siyaha boyalı ve ayrıca karbon bumbasında hidrolik sarma sistemli ana yelken var, isteğe bağlı donanım listesinde karbon direk seçeneği de mevcut. Deneme seyri teknemizde kendinden tramolalı hidrolik sarma cenova yelkeni bulunuyor ama istenirse daha büyük cenova kullanmak için gereken makara ve araba donanımı da sunuluyor. Teknede bulunan tüm vinç, makara vb. yelken donanımının gerekenden daha büyük olduğunu da söylemem gerek ki bu da sağlamlık ve güç açısından bir avantaj.

Baş tarafta bulunan tek kişilik mürettebat kamarasında duş tuvalet ve tek kişilik bir yatak mevcut. Bu kamaranın girişi güvertede ve ana girişten bağımsız şekilde. En başta bulunan zincirliğin arkasında da usturmaça, yelken vs. koymak için derin bir depo var.

İç mekan

Teknenin salonuna beş basamaklı geniş merdiven ile iniliyor. Solaris 64 RS’teki (RS-Raised Saloon) yükseltilmiş salon ifadesini salona indiğinizde anlıyorsunuz. Salon tavanı yüksek. Tavandaki panoramik camlar ve bordadaki büyük camlar sayesinde salon çok ferah ve aydınlık, bir pilothouse yelkenlinin salonunu andırıyor. Teknenin 19,40 metrelik boyu ve 5,40 metrelik eni sayesinde iç mekan çok geniş. Modern tasarımlı salonun meşe ağacından olan iç mekan ahşaplarını (test teknemizde açık renkti), dileyen müşteriler farklı renkleri seçebiliyor. Salonda iskele tarafta geniş U şeklinde bir oturma grubu, ortasında masa ve iki sandalye bulunan yemek alanında sekiz kişi rahatça oturabiliyor. Karşısında sancak tarafta bulunan düz uzun koltuk da oldukça geniş, gerektiğinde uzanmak için de ideal. Bu koltuğun gerisinde bulunan harita masasında sigorta paneli, VHF telsiz, müzik seti gibi gerekli elektronik ekipman bulunuyor. Salon kısmının ilerisinde Solaris 58’te de olduğu gibi teknenin enine yerleştirilmiş geniş bir mutfak var. Mutfağın sancak tarafında büyük boy buzdolabı ve derin dondurucu, çeşitli depolama alanları ile tezgahlar, daha geniş olan iskele tarafta ise büyük fırın, dörtlü ocak, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, aspiratör, büyük evye, geniş tezgahlar, depolama alanları mevcut. Teknenin mutfağı gerek geniş alanları gerekse içerisinde bulunan ekipmanı ile ev mutfağı konforu ve rahatlığı sunuyor. Mutfağın hemen ilerisinde baş tarafta bulunan ana kamara da teknenin boyuyla doğru orantılı olarak oldukça geniş ve ferah. İskele tarafta çift kişilik büyük bir yatak, sancak tarafta ise iki-üç kişilik bir koltuk mevcut. Ana kamaradaki çift kişilik büyük yatak, iskele tarafta kenarda olacak şekilde konumlandırılmıştı. İstenirse yatak ortaya konabiliyor. Yatak kenarda olan iç tasarımın en büyük avantajlarından biri duş-tuvaletin baş tarafa konarak mürettebat kamarası ile aradaki mesafeyi artırmış olması ve daha geniş bir duş-tuvalet kısmı sunması. Bu kamaranın duş-tuvaleti de gayet geniş ve ayrı duşu var.

Sancak-İskele olmak üzere kıç tarafta bulunan çift kişilik misafir kamaraları birbirinin aynı. Bunlar da çok ferah ve her ikisinin ayrı duş tuvaleti bulunuyor. Bu kamaralardaki yataklar ister iki ayrı tek kişilik olarak ya da araya parçası konulduğunda çift kişilik yatak olarak kullanılabiliyor. Teknenin iç mekanındaki ahşap işçiliği, döşemelerin ve kullanılan ekipmanın kalitesi, Solaris ismine yakışacak şekilde üst seviyede. Ayrıca ana makina, jeneratör, klima, servis aküleri gibi teknik ekipmanın salonun altında teknenin orta bölgesinde yer alması ağırlık merkezine pozitif katkı sağlıyor; bu alana kolayca erişilebiliyor. Teknedeki ses ve ısı yalıtımı da çok iyi bir şekilde sağlanmış.

Seyirde

Solaris 64 RS ile sıcak bir yaz günü Bodrum-Turgutreis açıklarına doğru seyretmek için marinadan avara ediyoruz. Test günümüzde maalesef hava çok hafif, rüzgâr 4-5 deniz mili hızda esiyor. Test teknemizde elektrikli gaz kolu ile birlikte 175 HP gücünde Volvo Penta dizel motor ve katlanır pervane bulunuyor, ayrıca gövdeye girip çıkabilen (retractable) baş pervane de manevraları kolaylaştırdığı gibi seyir sırasında gövde içine gizlenerek hız kaybının önüne geçiyor. Motor seyrimiz sırasında motorun sessizliği dikkatimi çekti, tabii bunda iyi yapılmış ses yalıtımının da etkisi büyük. Teknede çift dümen palası olmasına rağmen manevra kabiliyeti yüksek ve dümenler çok hafif. Motor seyrimiz sırasında ekonomik devir olan 2200 devirde 8,3 deniz mili, tam yol olan 3000 devirde ise 10 deniz mili süratleri gördük. Turgutreis açıklarındaki hafif havada bumbaya sarma sistemli ana yelkenimizi hidrolik vinçlerle kolayca basıyoruz. Ardından kendinden tramolalı cenova yelkenimizi de yine hidrolik sarma sistemi yardımıyla kolayca açarak yelken seyrimize başlıyoruz. Teknenin dümen hissiyatı çok hafif, neredeyse bir yarış teknesi kıvamında ve hava hafif olmasına rağmen küçük dümen hareketlerine bile anında tepki veriyor. Neredeyse 30 tonluk bu kadar konforlu bir yelkenli teknede bu dümen hassasiyetini görmek etkileyici. Test teknemizde bulunan B&G marka elektronik göstergeler 4-5 deniz mili rüzgâr gösteriyor. Bu kadar hafif havada bile tekne zaman zaman rüzgâr hızından daha hızlı seyrediyor. Orsada hava 4-4,5 knot eserken hızımız 4 deniz milinin altına düşmediği gibi 4,7 deniz miline kadar çıkıyor. Rüzgâr 5 knot’ı geçip 6 knot’a yaklaştığı sırada ise 5 deniz mili sürati geçiyoruz. Apaz seyirde de 4-4,5 deniz mili süratleri görüyoruz. Gönül isterdi ki test günümüzde rüzgâr 10-15 knot’larda essin, eminim o rüzgârlarda ve sert havalarda bu tekne performansıyla yelken keyfini de en üst seviyelerde yaşatacaktır. Solaris 64 RS, markanın namına yakışır biçimde böyle hafif havada bile bizi üzmedi ve bu ağırlıktaki, bir tekneyle hafif havada bile keyifle yelken yapılabileceğini bize gösterdi. Bu seyirdeki genel kanaatim Solaris 64 RS’in hızlı ve kullanımının çok keyifli ve kolay olduğu yönünde, bu teknede iki kişi bile rahatlıkla tam arma yelken yapabilirsiniz.

Sonuç

Solaris 64 RS şık tasarımı, geniş hacimleri, sunduğu konfor öğeleri, yüksek yelken performansı ve kaliteli işçiliğiyle bir performans gezi yelkenlisinde (performance cruiser) olması gereken tüm şartları başarıyla yerine getiriyor. Rahatlık konfor ve de yelken performansı arayan müşteriler için tasarlanmış bu tekne, 60-70 feet arası performans gezi yelkenlileri sınıfında adından çok söz ettireceğe benziyor.

Knidos Aslanı ile 1.000 mil

Solaris 64 RS, İtalya’dan BodrumTurgutreis’e Gianmaria Ruffili (Solaris İhracat Satış Müdürü), Francesco Spirito (Solaris Teknik Müdürü) ve Ali Mütevelli’den (Solaris Türkiye Temsilcisi) oluşan bir ekip tarafından getirildi. Yaklaşık 1.000 deniz millik seyrin, son 100 mili oldukça sert havada gerçekleşti. Buna rağmen ekip kendi tabiriyle ‘bir Solaris’te olmanın rahatlığıyla’ yolculuğu tamamladı. Onların tek endişesi herhangi bir hasara sebep olmadan tekneyi sahibine ulaştırmaktı ve başardılar. Biz de daha üstlerindeki deniz tuzu kurumadan soluğu Lion of Knidos’ta aldık ve ekibin görüşlerini aldık.

