Popüler Konular : Okyanusların onurlu ... | Koyuma da ağacıma da... | Marmaris'te hafta kö... | Kasım navigasyon... | ‘Büyük şehir’ felake... | Okyanusların onurlu ... |
Greenline 48 Fly - Trio Deniz
Naviga
30.07.2015
A | a
Greenline 48 Fly - Trio Deniz

Bu kez deneme seyri yapacağımız teknenin sıradışı bir özelliği var. İşte bu nedenle MarınTurk İstanbul Cıty port’ta bizi bekleyen yata farklı heyecanla biniyoruz. çünkü Greenlıne 48 Fly çevreci ‘hibrit’ bir yat. Üstelik o kadar yeni ki; dünya tanıtımı ocak ayında Boot Düsseldorf’ta yapıldı. Şimdi Greenlıne 48 Fly’ın ilk testlerinden birini Naviga adına Türkiye’de biz yapacağız.
Yazı: Turgay Noyan


Yeşil ışık
Greenline 48 Fly’ın çevreci özelliğine neden bu kadar önem veriyorum onu da kısaca özetlemeliyim. Kocaman kentlerin, binlerce, milyonlarca kişinin lağımını, çöpünü hiç sıkılmadan denizlere boşaltan belediyelerin, kurumların, sorumsuz kişilerin yarattığı çevre kirliliğinin en büyük zararlarını eninde sonunda biz denizciler çekiyoruz. Bu yüzden de çevre ve temizlik konularına herkesten fazla ilgi gösteriyoruz, göstermek zorundayız da... Öncelikle şunu söylemeliyim. Bu test benim hibrit teknelerle ilk tanışmam olmayacak. Bundan birkaç yıl önce İtalya’da başka bir hibrit yata binmiştim. Teknoloji o kadar hızla değişiyor ki; bakalım dünyanın ilk seri hibrit tekne üreticisi olma unvanını taşıyan Greenline’ın bu yatında ne özellikler göreceğim. Şunu da unutmadan söyleyelim, birkaç yıl içerisinde topladığı 24 uluslararası ‘yılın teknesi’ ve çevrecilik ödülü ile Greenline dünyadaki en büyük hibrit tekne filosuna da sahip.

Tek bir düğme ile
Okurlarımız ilk başta, sistemin nasıl çalıştığını merak edecektir. Kısa bir anlatımla özetleyelim. Aslında bu yatın standart teknelerden görünüşte pek bir farkı yok. Uygulamasında da… Örneğin; Greenline 48 Fly’da iki adet dizel motor var. Yatın farklılığı bu motorlara ek olarak konulan iki adet 14 kW’lık elektrik motorla ortaya çıkıyor. Elbette bu motorlara güç veren dört adet lityum aküyü de unutmayalım. Siz bu tekneyi ister dizel motorla kullanıyorsunuz, ister elektrikle… Bunu yapabilmeniz için tek bir düğme yetiyor. Elektrik sistemine döndüğünüzde; dizel motorun sesine ve titreşimine katlanmadan 6 knot hızla seyredebiliyorsunuz. Hibrit versiyona uyumlu 2XD3 220 HP Volvo Penta dizel motorla 16 knot azami hıza ulaşan tekne, en yüksek motor seçeneğiyle alınırsa (2X380 HP) 23 knot hıza kadar çıkabiliyor. Dizel kullandığınız anda iki adet elektrik motorunuz 10 kilovatlık iki jeneratöre dönüşerek hem kullanım için hem de akülerin şarjı için elektrik üretiyor. Elektrikle seyirde teknenizin menzili kullanış süratinize göre azalabiliyor. Eğer 6 knot sürat yapacağım derseniz ve aküleriniz tamamen doluysa elektrikle gidebileceğiniz azami uzaklık 9 mil oluyor. Yani 1,5 saatlik bir seyir kapasiteniz var.

Bu süratte harcadığınız elektrik saatte 460 amper oluyor. Süratinizi 4-4,5 knot’a düşürdüğünüzde elektrik sarfiyatı 200-210 ampere iniyor, menziliniz ise 20 mile yükseliyor. ‘Tıngır mıngır giderim’ derseniz ve süratinizi 3 knot’a düşürürseniz elektrik sarfiyatının saatte 80 ampere indiğini de sözlerimize ekleyelim. Önemli bir nokta daha: Bir koya girip demirlediniz diyelim. Eğer lityum aküleriniz tamamen doluysa 24 saat boyunca klimalar dahil tüm elektrikli aletlerinizi jeneratöre gerek duymadan kullanabiliyorsunuz. Bunun ne büyük bir nimet (!) olduğunu en iyi bilenlerdenim. Tekneme güneş sistemini koymadan önce, jeneratör yüzünden ne sıkıntılar çektim anlatamam. Sesi bir derttir, egzoz dumanı, kokusu, çıkardığı kurum ayrı bir dert… Elbette yine böyle sessiz, asude bir limandan sabahın köründe çıkmak zorundaysanız, dizel motor sesiyle kimseyi rahatsız etmeden ayrılmanın rahatlığına da paha biçilemeyeceğini söylemeliyim. Hem kendiniz hem de diğer komşularınız adına. Bir ufak ayrıntıyı daha vurgulayarak teknik konuyu kapatayım. Greenline yatlarında lityum polimer akülerle güneş panelleri de kombine ederek kullanıyor.

Ancak 48 Fly’da öyle çok güneşlenme ve kullanma alanına yer ayrılmış ki, güneş panelleri diğer modellerde olduğu gibi (flybridge’in ön tarafı hariç) kendisine geniş bir alan bulamamış.

Okyanus tipi de var
Greenline 48 Fly, serisinin şu ana kadar yapılan en büyük boy teknesi. Ancak firmanın okyanus için özel imal ettiği Ocean Class serisinin 57-70 ve 80 feet’lik modelleri var. 48 Fly’a hareketli dinlenceden giriliyor. Bu dinlence aynı zamanda, teknenin servis botunun da taşındığı platform. Platformdan havuzluğa (sancak ve iskeledeki iki kapıdan) geçtiğinizde geniş bir mekanla karşılaşıyorsunuz.

Kıç aynaya yaslanmış olan uzun kanepenin önünde 80X160 santimetre ebatlarında bir masa var. Bu masada etrafına konulacak portatif sandalyelerin de ilavesiyle sekiz-on kişinin rahatlıkla ağırlanması mümkün. Bu boy teknelerde pek rastlanmayacak bir fark ise kıçtaki kanepenin altında yer alan mürettebat kamarası. Kamaraya oturma minderi kaldırılarak açılan kapaktan giriliyor. İçinde yatağı, duş tuvaleti ve lavabosu var. Ayrıca kıç aynaya açılan bir de lumbozu… Bu mekan istenilirse geniş bir depo alanı olarak da kullanılabilir. Motor bölmesinin kapağı havuzluk döşemesinin altında. Kıç havuzluğun üzeri tamamen kapalı olduğu için yağmur, serpinti, güneş ve benzerlerine karşı korumalı. Ana binanın iki tarafından yan güvertelere geçiş var. Bu arada yan güvertelerin genişliğini de vurgulayalım. İskele tarafındaki flybridge merdiveninden geri kalan kısım tamamen camlı olduğu için hem havuzluktan hem de içeriden bakıldığında ciddi bir derinlik var. Üstelik salonun havuzluğa bakan ve mutfak tezgahının üzerine gelen kısmına çok büyük tek parça bir cam yerleştirilmiş. Bu cam tamamen yukarıya kaldırılarak iki piston vasıtası ile sabitlenebiliyor. Bu durumda havuzluğun derinliği salonun önüne kadar artıyor. Bir ilginç uygulama da şu: Mutfak tezgahının kıça bakan ucuna dikine yerleştirilmiş olan tezgah parçası dışa doğru açılarak bir bar tezgahı ortaya çıkartılıyor. Bu uzatmayı elbette tezgahın parçası olarak da kullanmak mümkün.

Aydınlık ve ferah
Yeni tip teknelerin pek çoğunda olduğu gibi, Greenline 48 Fly’da da aydınlık ve ferah mekan özelliği ön plana alınmış. Geniş camlar üst binayı çepeçevre sarıyor. Salona girildiğinde sancak tarafında bir ucu kısa geniş U şeklinde bir mutfakla karşılaşıyorsunuz. Çift gözlü elektrikli bir ocağın da yer aldığı tezgahta çalışırken kullanım alanını genişletmek için evyenin üzeri de bir kapakla kapatılmış. Kıça bakan bölümde alt dolaba mikro dalga ve fırın yerleştirilmiş. Camın üstünde ise geniş üst dolaplar var. Mutfak tezgahının karşısındaki kapalı bölümde 200 litrelik bir buzdolabı yer alıyor. Dolabın alt kapısı derin dondurucuya ait. Mutfağın ön tarafında salonun tamamını kaplayan bir oturma grubu var. Ortadan geçişe imkan sağlayan düzenin iskele tarafında ortasında masası ile U şeklinde geniş bir oturma grubu yer alıyor. Bunun tam karşısında ise bir ucu mutfağın ön tarafında, diğer ucu kokpit koltuğuna dayalı uzun bir kanepe yer alıyor. Ortadaki masanın yeni üretileceklerde inip çıkacak şekilde planlanacağı da bize verilen bilgiler arasında… Salondaki televizyonun sancakta konuşlandırıldığını da ekleyeyim… Salonun ön kısmında sancak tarafında yan güverteye açılan bir kapıya da sahip olan açık kokpit var. Burası kaptanın tekneyi hem ayakta, hem de oturarak kullanabileceği şekilde düzenlenmiş. Görüş son derece rahat, tüm aletler insanın elinin altında… Kokpitin tam karşısına gelen (iskele tarafındaki) bölümde alt mekanın çatısı yer alıyor. Bunun üzerinde sadece küçük boy yat haritalarının konulabileceği bir harita dolabı yer alıyor…




Alt güverte diye nitelendirebileceğimiz alt yaşam mahallinde ise önde bir ana kamara var. Sancak ve iskelede ikişer adet lumboza, iki adet elbise dolabına sahip olan bu kamaranın sancakta tuvalet, iskele tarafında ise ayrı bir banyosu var. Banyo ve tuvalette de birer adet lumboz yer alıyor ki, bu hem aydınlanma hem de havalandırma için faydalı… Ana kamarayla sancakta yer alan misafir kamarası arasında ikinci bir tuvalet yer alıyor. Ortak kullanım amaçlı bu tuvaletin misafir kamarasından da girişi var. İki adet tek kişilik yatağa sahip olan bu kamara da aynen iskele tarafındaki misafir kamarası gibi geniş camla aydınlatılmış. Birbirinin simetriği durumundaki bu kamarada da, iki tek kişilik yatak yer alıyor. İkisinde de geniş elbise dolapları var… Salon döşemesinin altında ise teknenin lityum akülerinin bulunduğu geniş bir bölme yer alıyor. Bu bölme son derece rahat çalışılabilecek şekilde yapılmış. Teknenin bir başka özelliği de kamara üstü ve ön güvertesi… Başüstünde ayrı bir oturma grubu ile güneşlenme bölümü yaratılmış olan yatta başüstü masası, kamara üstünde güneşlenenler için başlarının üstünü kapatabilecek körük tente ise bu boyda rastlanmayacak yeniliklerden…

Flybridge’e gelince;
Sekiz basamakla çıkılan flybridge’te hemen her nokta oturma ve güneşlenme alanı olarak kullanılmış. İskele tarafındaki kaptan koltuğunun yanına rastlayan yerdeki oturma grubu sırtlığı ile birlikte döndürülerek kaptanınkine paralel iki kişilik koltuğa dönüşebildiği gibi istenirse sancak tarafındaki geniş U şeklindeki oturma grubunun parçası olabiliyor. Kaptan koltuğunun arkasındaki (iskele tarafı) bölüm ise lavabosu, ızgarası ile bir mutfak dolabına ayrılmış. Tezgahın altında bir mini buzdolabı ile geniş bir dolap yer alıyor. Flybridge’in sancakta kalan geniş U şeklindeki oturma grubunun ardındaki bölümü ise ön güvertede olduğu gibi güneşlenme alanına ayrılmış… Flybridge’in üstünü örten bimininin krom ayaklarının ise hareketli olduğunu ve ileri geri kaydırılabildiğini hatırlatmakta fayda var…




Seyir ve manevralar
Başta manevra pervanesine sahip olan Greenline 48 Fly kullanımı gayet rahat bir tekne… Limandan giriş, çıkışta bir sıkıntı olmuyor. Hoş deneme seyri günü havanın hemen hiç esmediğini de belirtelim… Kısacası bizim deneme seyrine çıktığımız (ki bu serinin üretilmiş ikinci teknesi) gün teknenin dalga ve rüzgâra tepkisini gözlemleme şansımız olmadı. Fazla derin olmayan bir altyapıya sahip olduğu için sürtünmenin az olduğu ve sürat problemi olmadığı bir gerçek. Üstelik boyuna göre fazla ağır bir tekne de değil (13,8 ton). Bir önemli avantajına gelince; bu bir süper deplasman teknesi. Omurga geriye doğru bir flap gibi eğim kazanıyor. Bizim de gözlemlediğimiz gibi tekne bu sayede hız kazanırken bile sudaki duruşunda fazla bir değişiklik olmuyor. Yani ilk gaz verildiğinde kafayı diktiği için hızlandıktan sonra düzelip akmasını beklemiyorsunuz. Gerçi ayrıca flapları var. Ancak bunları kullanmamıza gerek bile kalmadı. Bunun yanında karinadaki düz alt yapının beraberinde oynaklık handikapı getirebileceğini düşünüyorum. Bunu da söylemeliyim. Seyre çıktığımız teknede iki adet 220 beygir Volvo Penta vardı. Azami hız olarak 16-18 knot verilmişti. Biz 17 knot’a yaklaştık. Firma iki adet 380 HP Cummins motor seçeneğinde 23 knot en yüksek hıza erişileceğini söylüyor. Bizim teste bakıldığında bu değerlere ulaşılması doğal görünüyor. Elbette beraberinde getireceği yakıt sarfiyatını da unutmamak lazım. Gelelim elektrik motoruyla yapılan seyre: Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, çevreciliği bir yana böyle bir motorla liman çıkışı, liman girişi gerçekten de mükemmel bir şey. İnanılmaz sessiz.

Yolda giderken de öyle. Sanki yelken seyri yapıyormuşçasına tekne süzülüyor. Önümüzdeki yıllarda yeni gelişen teknolojilerle akü ile ulaşım mesafelerinin uzayacağını, süratlerin artacağını söylemek yanlış olmaz. 20-30 millik etaplarla dolaşan denizciler için bugün bile keyifli seyahatler yapmak mümkün. Aküler için bir bilgi daha vereyim. Akülerin limanda sahilden alınan elektrik ile doldurulması mümkün elbette. Burada önemli nokta şu. En doğrusu 64 amperlik bir kablo ile aküleri doldurmak. Ancak (büyük marinaların dışında) her zaman sahilde bunu besleyebilecek elektriğe ulaşamıyorsunuz. Eğer standart 16 amperlik bir kablo ile sahilden takviye alırsanız akülerin tam boş halden tamamen dolu duruma ulaşması 10 saat sürüyor.
Eğer 2X16 amperlik iki ayrı kablo ile elektrik alırsanız bu süre de yarıya düşüyor. Teknede iki adet 750 litrelik yakıt deposu var. 14 knot hızda saatte 40 litre yakıyorsunuz. Normal seyir hızı 12-13 knot. Eğer tam gazla kullanırsanız, yakıt sarfiyatı hemen hemen iki katına ulaşıyor.

Teknik özellikler
Tam boy: 14,99 metre
En: 4,80 metre
Ağırlık: 13,80 ton (yüksüz)
Yakıt kapasitesi: 1.500 litre
Su kapasitesi: 600 litre
Motor: 2X220-2X300 HP/2XQSB 6.7-380
www.triodeniz.com
Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

06 Kasım Kuş Geçimi

07 Kasım Kasım Fırtınası

12 Kasım Lodos

16 Kasım Koç Katımı (3 gün)

23 Kasım Güney Rüzgârları

28 Kasım Ülker Dönümü

TAKVİM
25
KASIM
TAYK-Sonbahar Kupası II
Yer:Caddebostan
Tarih:25 Kasım
25
KASIM
İzmir Sonbahar Trofesi 4. Ayak Yarışları
Yer:Çeşme Marina
Tarih:25 Kasım-26 Kasım
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri