Biri biterken yenisi geliyor


Şimdi iyi niyetle yola çıkılıp başımıza bela edilen Mavi Kart’tan daha büyük bir tehlike karşımızda duruyor: Denizcilik Atıkları Uygulaması.

Yazı: Turgay Noyan

Naviga'nın Nisan 2021 sayısında yayınlanmıştır.

En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Kimse darılıp alınmasın. 1965 yılından bu yana tekne sahibi olarak 56 yılım denizlerden çok bürokrasi ile uğraşmakla geçti. Ölünceye kadar da sürecek gibi görünüyor. Gençler bilmez, eskiler de nasıl halledildiğini bilmez. Amatör denizcilerin başındaki sıkıntıların büyük bir bölümü benim de kurucuları arasında olduğum, DSTİ Denizciler Sivil Toplum İnisiyatifi sayesinde giderildi. Sadece patente denilen bela için Sabah gazetesindeki köşemde yazdığım yazı yüzünden mahkemelerde süründüm ve bir de ceza aldım. Şimdi iyi niyetle yola çıkılıp başımıza bela edilen Mavi Kart’tan daha büyük bir tehlike karşımızda duruyor: Denizcilik Atıkları Uygulaması… Öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının genelge son halini almadan önce amatör denizcilerimizle irtibat kurup internet ortamında fikirlerini almasına müteşekkir olduğumu da vurgulamalıyım. Elektronik özürlü olduğum için katılımcılar arasında olmama rağmen internetten bir türlü girmeyi beceremediğim bu toplantıya katılamadım. Katılan arkadaşlarımın sunumlarını takdirle karşılıyorum. Katılabilseydim sıkıntılarımızı dile getirecektim. Bir kez de buradan gördüğüm sakıncaları sıralamak istiyorum. Hepsinden önce şunu özellikle vurgulamam lazım. Kimse kendisiniz biz amatör denizcilerden daha çevreci görmesin. Biz bu denize gönül verenleriz. Denizlerimize kötü davrananlara öncelikle biz müdahale eder, gerektiğim her zaman da yetkililere ihlalleri duyururuz. Gelelim taslakta gördüklerime... Düşünülen şu: Teknelerin atık su depolarına bir sensör konulacak ve bu sistem sayesinde nerelerde gezdiğin bilinecek, atık vermeden seviyede azalma olduğu görülürse ceza yazılacak. İnsanların nerede olduklarını öğrenmeye kalkmak anayasaya göre mümkün mü? Dünyada tek bir amatör teknede örneği olmayan böyle bir sistem için tekneye bir de sabit GSM hattı alacaksın. O yetmedi bir de bu elektronik sistemi kuracaksın. Hiç darılmaca gücenmece yok. Bunun için ihale mi yapılacak? Bir arkadaşıma sordum en az “500 ile 1.000 euro arasında maliyeti olur” dedi. 70 bin özel tekne, fena bir piyasa değil, bu işten para kazananlar, kazanmayı düşünenler için (!). Yahu 30 bin liralık teknesi olan var amatörler arasında. Adam tekne bedelinin üçte biri kadar bu iş için para bulmak zorunda mı? İnsanları başka nasıl denizden soğutursunuz? Depo farkı olmadan bir tona kadar 100 euro atık bedeli talep edilen vakalar var. Memlekette her şey euro ile ya! 15 günde bir gez gezme atık vermek zorunlu. Yani ayda (şimdiki kurla) 2 bin lira da tuvalet bedeli ödeyeceğiz!.. Neredeyse benim emekli maaşım pis su yoluna gidecek yani. Bizi gemi gibi gördükleri için olsa gerek katı atık diye bir de yeni icat var. Her yerde belediyelerin çöp konteynerleri var. Bunlara da atamayacağız. Atsan nasıl ispat edeceksin? Gezdir yanında çöpünü, yetmedi bir de bunun için para öde. Çöp torbası başına 5 euro alan marina var. Bir önemli sıkıntı daha: Yaz aylarında Gökova ve Hisarönü’nde toplam (1.200+2.000) 3.200 tekne dolaşıyor. Kaç sıvı atık alım istasyonu var? Bunların önünde kaç saat, bırakın kaç gün sıra bekleyeceğiz? Ben bu satırları yazarken Gezgin Korsan’ın öncülüğündeki grup bakanlığa önerilerini sunmamıştı. Dilerim bu kez amatörlerin söyledikleri dikkate alınır. Yoksa gerçekten yandı gülüm keten helva!.. Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığı-Denizcilik Faaliyetlerinin Çevresel Yönetimi Şube Müdürlüğü yetkilileri ve amatör denizciler Hakan Erim, H. Gülümser Özharar, Ali Boratav, Bülent Yemişçi, Yüce Uyanık, Murat Fotoğraf: SEZMİŞ, Cahit Üren, Turgay Noyan,Erol Kepenek, M. Ekrem İnözü, İsmail Şandan, DAU Çalışma Grubu’nda yer alan isimlerdendir. (Aşağıda yer alan ‘tespit ve talepler’ bölümü toplantının özetinden alıntıdır.) 

16 Mart yapılan toplantıda DAU’ya ilişkin amatör denizciler olarak tespitlerimiz özetle;

- Tüm kıyılarımızda özel teknelerin kullanabileceği Atık Kabul Tesisleri (AKT) ve Atık Alım Gemilerinin (AAG) sayıları yetersizdir.

- Özel tekneler yapıları dolayısıyla her hava koşulunda seyir yapamaz. Gemilere göre seyir hızları düşüktür ve seyir mesafeleri kısadır. AKT’lerin ve AAG’nin yetersiz sayıda ve yapıda olması nedeniyle, bir özel tekne atık vermek için git-gel, millerce ve saatlerce yol yapmak zorunda kalabilmektedir.

- Bazı tesisler fiziki yetersizlikleri (tehlikeli yanaşma rıhtımları, vakum sistemi bulunmaması vb.) nedeniyle özel teknelerin atık vermesine müsait değildir.

- Atık alım ücretleri tesisten tesise değişmekte ve fahiş rakamlara ulaşabilmektedir.

- Atık kabul eden marinalarda yaptığımız 2021 yılı atık alım ücretleri araştırma sonuçları ürkütücüdür. Atık alım ücretleri açısından amatör denizcilerin mağduriyetini açıkça gözler önüne sermektedir. (ÇYGM’ne liste olarak ibraz edildi.)

- Deniz Ticaret Odası (DTO) ve Sahil Güvenlik (SG) verilerine göre yüksek sezonda sadece Hisarönü Körfezi ve Gökova Körfezi’nde 3.200 tekne vardır. Balıkçı tekneleri bu hesaba dahil değildir. Atık verme, yanaşma, ayrılma süreleri göz önüne alındığında (bir teknenin atık vermesi yaklaşık 20 dakika sürmektedir), yoğun mavi yolculuk bölgelerinde matematik olarak da amatör denizcilerin NİZAMİ atık vermeleri mümkün değildir.

- Atık kabul tesislerinin çöp konusunda da yetersiz kaldığını tespit edildi. Çoğu tesis çöp kabul etmemektedir. Kimi tesis de, pis su ile birlikte çöpü kabul etmektedir. Sadece çöpü kabul eden tesislerin de torba başına 5 euro’yu bulan ücretler talep ettiğini biliyoruz.

- Genelgedeki düzenlemeyle, her fırsatta zaten ücretsiz olarak bağlandığımız iskelelerdeki veya en yakınımızdaki belediye çöp konteynerlerine attığımız çöplerimizi, fahiş denilecek rakamlara varan ücret karşılığı atık kabul tesis ya da gemilerine vermek mecburiyetinde bırakılmaktayız.

- Genelgede, atık verme periyodu belirlenirken geminin (özel teknenin) kişi taşıma kapasitesi dikkate alınmıştır. Genelgenin md. 6-3. fıkrasında gemiler, ‘taşıma kapasitesi 12 kişiden az olanlar’ ve ‘12 kişi ve üstü olanlar’ diye düzenlenmiştir. Genelgenin 6. maddesindeki kişi taşıma kapasitesine bağlı düzenleme bizi, denetleyici konumundaki SG ile problem yaşamaya sevk edecektir. Zira, birçok özel teknenin bağlama kütüğü ruhsatnamesinde (BKR) kişi taşıma kapasitesi yazılı değildir. 2020 sonrası verilen BKR’lerin çoğunda da “Azami 12 kişi” olarak yazılıdır. Neye göre 6. Maddenin 3. fıkrasının hangi bendine gireceğimiz belirsizdir.

- Mevcut düzenlemeyle, uzun süre kullanılmayan teknelerin ilk seyrinde, denk geldiğinde Sahil Güvenlik’le problem yaşacağı ise neredeyse kesindir. SG’nin yasal düzenlemeyi farklı yorumlamasından kaynaklı, farklı uygulamalarına da şahit olunmaktadır.

- Cezalarsa çok yüksektir. 24.123 TL (Bugün uygulanan). Orantısızdır.

- Genelgeye göre, gemi kaptanları, Atık Transfer Formu karşılığı atıklarını vermekle ve bu formu yanlarında bulundurmakla yükümlüdürler. Bazen atık alım tesisleri veya gemileri atık transfer formunu verememektedir. Bu aksamada hiçbir sorumluluğu olmayan kaptanın (amatör denizcinin), genelgeden kaynaklı yükümlülüğü nedeniyle mağdur olması söz konusudur. Bu sonuç da adil değildir.

- Cezalar suçun varlığı ve tespiti halinde uygulanır. ATF muhafaza edememek, denizi kirletme suçunun işlendiği anlamına gelmez, suç da olmamalıdır. İptal edilen cezalara ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları da bu yöndedir. Dikkate alınmalıdır.

- Amatör denizcilerin yasal düzenlemelerden kaynaklı mağduriyetlerinin temel sebebi, özel teknelerin de hukuken gemi olarak kabulüdür. Sorunlar; gemiler hakkında yapılan yasal düzenlemelerin, net bir ayrım yapılmasızın özel teknelere uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Yasal düzenleme şüpheye mahal bırakmayacak şekilde, açık ve net olmalıdır.

- Pis su ve çöplerin AKT veya AAG’ne ATF ile verilmesi hususundaki yasal düzenleme (DAU Genelgesi) değindiğimiz tespitler nedeniyle, özel teknelerin yapısına ve özel teknelerde hayatın olağan akışına uymamaktadır.

- Koylarda uzun süreli konaklayan teknelerden kaynaklı sıkıntılar yaşanmaktadır. Takibi mümkün olmalıdır. Liman Başkanlıkları ve ilgili birimler gerekli yasal düzenlemelere uyarak, ihtiyaç halinde yeni düzenlemeler hazırlayarak gereğini yapmalıdır.

Talepler özetle;

- DAU Genelgesi’ne ilişkin olarak; tespit ettiğimiz, öngördüğümüz, aktardığımız aksaklıklar ve problemler nedeniyle, özel tekne sahibi amatör denizcilerin büyük mağduriyetleri söz konusudur.

- Özel tekne sahibi amatör denizcilere, eksiklerin tamamlanma sürecinde belirli muafiyetler tanınmalıdır.

- Atıklara ilişkin yasal düzenlemelerde, özel tekneler lehine, ilettiğimiz hususlarda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

- Atık alımıyla ilgili, Atık Kabul Tesisleri ve Atık Alım Gemileri konusunda yeterli altyapı oluşturulana, pis su alımında makul ücret istikrarı sağlanana ve çöplerimiz ücretsiz alınmaya başlanana kadar, özel teknelerin atıklara ilişkin yasal düzenlemeden muaf tutulmaları talep edildi.

- Mevzuatı hazırlayan ilgili birim yöneticileri, amatör denizcileri tanımaları, özel tekne yaşantısını yerinde tespit etmeleri hatta birlikte atık verme ve SG denetimi deneyimi yaşayabilmeleri için ve tatil yapmak üzere, aileleriyle birlikte misafir edilmek üzere tarafımızdan teknelerimize davet edildiler.