Türk yat sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gianmaria Ruffili (G. R.): Türk yat sektörü bizim için çok iyi bir pazar. Özellikle son 20 yıldır yükselen bir grafik var. Ali Mütevelli sayesinde bu sularda geçen yıl iyi bir iş çıkardık. Biz büyük bir tersane değiliz yılda 35-40 tekne üretiyoruz. Dolayısıyla her ülkenin küçük yüzdeleri oluyor. Birkaç yıl önce bir-iki tekne ile başladığımız satış grafiği, bu yıl beş tekneye çıktı. Solaris 64 RS’de sahibinin seçimi olan özelliklerden bahseder misiniz? G.R.: Solaris, tekne sahibine özel birçok seçenek sunuyor. Konsept aynı kalmakla birlikte her Solaris diğerinden farklıdır. O nedenle de değerini kaybetmez. İçerde ve dışarıda kendinize özel bir tekneye sahip olabilirsiniz. Gövde rengi, gerçek ya da tik görünümlü güverte, karbon direk, yarış ya da gezi arması gibi sınırsız seçenek sunuluyor. Lion of Knidos’un sahibi gelecek yıl ARC ile Atlantik geçişi yapmayı planlıyor; bu model de okyanus seyirleri düşünülerek donatıldı.

Pandemi dönemi tersanenizi nasıl etkiledi?

G.R.: İki ay evde kalmak, bize üç ay kaybettirdi. Yurt dışından gelen ekipmanın gecikmesi üretimi aksattı. Ancak şimdi rayına oturdu, umarız böyle de devam eder ve gelecek sezon için inşa halinde olan teknelerimizi tamamlarız.

Solaris 64 RS’in yenilikçi özellikleri neler?

Francesco Spirito (F. S.): Tüm Solaris yatlarında olduğu gibi pürüzsüz bir güverte görünümü var. Dört vinçle tüm yelkenleri kıç taraftan yönetebiliyorsunuz. RS (yükseltilmiş salon) olması içerde çok ferah bir alan yaratıyor. Her Solaris’te olduğu gibi bu modelde de ‘kendinden tramolalı jib’ bir standart donanım olarak sunuluyor. Daha büyük bir jib ve daha yüksek performans istiyorsanız, geleneksel armayı da tercih edebilirsiniz. Javier Soto Acebal’ın tasarımı sayesinde çok hızlı ve rahat bir model.

Solaris’in monolith adını verdiği üretim yönetimini anlatır mısınız?

F. S.: Teknenin tüm elemanları fiberglastan imal ediliyor. Yapısal bütünlük de diyebileceğimiz bu yöntemde farklı materyaller kullanılmadığı için daha dayanıklı bir tekne ortaya çıkıyor. ‘Güç ve güvenlik’ monolith sistemi sayesinde her Solaris’te standart.

Markanın Türkiye’deki performansını nasıl buluyorsunuz?

Ali Mütevelli: Türkiye’deki satış adedimiz gittikçe artıyor. Bu yıl İtalya’dan sonra ikinci sıradayız. Böyle kıymetli teknelerde ülkemiz denizcilerinin tercihi daha çok motoryat oluyor.

Bunun yanında yelkenlilerin çok daha ekonomik ve çevreci oluşu sayesinde her geçen gün daha fazla denizseverin dikkatini çektiğini söyleyebiliriz. Yeni yapılan teknelerin tasarımlarında çok ciddi farklılıklar var. Mekanik stabiliteleri çok yüksek. Kıç tarafın nerdeyse teknenin en geniş yeri olmasından dolayı kokpitler çok büyük, iç mekanlar çok ferah. Bu da genel resimde yelkenli satışlarını artırıyor. Solaris modelleri el yapımı, niş ürünler olduğu için insanlar gördükçe, dokundukça tercih ediyor. Üçüncü, dördüncü hatta beşinci tekneleri Solaris oluyor, pek ilk alınan tekne olmuyor.

Ertelenen fuarların önümüzdeki sezon satışlarını nasıl etkileyeceğini öngörüyorsunuz?

Ali Mütevelli: Solaris Yachts, 1-30 Eylül arasında yeni teknelerini (biri dünya tanıtımı yapılacak Solaris 60, diğeri Solaris 80) tersanenin yakınında Portopiccolo diye bir yerde sergileyecek. Türkiye’den iki potansiyel alıcı vardı ancak şu durumda onlar da gidemeyecek maalesef. Görmeden, yaşamadan bu tekneleri anlamak güç; içinde var olup yelken yapmanız lazım. Bu nedenle önümüzdeki sezon için hedefim iki ya da üç tekne.