Popüler Konular : Okyanusların onurlu ... | Koyuma da ağacıma da... | Marmaris'te hafta kö... | Kasım navigasyon... | Okyanusların onurlu ... | ‘Büyük şehir’ felake... |
Çökertme koyları için güzel haber
Meriç Köyatası
30.11.2015
A | a
Çökertme koyları  için güzel haber

Bodrum çıkışlı mavi yolculuğun başlangıç ve bitişteki en önemli noktası olan Çökertme Koylarında kurtuluş umudu doğdu. Rahmetli Sadun Abi’nin bize verdiği en önemli görev, doğanın, özellikle de kıyıların ve ormanların, mavi yol rotalarındaki bölgenin korunması idi. Yıllardır anlatmak istediğimiz fakat beton lobisine dinletemediğimiz bir konu var. Bazen hiçbir şey yapmamak çok daha kazançlı oluyor. Maalesef, Turizm Bakanlığı yat turizminin önemini hâlâ kavrayabilmiş değil. Yat turizminde yatak kapasitesi, karadaki yatak kapasitesinin yüzde 1’i dolayında olmasına rağmen, yat turizminin toplam turizm gelirleri içindeki payı yüzde 20… Yat turizminin devam edebilmesi, daha da yaygınlaşması için üç temel şart var. Marina ve barınma yerlerinin çoğalması, yatçılığa ve yabancı yatçılara yönelik bürokrasinin azaltılması ve doğanın korunması… Doğayı ve ıssız koyları koruyamadığınız sürece, istediğiniz kadar yatırım yapın yat turizmini geliştiremezsiniz. Türkiye kıyıları, herkesin ihtiyacına yetecek kadar çeşitlilik arz ediyor. Eğer kitle turizmine yönelecek ve beş yıldızlı oteller, tatil köyleri yapacaksak, bunun yeri Antalya kıyıları… Antalya’da, mevcut kapasiteyi ikiye katlayacak kadar daha yer var. Orası bittiğinde Mersin var. Ancak yat turizmi parkuru olarak elimizde Gökova Körfezi, Datça Kıyıları, Hisarönü Körfezi, Marmaris Fethiye Arası, Göcek Körfezi ve Kaş-Kekova Körfezi var. Beton lobisinin gözü dönmüş canavarları, her fırsatta “Buraları turizme açalım, turizme kazandıralım” gerekçesiyle Turizm Bakanlığı’na başvurur, mavi yol parkurlarında otel yapmak için yer tahsisi alır. Her seferinde de bizler “Orası turizme kapalı değil ki, aksine otel müşterisinden 20-30 kat fazla harcayan yat turizmi müşterisine açık. Siz dünyanın en zengin insanı Bill Gates’i, dünyanın sayılı zenginlerini, Hollywood yıldızlarını, en lüks otel ya da tatil köyünüzde her şey dahil sabah kahvaltısı kuyruğunda görebilir misiniz? Ama bir teknede bakir koylarımızda dolaşırken bulabilirsiniz” diye itiraz ederiz. Ayrıca mavi yol rotalarında kitle turizmi için otel yapmak, yatırımcı açısından da kârlı bir yatırım değildir. Kitle turizmi için gelen turist ucuz fiyata bakar. Antalya’da mevsim uzundur. Oteller altı ay dolu olur, kalan altı ayda da yarı kapasiteyle de olsa çalışır. Oysa mavi yol rotalarındaki mevsim, oteller için üç, bilemedin dört aydır. Dolayısıyla buradaki oteller kitle turizmi yapılan Antalya otelleri ile rekabet edemez. Bu bölgelerde, koylarda olmamak kaydı ile küçük butik oteller kârlı olabilir. Nedense beton lobisinin gözü, bakir koylardadır. En son Bodrum çıkışlı mavi yolun en önemli duraklarından Çökertme Koyları diye bilinen Kissebükü ve Adalıyalı, beton lobisinin tehdidi altında idi. Turizm Bakanlığı’ndan tahsis alınmış, 1/5000’lik plan da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan onaylanmıştı. 1/1000’lik plan da onaylandığında inşaat başlayacaktı. Özellikle başta Bodrum Denizciler Derneği olmak üzere çevreciler, çok etkili demokratik eylemleri ve muhalefetleri ile 1/1000’lik planın onaylanmasını geciktirdi. Aldığım bilgiye göre, önceleri burada otel inşa edilmesi için kulis yapanlardan biri, Muğla Anıtlar Kurulu’na başvurdu. Bölgede incelemelerde bulunan kurul, otel için tahsis edilen yerin 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olduğunu tespit etti. Bu tespit üzerine de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 1/1000’lik planı onaylamaktan vazgeçti.

Ancak burası Türkiye… Kaçak yapı cenneti… 
Şimdi sırada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı 1/5000’lik planın Anıtlar Kurulu Kararı gerekçe gösterilerek bakanlık ya da mahkeme tarafından iptal ettirilmesi var. Turizm Bakanlığı’nın bir üst düzey bürokratından öğrendiğim kadarıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mahkemeye bile gerek kalmadan, onayladığı planı iptal edebilir, Turizm Bakanlığı da yaptığı tahsisten vazgeçebilirmiş. Rehavete kapılmadan bu son iki hamleyi de gerçekleştirmekte fayda var.




Göcek denizcileri ve İzmirli karga...
Koylardaki çöp toplama sorunu, çok ciddi bir sorun. Maalesef devlet, belediyeler, TURMEPA gibi sivil toplum kuruluşları, olmadık yerlere çöp konteyneri koyuyor, ilk heves o çöpleri topluyor, sonra çöp toplamaktan aciz kalıyorlar. Çöp konteynerini görenler de, o çöplerin toplanmadığını bilmesine rağmen, önce konteyneri, sonra da çevresini çöpleri ile dolduruyor. Ben hep dolusunu taşıyan boşunu da taşır diyerek, çöplerin teknede muhafaza edilip bir yerleşim yerinde atılmasını savunuyorum. Ama özellikle koca koca motoryatlarda dolaşan ‘Göcek denizcileri’ çöplerinin ayaklarına gelip toplanmasını bekliyor. Sonuçta da fotoğraftaki manzara ortaya çıkıyor. İzmirli bir karga kadar bile olamıyor. Ege’de ‘Son Söz’ adlı internet sitesi, saygın gazetecilik yapması ile tanınır. Oradan aldığım bir haberi ve fotoğrafı paylaşmak istedim. İzmir Kültürpark’ta yaşayan bir karga, yeşil alana bırakılan strafor tabağın içindeki pilavı yedikten sonra, tabağı gagası ile alıp çöp kutusuna attı, birçok sözde denizciden çok daha fazla hassas olduğunu gösterdi…
Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

06 Kasım Kuş Geçimi

07 Kasım Kasım Fırtınası

12 Kasım Lodos

16 Kasım Koç Katımı (3 gün)

23 Kasım Güney Rüzgârları

28 Kasım Ülker Dönümü

TAKVİM
25
KASIM
TAYK-Sonbahar Kupası II
Yer:Caddebostan
Tarih:25 Kasım
25
KASIM
İzmir Sonbahar Trofesi 4. Ayak Yarışları
Yer:Çeşme Marina
Tarih:25 Kasım-26 Kasım
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri