Popüler Konular : Okyanusların onurlu ... | Koyuma da ağacıma da... | Marmaris'te hafta kö... | Kasım navigasyon... | ‘Büyük şehir’ felake... | Okyanusların onurlu ... |
Adele'den 'Hello'
Naviga
4.01.2016
A | a


Ocak sayımızın kapağını süsleyen 54 metre boyundaki Adele, her ne kadar biblo gibi görünse de zorlu seyirlerin, soğuk denizlerin kızı. Sahibi Jan-Eric Osterlund’un hayalini kurduğu günlerden sattığı güne kadar “Evim” dediği bu özel yat, bir Andre Hoek tasarımı.

“Adele şimdiye kadar okyanusları geçmiş en güzel teknelerden biri. Benim hayalimdi ve eşim Jennifer, kaptanım, mürettebatım ile birlikte onu hayata geçirdik. Onunla iki yıl denizlerdeydik; Atlantik geçişleri, Svalbard’ın kuzeyi, İsveç, Akdeniz, Karayipler, Güney Pasifik, Yeni Zelanda ve Antarktika...”
Jan-Eric Osterlund tasarıma eklenen her çizgiyi, inşasındaki her adımı takip ettiği, birlikte geçirdiği her anı kaydettiği hayali Adele’i bu sözlerle anlatıyor.
1945 doğumlu Osterlund, çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış; fen bilimleri, tıp, ekonomi alanlarında çalışmış yoğun bir işadamı. Ancak onun hayat enerjisi yelken ve fotoğraf tutkusundan besleniyor. Araştırma ve keşfetme tutkusuyla yutarcasına okuduğu Shackleton, Heyerdahl ve Kon Tiki’nin hikayeleri sayesinde çocukluğundan beri denizde macera peşindeymiş. İlk teknesi Swedish Caprice ile dünyanın çoğunu dolaşan Jan-Eric Osterlund’a bilindik rotalar dar gelmeye, kutupların göz alan beyazlığı içindeki maceracı çocuğu çağırmaya başlayınca yeni bir tekne şart olmuş. Yüksek enlemlerde, düşük sıcaklıkta ev konforu sunarken aynı zamanda çekici, hızlı ve 30’ların America’s Cup teknelerinin klasik çizgisine sahip bir yelkenci... Pekiyi ama uzun bodoslama, düşük borda yüksekliği, silme güverte, yüksek direkler; modern armalı, modern mühendislik ürünü denizci bir tekneyle bir araya gelebilir mi? Bu sorunun cevabını biblo gibi teknelerin mimarı Hollandalı Andre Hoek vermiş. Hoek’un (Bknz. Naviga, Temmuz 2007, syf. 88) dergimizde yayınlanan röportajdaki cümleleri Adele’in yaratıcısının gözündeki yerinin en iyi ifadesi: “55 metre keç Adele, Panama Kanalı’nı geçebilecek şekilde yapıldı. İlk iki yıl yaklaşık 45.000 mil yol yaptı. Kuzey Kutbu’nda, Pasifik’te,
Antarktika’da tekneyi ziyaret ettim. Hem görüntüsü hem de performansıyla şahane. Yeni Zelanda’dan Cape Horn’a, Ushuaia’ya uzanan bir seyir yaptı. Böyle büyük bir yelkenliyle seyretmek için dünyanın en tehlikeli rotası. Sadece saatler değil günlerce 80 knot’a
varan rüzgâr, 24 metrelik dalgalar ve buzdağları sebebiyle çok fazla tekne bu yolculuğu gerçekleştiremez. Bu seyir sırasında Adele’de en zorlu koşullarda yelken yapmış, profesyonel 12 kişilik mürettebat ve tekne sahibinin arkadaşları vardı. Mürettebatla
Ushuaia’da buluştuğumda her biri hayatlarında bu kadar iyi bir yelkenli tekne görmediklerini söyledi. Adele için çalışırken gerçekten çok heyecanlandık çünkü o zamana kadar tasarladığımız en büyük tekne olacaktı. Ben de her aşamasına isteyerek dahil oldum, bizim için büyük bir adım olacaktı. Havuz ve rüzgâr tüneli testlerini, iç ve dış tasarımını, tüm mühendisliğini yaptık. Tekne inşa edilirken ilk seyirlerine de katıldım.
2006 yılında Adele, Boat International Performance Award (Performans ödülü); Show Boats International Awards, Best Sailing Yacht Over 40 meters (40 metre üstü en iyi yelkenli tekne ödülü) ve International Super Yacht Design Award’ı (Uluslararası süper yat tasarım ödülü) kazanarak; benim bildiğim aynı yılda bu üç ödülü kazanan tek tekne oldu. Bu yüzden bana göre eşsiz ve pek çok insan için de onur kaynağı oldu.Tasarladığımız daha büyük teknelerimizolsa da Adele kesinlikle bir başyapıt.”
Adele ile yaşadığı inanılmaz deneyimleri ve fotoğrafları Exploring with Adele adıyla kitaplaştıran Jan-Eric Osterlund ile bu harika yatı konuştuk.
 
Adele’in tasarım sürecine ne kadar dahil oldunuz?
Klasik yat projesini benim fikrimdi ama onu gerçeğe dönüştüren gemi inşa mühendisi Andrea Hoek’tur. He tasarım hem de inşa sürecinde işin oldukça içindeydim; yelken planından, salma tipine, vinçlerin seçimine, arma sistemine, mutfağın tasarımına (eşim Jennifer ile birlikte), jeneratörler ve elektrik sistemine, sintine sistemine ve motorlara... Kısacası tüm kararlarda işin içindeydim...
 
Adele’i macera yaşamak için yaptırdığınızı söylüyorsunuz, onunla yaşadığınız en heyecan verici anı neydi?
Ümit Burnu’nu geçerken rüzgâr çok arttı. Mizana yelkenimize camadan vururken, direkteki arabalardan biri takıldı ve yelkeni kesip indirmek zorunda kaldık. Denizler inanılmazdı, rüzgâr 50 knot’ı bulmuştu ve direğe bastığımız ilk ekip üyesi birkaç kez direğe o kadar hızlı çarptı ki onu indirmek zorunda kaldık. Ardından direğe bastığımız adam, mizanayı bumbaya sabitlemeyi başardı. Bunu kitabımda da fotoğraflarla paylaştım.
Bunun dışında olumlu anlamda en heyecanlı olay balinalarla karşılaşmaktı.
 
Seyriniz sırasında en çok etkilendiğiniz yerler nereleriydi?

Hiç şüphesiz Antarktika. Güzelliği, huzuru, leopar foklarından (pars foku), penguenlere, kambur balinalara kadar vahşi yaşamın zenginliği, doğru düzgün haritalandırılmamış, tam anlamıyla bakir bölgelerde seyretme mücadelesi...
Buzdağları dramatik ama kambur balinalarla karşılaşmak ender yaşanabilecek türden bir anıydı; korkutmayan ama kendinizi çok küçük hissettiğiniz türden...
 
Seyahatiniz boyunca denizde olmaktan korktuğunuz bir an yaşadınız mı?

Hayır, asla. Adele sadece güzel bir yat değil, aynı zamanda üstündeyken sizi güvende hissettirir. Denizle bir bütündür ve onunla mücadele etmez, birlikte hareket eder.
Adele’in klası buzda seyretmeye uygun değil bu yüzden Antarktika’da çok dikkatli olmak zorundaydık. Sürekli bir gözcüye ihtiyacımız vardı ve bu birinin o soğukta ve rüzgârda direkte olması anlamına geliyordu.
Soğuğun dizeli yoğunlaştırması bir sorundu. Eğer Adele’i yeniden tasarlayacak olsam yakıt tankına bir ısıtma sistemi eklerdim. Ama bunlar dışında yaşanan küçük sorunları değil harika anları hatırlıyorum.  
 
“Evim” dediğiniz Adele’i neden sattınız?

Adele’in tasarım aşamasında eşimle tanıştım. Galapagos’tan Fiji’ye giderken deniz tutmasından çok çekti. Bir önceki teknemle seyrettiğimiz zamanlardan bunu yaşayacağımızı tahmin ediyorduk. Ama benim çok uzun dünyayı yelkenle dolaşmanın, uzak yerlere gitmenin çok uzun zamandır tutkum olduğunu bildiği için bu macerayı benimle yaşadı, doğanın tadını çıkardı. Ancak bunun belli bir süreyle sınırlı olacağı konusunda bir anlaşmaya vardık. O zaman sona erdiğinde de Adele’i sattık.
Adele ekibiyle harika bir macera yaşadık. İyi dostlardan ayrılmak her zaman zordur. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ görüşüyoruz.
 
Yeni bir tekne almayı düşünüyor musunuz?
Hayır, Adele ile hayalimi gerçekleştirdim. Onunla seyrederken eşime “Senin hayalin nedir?” diye sorduğumda “Bir çocuk dünyaya getirmek” cevabını verdi. Şimdi ikimiz bu ortak hayali yaşıyoruz ve bu tüm deneyimlerimizin ötesine geçti.
 
Fotoğraflar: Jan-Eric Osterlund arşivi
 

 
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

06 Kasım Kuş Geçimi

07 Kasım Kasım Fırtınası

12 Kasım Lodos

16 Kasım Koç Katımı (3 gün)

23 Kasım Güney Rüzgârları

28 Kasım Ülker Dönümü

TAKVİM
25
KASIM
TAYK-Sonbahar Kupası II
Yer:Caddebostan
Tarih:25 Kasım
25
KASIM
İzmir Sonbahar Trofesi 4. Ayak Yarışları
Yer:Çeşme Marina
Tarih:25 Kasım-26 Kasım
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri