Popüler Konular : Nişantaşı’nda yeni b... | MYK - MASS Kardeşlik... | Büyük Usta’yı anıyor... | Haziran sayısı bayii... |
Yarış kuralları-Bilge Kerem Özkan
Naviga
A | a
Yarış kuralları-Bilge Kerem Özkan  

Yarış kuralları-Bilge Kerem Özkan


Yelken hakemi, milli olimpik yelkenci Bilge Kerem Özkan, 27 yıldır yarışıyor.

IRC sertifika (Ocak’14)
13 metre boyunda bir tekne aldım ve yelken yarışlarına katılmak istiyorum. Yarışlar için gerekli olan endorsed IRC sertifika nedir? Yarışmak için mutlaka bu sertifikayı almam gerekiyor mu? Bir de bu sertifikayı nasıl alabilirim?
Sami Yücel
 
Endorsed sertifika anlamı itibariyle doğruluğu denetlenmiş şeklinde tercüme edebileceğimiz bir tür ölçü belgesidir. Bu doğruluk resmi ölçücülerin ölçmesi ile belirleniyor. Sertifika müracaatı öncesinde yelken alanı, ağırlık, su kesimi ölçüleri gibi tüm değerler bir IRC ölçücüsü tarafından ölçülür, tekne tartılır. Sertifika, ölçücü tarafından teyit edilen değerlerle tekne sahibi ve IRC ölçücüsünün imzasını taşıyan müracaat ile alınabilir.Yarışmak için mutlaka endorsed sertifika almak zorunda değilsiniz. Kendinizin ölçtüğü, üreticinizden aldığınız değerlerle de IRC sertifikasına başvurabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken şey, katılacağınız yarışın talimatındaki kurallar içerisinde endorsed sertifika istenip istenmediğini kontrol etmek.
Örnek olarak Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün yarışlarının ilanlarında ‘Uygulanacak Kurallar’ maddesinde birçok kuralla beraber ‘TAYK Yarış Talimatı/Genel Şartlar’ına da uyulması gerektiği yazar. Bu talimatı okuduğunuzda tüm IRC sınıfları için endorsed sertifika zorunluluğu getirilmiş olduğunu görürsünüz. Endorsed sertifikanız olmadan bu yarışlara IRC sınıfında katılamazsınız. Sadece destek sınıfında yarışabilirsiniz.Endorsed sertifikayı almak için bölgenizde hizmet veren bir IRC ölçücüsü ile görüşüp randevu talep edebilirsiniz. Rüzgârsız bir gün seçmeniz ölçünün kolay ve hatasız olmasını sağlar. IRC tartısı için teknenizi tamamen boşaltmanız gerekir. Nelerin kalıp nelerin kalmayacağı IRC kural kitabında yazılıdır ama genel olarak şöyle düşünebilirsiniz. Teknenizi ters çevirip salladığınızı hayal edin. Düşen her şeyi tekneden çıkarmalısınız. Buna ıskotalar, usturmaçalar, yelkenler, palamar halatları gibi, aslında yarışırken tekne üzerinde olan malzemeler de dahildir. Tartı için hazırlanan teknenin aynı gün su ölçümlerini de yapabilirsiniz. Yelkenlerinizde ölçüldükten sonra ölçücünüz tarafından düzenlenen tartı belgesiyle, siz ve ölçücünüz tarafından imzalanmış müracaat formunu IRC ofisine (Türkiye’de TAYK) iletmeniz gereklidir. Bu noktadan sonraki idari işlemler standart sertifika ile aynıdır. Tek farkı gelen IRC sertifikanız ‘Endorsed’ damgası taşıyacaktır. İyi seyirler dilerim.
www.tayk.org.tr
 
Reyting hesaplaması (Ekim'13)
Sayın teknik kurul üyeleri, Benim merak ettiğim; teknenin reytingi hesaplanırken kızaktan indirilme tarihi mi yoksa suya suya iniş tarihi mi baz alınır?
Kaan Karabulut
 
IRC rating sisteminde teknenin yaşı ‘age date’ ile tanımlanıyor. Açıklaması ise; “Teknenin suya indirildiği yıl ya da gövde modifikasyonundan sonra yeniden suya indirildiği yıldan hangisi sonra ise” diye geçer. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, teknenin üretiminin tamamlanması değil, fiziksel olarak suya indirildiği tarih baz alınır. Mesela tekneniz birkaç sene önce üretilmiş ama hiç suya inmemiş, marinada ya da fabrikada beklemiş olsun. Teknenizi ne zaman suyla buluşturursanız o tarih sizin sertifikanızda “age date” olarak belirtmeniz gereken tarihtir. Tekneniniz üretimiyle, suya indirilmesi arasında uzun bir süre varsa, sizin IRC kural koyucuya geçerli bir açıklama sunamadığınız durumlarda her zaman sonraki tarih teknenin suya iniş tarihi olarak kullanılır.

Karabina (Eylül’13)
Teknemi pratik olduğu için şamandıralara karabina kullanarak bağlıyorum. Ancak yeterince güvenli mi emin değilim. Sizce karabina bağlanmak için güvenli bir araç mıdır?
Tolga Gençtuğ
 
Tekneleri karabinalarla bağlamak genel olarak güvenli değildir. Yanaşırken ve ayrılırken manevralarda kullanmak için hızlı ve kolay olabilir ama bir tekneyi karabina ile fırtınada bırakmak hiç güvenli değildir. Burada dikatinizi çekmesi için özellikle ‘fırtına da bırakmak’ dedim çünkü siz teknenizde değilken hava şartları değişebilir ve tekneniz yalnız başına sert rüzgâr ve dalgalarla mücadele etmek zorunda kalabilir. Teknemizi bağlarken o anki şartları değil, olabilecek en kötü şartları göz önüne almamız gerekir.Gelelim tekrar karabina ile tekne bağlamaya. Bildiğiniz gibi karabinalar daha çok dağcılıkta kullanılan araçlardır. Bir ipi bir noktaya bağlamak için hızlı bir yöntem olduğu için denizcilikte de kullanılıyorlar. Yanaşırken karaya verilen ya da şamandıraya bağlanan ilk halat olarak kullanılabilinir ama tekneyi sabitledikten sonra bunu standart bir palamar halatıyla değiştirmek gerekir.Karabina ne kadarlık bir yük taşıyabilir, kullanırken bunu da dikkate almak gerekir.
Ayrıca karabina 90˚ döndüğünde, kırılma kuvveti yaklaşık üçte bire düşer. Bu da ayrı bir sorundur. Palamar halatınız teknenin hareketiyle karabinayı döndürebilir. Karabinanın çalışma kuvveti (kırılma değil) aşıldığında yaylı klipsi çoğu durumda yuvasından kurtulur ve açılır. Ayrıca karabinanın klipsini kapalı tutan yay, deniz şartlarında zamanla mukavemetini yitirip gevşeyebilir ya da kırılabilir ve böylece klips kendiliğinden açılabilir. Açılmaması için genellikle güvenlik halatlarının ucunda görmeye alışkın olduğumuz ikinci bir yaylı, klipsli mekanizmalı modelleri vardır. Güvenlik halatlarının ucundaki karabinalara bu zorunluluk da 1979’daki Fastnet Yarışı’nda yaşanan karabina açılması sonucu bir denizcinin hayatını kaybetmesinden sonra getirildi. Palamar halatının ucunda hep bir karabina bulundurmayı düşünüyorsanız palamar halatını karaya atarken, karabina alacak kişiye çarpma ihtimali yüksektir. Sadece insan değil, teknenize de çarpıp zarar verebilir.Karabina kullanırken dikkate almanız gereken bir diğer konu ise karabinanın ağzının açıklığıdır. Ağız açıklığı bağlayacağınız noktadan büyük olmalıdır ki karabina manevranıza hız kazandırsın. Her zaman yanaştığınız, karabinanın geçebileceği bir halka olan yerlerde ilk halat olarak manevra sırasında kolaylık açısından kullanabilirsiniz ama teknenizi karabina ile bağlıyken terk edip gitmenizi önermiyorum.Ayrıca sorunuz sonrasında araştırma yaptım. Türkiye’den pek bir bilgiye ulaşamadım ama İngiltere Fowey Liman Başkanı’nın, kendi limanlarında her sene ortalama altı teknenin karabina ile bağlanmaları sonucu serbest kalıp sürüklendiği bilgisini verdiğine ulaştım. Bu da karabinalar ne kadar sağlam ve güvenli görünse de birkaç saniye içerisinde atacağınız bir izbarçonun yerini kesinlikle alamayacağının bir kanıtı diye düşünüyorum.
 
Chinese gybe (Haziran’13)
‘Chinese gybe’ diye bir şey duyuyorum. Bu tam olarak nedir? Nasıl olur? Tekneyi ne gibi bir riske sokar? Olduğunda ne yapmak gerekir?
Cenk Karahan
 
Chinese gybe, bir teknenin sert rüzgârlı bir denizde, iğnecikten pupa giderken sallanmaya başlaması (pandül) sonrasında teknenin rüzgârüstüne yatması, rüzgâraltına doğru istem dışı dönmesi ve sonucunda ana yelkenin kontrol dışı kavançası ile sonuçlanan bir durumdur. Chinese gybe, oynar salmalı teknelerde olduğu gibi deplasman teknelerinde, yatlarda, hatta daha düşük ihtimal olsa da asimetrik balonlu teknelerde bile başımıza gelebilir. Bunun için aşağıdaki durumlardan çoğununun oluşması gerekir: İğnecik ya da ona çok yakın bir açıyla pupa seyrediyor olmak, Sert rüzgârlı ve hatta sağanaklı deniz, Balonun tekneden uzakta olması ve bir taraftan diğerine sallanması, Palanganın yeterince alınmamış olması sebebiyle ana yelkenin tepesinin açılması sonucunda yanal kuvvetin artması, Teknenin bulunduğu rüzgâr şartlarına göre fazla yelken alanına sahip olması, Teknenin dalga üzerindeki hareketiChinese gybe öncesi durum olan, teknenin pandüle düşmesini engellemek için şunları yapmak gerekir:
Palanga ana yelkenin tepesini bumba ile aynı hizaya gelene kadar almalı. Yoksa ana yelkenin tepesinden çıkan hava tekneyi ileri yerine yana doğru ittirir ve tekne pandüle girer. Teknenin rüzgârüstüne fazlaca yatmaya başladığı hissedildiği an orsalanmalı. Teknenin ağırlık merkezini düşürmesi için ayaktaki ekip oturtulmalı. Böylece daha dengeli bir tekneye sahip olunur. Balon ıskotalarındaki ‘tweeker’lar basılmalı. Balon ıskotasının boşu normal seyirdekinden daha fazlaca alınmalı ki balon iki yana salınmak için yeterli mesafe bulamasın. Aynı şekilde balonun rüzgârüstü yakasını da kontrole almalı. Bunun için rüzgârüstü ıskota çok az koyverilerek (balonu rüzgâraltına taşıyarak) alt baskı çokça gerilmeli. Tüm bunlar sonucunda pandülden kurtulamıyorsanız, üzerinizdeki yelkenler o rüzgâr şartları için fazla büyük demektir. Bir ufak balona geçmek ya da ana yelkene camadan vurmak yararlı olur.Pandül sonucunda tekne kontrolden çıkıp dümen dinlemeyerek rüzgâraltına doğru dönmeye başladığında Chinese gybe kaçınılmaz olduğundan ekip üyeleri öncelikle kendini tekneye sabitlemelidir. Sonrasında gelecek kontrolsüz kavançadan korunmak için bumbanın, ana yelken ıskota ve arabasının yolunda olmadığından emin olunmalı. Daha sonra tekneyi bu durumdan kurtarmak için balondaki yük boşaltılmalı. Bunun için ıskotalar alınmış durumdayken balon mandarının bırakılması ve ekibin balonu toplaması en uygun çözüm olur. Burada özellikle balon ıskotalarının boşlanması balonun kontrolden çıkmasına yol açarak yırtılmasına neden olabilir.
 
Hareketli salma-sabit salma (Nisan’13)
Merhaba, iki yıl önce yelken dersi aldım. Aralıklı olarak yarışlara katıldım ve bir defa da tekne kiralayarak Göcek’te dolaştım. Şimdi tekne almak istiyorum ancak bütçem fazla değil. Tekneyi sadece hafta sonlarında veya günübirlik kullanabileceğimden hareketli salmalı küçük bir yelkenli istiyorum. Ancak şimdiye kadar hiç hareketli salmalı tekne kullanmadım. Sabit salmaya göre avantaj ve dezavantajları nelerdir? Tavsiyelerinizi bekliyorum.
Osman Başkır
 
Merhaba Osman Bey, O kadar çok çeşitli yelkenli tekne var ki, deneyiminiz, yelken dersi aldığınız tekne, yarıştığınız ve Göcek’te dolaştığınız tekne nasıl bir şeydi bilmiyorum. Ben size sadece genel olarak hareketli salma ve sabit salma arasındaki temel farkları belirtmeye çalışayım.Salmanın ana işlevi rüzgârın etkisiyle teknenin yana kaymasını önlemek ve çekim kuvveti ile rüzgâra daha yakın açılarda seyretmenizi sağlamaktır. Şayet salma özgül ağırlığı yüksek bir malzemeden yapılmışsa (demir, kurşun vb.) bu teknenin rüzgârla yatmasına ters kuvvet uygulayarak hem dengesini sağlayacak hem de daha büyük yelken alanlı tekne kullanmanıza olanak verecektir. Sabit salmalı tekneler genellikle 5-6 metreden büyüktür ve salmaları demir ya da kurşun gibi metallerden yapılmış olurlar. Boyları büyük olduğundan kamaraları olabilir, uzun seyahatlerde kullanabilirsiniz. Boyu 10 metreyi bulduktan sonra üç-dört kişi içerisinde rahatlıkla yaşamaya başlayabilirsiniz. Tekne büyüdükçe genellikle sahip olduğu ekipman da zenginleşir. Bahsettiğim gibi kamara, kamara içerisinde tuvalet, duş, kuzine, yemek masası, içeriden takma sabit motor, ışıklandırma, elektronik gibi bu liste uzar gider. Tabii ki büyüklüğü ve aksesuarlarının zenginliği bütçeyi de yukarılara taşır.
Ekipman arttıkça her birinin ayrı ayrı bakım ihtiyaçları da olur. Hareketli salmalı tekneler sabit salmalı teknelere göre çok daha tepkilidirler. Herhangi bir trim değişikliği, dümen hareketi ya da ekibin pozisyon değiştirmesi, teknenin yatıklığının, yönünün ya da hızının değişimiyle kendini gösterir. Bu sebeple başlangıç, öğrenme dönemi için bence çok daha doğru teknelerdir. Boyları genellikle 2,5 ile 6 metre arasındadır. Salmaları arkaya doğru katlanarak tekne içerisine girebilir (centerboard) ya da dik olarak yukarı doğru çekilebilir (daggerboard). Bu tip teknelerin salmasında yeterli kadar ağırlık olmadığından, insan ağırlığı ve tabii yelkenlerin kontrolü ile dik durur. Kullanıcının hatasıyla ters dönebilir. Daha ufak olduklarından suya da daha yakın olursunuz bu sebeple daha ıslak bir seyahate hazırlıklı olmanız gerekir. Günübirlik kısa mesafe geziler için uygundur.
Genellikle ya motorsuz ya da ufak bir dıştan takma motora sahip olurlar. Vücut ağırlığınızla teknenin dengesini sağlayacağınızdan tekne üzerinde daha çok hareket etmeniz ve çok fazla bir konfor beklememeniz gerekir. Sabit salmalı teknelere göre daha hafif olduklarından üzerlerinde daha az yük bulunur. Salması çekilebildiğinden daha sığ sularda gezebilir, hatta kumsala, bir çekek rampasına yanaşabilirsiniz. Tekneyi kullanmayı düşündüğünüz bölgede rampa var mı bilemiyorum ama maalesef ülkemizde çekek rampası olmayan marinalar bile var. Hareketli salmalı teknenin bir avantajı da bir rampaya yanaşıp römork üzerine alıp, tekneyi kullanmadığınız zaman evinizin bahçesi, otopark gibi bir yerde kolayca muhafaza edebilmesidir.
 
Lisans (Şubat’13)
Bu yıl ilk kez bir ekibe dahil oldum ve yeni sezonda yarışacağım. Hiçbir kulübe bağlı değilim. Yarışlar için lisans almak zorunda mıyım? Bu lisans ne işe yarar? Bir kulübe mi bağlı olarak mı yoksa ferdi olarak mı almam daha iyi olur? İkisinin arasında bir fark var mı? Lisanssız yarışırsam sonucu ne olur? Yanıtınız için çok teşekkürler.
İpek Eren
 
Yeni sezonda yarışmaktan umarım çok keyif alırsınız. Yelken yarışlarına katılabilmek için Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) sporcu lisans, tescil, vize ve transfer talimatı hükümlerine göre lisans alınması gereklidir. Ayrıca yelken yarışlarına katılım için gereken lisansın her yıl federasyona vize ettirilmesi zorunludur. Bu talimata göre lisanssız yarışmanız mümkün değildir. Spor kulüpleri adına kayıtlı olmayan sporcular kendi adlarına ferdi sporcu lisansı alabilirler. İlk lisansını ferdi sporcu olarak çıkaranlar isterlerse herhangi bir sürenin dolmasını beklemeksizin bir kulüp adına lisans çıkarabilirler. Kulübün sporcuya ilişiksiz belgesi vermemesi halinde sporcu, ilişiksiz belgesi bedeli ödemeksizin kulübünden istifa ederek ferdi lisans alabilir. Kulüp adına lisans çıkardıktan sonra ferdi sporculuğa dönen ve tekrar bir kulüp adına lisans çıkartmak isteyen sporcular, ferdi sporcu lisansı almalarından itibaren bir yıl beklemek zorundadırlar.Yarışma bakımından bir kulüp adına ya da ferdi lisansınızın olması arasında bir fark yoktur. Yelken eğitimi aldığınız, üye olduğunuz ya da sempati duyduğunuz bir kulübe başvurup lisans çıkartabilirsiniz. Ama hiçbir kulübe bağlı olmak istemiyorum derseniz ferdi lisans da alabilirsiniz. Yarışmak için iki çeşit lisans vardır:
1) Yarış lisansı: Yelken yarışlarına katılacaklarda aranan ve federasyon tarafından verilen belgedir. Bu lisansa sahip kimseler, Ferdi Kaza Sigortası kapsamında olup lisansın verildiği veya vize edildiği takvim yılı süresince yelken yarışlarına katılma hakkını elde ederler.
2) Geçici Lisans: Sadece bir yarışa katılacaklarda aranacak ve yarış mahallindeki organizatör kulüp tarafından verilecek belgedir.Lisans alabilmek için sporcunun yedi yaşını doldurması gerekir. Başvurular federasyonun İstanbul bürosuna kulüpler tarafından başvuru sahipleri adına topluca veya ferdi sporcular tarafından bizzat başvuru listesi ve federasyonun internet sitesinde belirtilen belgelerle yapılır.Sporcuların yarışlara katılabilmeleri için lisanslarını her yıl vize ettirmeleri zorunludur. Üç yıl üst üste lisanslarını vize ettirmeyen sporcuların lisansları iptal olur. Lisansların vizeleri, onaylandığı takvim yılı sonuna kadar geçerli olduğundan, yarışçılar genellikle sezon başlamadan ocak, şubat ayları içerisinde lisanslarının vize işlemlerini tamamlarlar. Siz de bu sezon yarışacaksanız yarışlar başlamadan önce lisansınızı almanızı tavsiye ederim.
 
 
 
           
SİZ DE SORUN
 İsim
 Telefon
 E-mail
  Soru
 
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

04 Mayıs Çiçek Fırtınası

10 Mayıs Doğu Rüzgârları

16 Mayıs Filiz Kıran Fırtınası

19 Mayıs Kakulya Fırtınası (3 gün)

23 Mayıs Ülker Fırtınası

30 Mayıs Kabak Meltemi (2 gün)

TAKVİM
25
HAZİRAN
BAYK Trio Trofe IV. Ayak
Yer:Bodrum
Tarih:
25
HAZİRAN
TAYK-FARR 40-MAT 1010 Şampiyonası
Yer:Caddebostan/İstanbul
Tarih:25 Mayıs-27 Mayıs
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri