Popüler Konular : 7-9 Eylül’de Bodrum’... | Bodrum deniz festiva... | Eylül sayısı bayiler... | Bu sayfa teknenizde ... | Bu sayfa teknenizde ... |
Ya tutarsa...
Özgür Deniz Tezcan
18.12.2015
A | a
Ya tutarsa...

Deniz yolculuklarının en sık görülen rahatsızlığıdır deniz tutması. Bir tuttu mu denizin ne keyfi kalır ne güzelliği. Teknedeki herkesin huzuru kaçar. Üstelik çok şiddetli
de olabilir. O kadar ki, deniz tutmasından kurtulabilmek ümidiyle kendini okyanusa atmaya kalkanların hikayelerine bile rastlanır.
İnsanları bu denli rahatsız eden, çaresiz bırakan, hatta seyir güvenliğini tehlikeye atan deniz tutması hakkında, tüm denizcilerin donanımlı olmasında fayda var. Bu ay, güncel araştırmalar ışığında, deniz tutmasını, korunma yollarını ve ortaya çıktıktan sonra yapılabilecekleri ele alacağız.

Eskiden sadece denizcileri etkileyen bu rahatsızlık, günümüzde havacılar, uçak yolcuları, astronotlar, sanal gerçeklikle uğraşanlar, eğlence parkı müşterileri ve dalgıçlar için de önemli bir sorun. Bu yüzden daha genel bir çerçevede, taşıt tutması veya hareket hastalığı olarak da adlandırılıyor. Birkaç istisna hariç herkesi etkileyebiliyor.
İstisnalardan biri bebekler. Beyindeki denge merkezi gelişene kadar bebekleri araç tutmuyor. Bir diğeri de iç kulaktaki denge merkezi çalışmayan kişiler. Bu durum genellikle işitme engeliyle beraber olduğu için ‘halk arasında sağırları deniz tutmaz’ diye biliniyor. Deniz tutmasına yatkınlık, kişiden kişiye değişebiliyor. Deniz tutmasına beyne dengeyle ilgili iletilen karmaşık, çelişkili bilgilerin neden olduğu düşünülüyor. Örneğin; gözler beynimize hareketsiz durduğumuz bilgisini iletirken, aynı anda iç kulağımız sallandığımız bilgisini iletir. Bu noktada ilginç bir detaya değinelim; görme engelliler deniz tutmasına karşı daha dirençli değiller. Bu durum kas, eklem, deri ve diğer organlardan gelen denge ve konum bilgilerinin en az görme kadar etkili olduğunu düşündürüyor. Bir diğer ilginç ve önemli bilgi; deniz tutmasının tüm omurgalılarda gözleniyor olması. Balıkların da deniz tutmasından muzdarip olabilmeleri doğanın şaka gibi gerçeklerinden.

Tüm omurgalılarda gözlenen deniz tutmasının önemli bir amaca hizmet etmesi gerektiğini düşünen araştırmacılar, özellikle iki varsayım üzerinde duruyor. İlki, beynin kendisine ulaşan bu karmaşık bilgileri ‘zehirlenme’ şeklinde yorumlaması. Buna göre vücut bir yandan kendini korumaya alırken bir yandan da kusarak zehri vücuttan atmaya çalışıyor. İkincisi, yırtıcı hayvanların dengesiz canlıları kolay av olarak görmesini temel alıyor. Bu varsayıma göre de dengeyi bozan ortamlardan kaçınmayı sağlayan bir mekanizma yaşam şansını artırıyor. Pekiyi deniz tutmasından tamamen kurtulmak mümkün mü?
Deniz tutmasının tek kesin tedavisi, İngiliz denizcilere göre deniz tutan kişinin sırtını taş bir kilise duvarına yaslayıp oturmasıymış. Duvar dibinde oturmak istemeyenler için etkili yöntem ve ilaçlar hiç de az değil. Seyir planlamasından başlayalım, doğal yöntemlere değinelim ve ilaçlarla bitirelim.

Seyirden önce: Neredeyse herkes sallantılı ortama alışabilir. Bu alışma süreci kişiden kişiye ve şartlara göre farklılık gösterse de genellikle üç günde tamamlanır. Bir hafta veya daha fazla teknede kalınacaksa ilk birkaç gün teknenin hareketine alışmaya ayrılabilir. Örneğin; ilk gece marinada kalmayıp bir koyda gecelemek, ertesi gün kısa
birkaç seyir yapmak iyi bir başlangıç olabilir. Sonraki birkaç gün uzun, sallantılı seyirlerden kaçınılabilirse ekip zorlamadan direnç kazanmış olur.
Pek çok kişi “Deniz tutmasın, kusmayayım” diye bir şey yemez, midesini boş tutmaya çalışır. Genel kanının tersine midenin boş olmaması, tuzlu kraker, sandviç, bisküvi gibi
kolay sindirilen hafif besinlerin sık sık ve az az tüketilmesi koruyucu etki gösterir. Elbette yağlı, baharatlı, ağır yemeklerden kaçınmak gerekir. Yeme içme ile ilgili bir diğer önemli nokta yeterli sıvı alınması. Susuz kalmış bünyelerin deniz tutmasına karşı dirençleri daha azdır. Gazlı, alkollü içeceklerden uzak durmakta ve akşamdan kalma olmamakta fayda var. Yorgunluk ve uykusuzluk da deniz tutmasına zemin hazırlayan faktörlerden. Sigarayı bırakmak için mazeret arayan denizcilerin ilgisini çekebilecek bir araştırma da var. Buna göre, nikotin yoksunluğu deniz tutmasına karşı direnci artırıyor. Bu etki özellikle tiryakilerde daha belirgin. Bu önlemlerin yanı sıra deniz tutmasına karşı kullanılabilecek ilaçlar da bulunuyor. Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için seyirden en az iki saat önce alınmaları gerekiyor. İlaçlara bir iki gün öncesinden başlamanın yan etkileri azalttığını söyleyenler de var.
Seyir sırasında esintili bir yerde durmak, yüzünü rüzgâra çevirmek, dümen tutmak, ufka bakmak deniz tutmasından korur. Belli başlı tetikleyici faktörler de; teknede kapalı alanda kalmak, kitap, harita, bilgisayar gibi sabit bir cisme bakmak, ağır kokular, egzoz gazıdır. Deniz tutmasına karşı dirençli kişiler bile yeterince kötü koşullarla karşılaştıklarında rahatsızlanabilir. Deniz tutmasına neden olan hareketler incelendiğinde en kötü etkinin 0,2 Hz (sallantıların 5’er saniye sürdüğü) frekansında ortaya çıktığı tespit edilmiş.
Süre ve ivme diğer faktörler. Sallantının periyodu 5 saniyeye yaklaştıkça, seyir süresi uzadıkça ve teknenin hareketleri hırçınlaştıkça, bilin ki ‘rengi yeşile dönenlerin’ sayısı artacaktır. Bu durumda kaptan, teknenin hızını, dalgayla açısını ve yelken alanını değiştirerek en rahat bileşimi elde etmeye çalışabilir. İnsan, doğası gereği deniz tutması başlasa bile kusma aşamasına gelene kadar genellikle bunu söylemek istemez.
Kaptan uyanık davranıp deniz tutması başlayan kişileri fark edebilirse, durum kötüleşmeden kontrol altına alınabilir. Deniz tutmasının ilk belirtileri uyku hali, esneme, soluk cilt rengi, soğuk terleme ve baş ağrısıdır. Rahatsızlanan kişinin ufka bakması ve dümen tutması işe yarayabilir. Kullanılabilecek diğer doğal yöntemler; havadar bir yerde sırtüstü yatıp gözleri kapatma, zencefil, P6 akupunktur noktasına baskı, (kolun iç kısmında, el bileğinden üç parmak uzaklıktaki iki belirgin tendonun üzeri) kontrollü nefes alıp vermedir. (4 saniyede nefes alma 4 saniyede verme) İlaç kullanılacaksa, mümkün olduğunca erken alınmalıdır.
Kusma başlarsa rahatsızlanan kişi güvenli, havadar, ufku izleyebileceği bir yere alınmalıdır. Dengesinin iyi olmadığı hesaba katılarak kusmak için güverteden sarkmasına izin verilmemeli; bir kova veya torba kullanması sağlanmalıdır. Kusma başladıktan sonra yutulan haplar pek etkili olmaz. Bu yüzden cilde yapıştırılan, ağızda eriyen, iğneyle uygulanabilen ilaçlar tercih edilmelidir.

İlaçlar
Zencefil: Taze, kurutulmuş, toz veya ilaç haline getirilmiş formları ile deniz tutmasından korunmak için kullanılabilir. Bala karıştırılmış zencefil tozu, çocukların da büyüklerin de hoşuna gider.
Dimenhidrinat: Hem tableti hem iğnesi mevcuttur. Hem koruyucu olarak hem de rahatsızlık başladıktan sonra tedavi için kullanılabilir. Uyku ve sersemlik hissine neden olabilir. Bebeklerde, gebelerde, emziren annelerde, göz tansiyonu olanlarda ve prostat hastalarında kullanılmamalıdır.
Cinnarizine: Bazı damar hastalıklarında da kullanılan bu ilaç araç tutmasına karşı da etkilidir. Hafif uyku hali yapabilir. Gebe veya emziren annelerde sakıncalıdır. Koruyucu
veya tedavi edici olarak kullanılabilir.
Skopolamin, ülkemizde bulunmayan ama yurt dışında araç tutması için sık kullanılan bir ilaçtır. Reçeteyle satılır. Hap, iğne veya özel flasterinin cilde yapıştırılması şeklinde kullanılabilir. Flaster 72 saat boyunca etkilidir.
Ondansetron, kusmanın kontrol altına alınmasında kullanılabilir. Özellikle ağızda eritilerek kullanılan formu deniz tutmasında çok kullanışlıdır. İlaç kullanmadan önce prospektüsünün okunması ve doktora danışılması gereğini bir kez daha hatırlatalım.

Naviga, Ağustos 2013
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

02 Temmuz Yaprak Fırtınası

05 Temmuz Fırtına (2 gün)

11 Temmuz Çark Dönümü

16 Temmuz Fırtına (2 gün)

22 Temmuz Kara Erik

25 Temmuz Fırtına (3 gün)

30 Temmuz Fırtına

TAKVİM
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri