Popüler Konular : Gökova Usta'yı anıyo... | ‘Extreme’ destek Pal... | Navigasyon-Haziran 2... | En baba hediye kitap... | ​Arkas hızlı b... |
Denizde saygı
Tuba Noyan
7.09.2015
A | a


Size her ay iyi haberler vermek, güzel konular hakkında yazmak istiyorum ama başaramıyorum. Denize çıktıkça gördüklerim, duyduklarım beni her geçen gün daha fazla dehşete düşürüyor. Karaya döndüğümde ise denizle ilgili sosyal medyada paylaşılanlara inanmak dahi istemiyorum...

Geçen ay artan mülteci sorunuyla ilgili yazmış, artık denizde sadece can pazarındaki insanları, onların geride bıraktığı botları, simitleri, can yeleklerini değil; daha da kötülerini göreceğiz diye yazmıştım. Nitekim Akyarlar açığında toplanan cesetler bizim iskelede teknemizin dibine yan yana dizildikten birkaç gün sonra Setur’un düzenlediği Ege Yat Rallisi’nde motoru bozulan bir mülteci teknesini kurtarma operasyonunu bizzat yaşadık. İnsanların çaresizliğini, “Türk’ü değil, Yunan’ı çağırın” diye haykırışlarını, Sahil Güvenlik’in müdahalesini ve bizim ekibin harcadığı çabanın hikayesini ilerleyen sayfalarımızda okuyabilirsiniz.

Mülteci konusu kadar canımızı sıkan bir başka konuya da değindikten sonra sizi dopdolu eylül sayımızla baş başa bırakmak istiyorum.
DENİZDE SAYGI... Önce kendimize sonra başkalarına göstereceğimiz saygı. Hisarönü Körfezi’nin ıssız koylarından birinde, yakın demirlemiş iki tekne arasında çıkan tartışmada silahların çekildiğini yazarlarımızdan birinden dehşet içinde dinledim...

Meriç Köyatası’nın bu ayki yazısını da buna benzer duygularla okudum.
Ağustosun ortasında meteor yağmurunu izlemek için Marmaris yakınlarındaki Gebekse Koyu’na demirledik. Koyun içine doğru, balıkçılara makul mesafede kıçtankarayız. Gökyüzü ışıl ışıl, tentemizi kapattık, dileklerimizi aklımıza yazdık, kayacak yıldızları saymayı bekliyoruz. Derken koyun girişindeki Rus bandıralı motoryat birdenbire ‘disko topu’ gibi parlamaya başladı. Tüm ‘ışıklı’, ‘sesli’ uyarılarımız da ciddiye alınmayınca bizim ‘meteor nöbeti’ sinir nöbetine döndü. Gecenin mevzu bir anda yıldızlardan, denizcilik adabına kaydı...

Daha ilkokulda öğrendiğimiz ‘başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bizimki sona erer’ cümlesine ne oldu? Karadaki yaşamın tüm tahammülsüzlüğü deryalara mı taşındı? Denizde olmak, denizci olmak sükûnetin tadına denizin tuzunu katmaktır; ona buna bağırmak, huzur kaçırmak, diğerlerinin varlığını hiçe saymak değil. Lütfen denize çıkarken yanınıza ‘saygı’yı almayı unutmayın. Anlaşılan bu sonbahar en çok buna ihtiyaç duyacağız.
Denizin tuzundan uzak kalmayın. TN
Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

03 Haziran Filizkoparan Fırtınası (3 gün)

10 Haziran Ülker Doğumu (3 gün)

22 Haziran Gündönümü

27 Haziran Kızılerik 

28 Haziran Fırtına (2 gün) 

TAKVİM
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri