Popüler Konular : Eylül sayısı bayiler... |
Fazlasıyla 'Suda'
Turgay Noyan
5.06.2015
A | a
Fazlasıyla 'Suda'

Marmaris'te inanması zor bir deniz kazası yaşandı. Suda adlı gulet, gündüz gözüyle hem de içinde hepsi bölgeyi avucunun  içi gibi bilen denizciler varken bir sığlığa dokuz oturak çıktı. Kazanın nedeni ise yerinden kaymış bir şamandıraydı...
 




Yerel denizcileri her zaman ilgiyle izlerim. Bazen geçmeyi aklımın ucundan geçiremeyeceğim kadar kıyıya yakın seyreder, bazen de haritada yanından bile geçmemen işaretlenmiş kayaların arasında slalom yaparlar…
Elbette bütün bunların altında yöreyi çok tanımaları, denizin dibini bile gayet iyi bilmeleri yatar. Teknemi kışlamak için Marmaris’e götürdüğümün hemen ertesi günü bir guleti tamamen suya gömülmüş halde çeke çeke getirdiler. Ahşap tekne gırtlağına kadar suya batmasına rağmen kaynamamıştı.
Tekne lift tarafından emniyete alınıp, suları boşaltıldığında altında herhangi bir delik de göremedik. Kayalara sürtünmekten biraz kaplamalar sıyrılmıştı o kadar… Yaşananları bizzat sahibinin ağzından duyduğumda her şeye rağmen teknenin gerçekten de taş gibi olduğuna şahit oldum… Ama Suda’nın yaşadıklarını öğrendiğimde de teknenin şanssızlığına üzülmeden edemedim…
 

Hüseyin Soydan


İşte sahibi Hüseyin Soydan’ın ağzından yaşananlar:
“Artık bizim için sezon bitti sayılır. Bu nedenle arkadaşlarla denize çıktık. Niyetimiz balık tutmak, yazın yorgunluğunu atmaktı. Pazar sabah saat 09:00-09:30 sularıydı. Yılancık Adası’nın batısındaki burnun açığında bir sığlık vardır. Sığlık tam üzerine konmuş ışıklı bir şamandıra ile de işaretlenmiştir. Bu şamandıra ile sahili ortaladın mı derinlik bırak bizim tekneleri, uçak gemisini bile kurtarır…
 
Fethiye istikametine gidiyorduk. Her zaman olduğu gibi aradaki mesafeyi ortaladık. Teknenin üzerinde bayağı da yol vardı. Birdenbire gümbürtü ile birlikte herkes bir tarafa savruldu. Sanki biri bizi torpillemişti. Daha ne olduğunu anlayamadan tekne iskele tarafına küpeşteler suda kalacak şekilde devrildi kaldı. İlk şaşkınlığı atlatamadan içeriye dolan suların sesiyle çarpıldık. Bordadaki lumbozlar açıktı ve oradan içeriye su geliyordu. Hemen herkes bir cama koştu, kapatarak suyu kestik de ama mutfaktaki lumbozlar bütün işi bozdu. Çünkü bunların ağzında dışarıya mutfağı havalandırmak için konulmuş aspiratörler vardı, içerden müdahale edemiyorduk. Dışarıdan da!
Tekne bir tarafa yatmış halde öyle kalakaldı, içine de sular dolmaya devam etti doğal olarak. Gelen su o kadar fazlaydı ki, pompaların yetişmesine de imkan yoktu. 
 
Şaşkınlığımızı atlattıktan sonra ne olduğunu anlamaya çalıştık. İlk anda boş bulunup şamandıranın üzerine çıktık sanmıştım. Aaa bir de baktım şamandıra bizden epeyi açıkta durmuyor mu?
Eğer şamandıra doğru kayanın üzerinde ise biz hangi kayanın üzerine çıktık? Bre aman bu kaya buraya ne zaman geldi?
Bizim kooperatifin diğer teknelerinden yardım istedik. Hepsi kardeşimiz gibidir. Kısa sürede geldiler. Tekneyi içine giren suya rağmen düzeltmeyi başarırsak kurtarabilirdik. Çünkü içerden kontrol edebildiğimiz kadarıyla bir delik görünmüyordu. O nedenle ters taraftan direğe bağladığımız halatla tekneyi çekerek düzeltmeye başladık. Tam düzelir gibi olduğunda direk, üzerindeki yüke dayanamayarak kırıldı…
Tekneyi geriden çekerek kayalardan kurtarma da dahil hemen her şeyi denedik, olmadı. Bu arada bizi kurtarmaya gelen tekneler derinliği ölçerek sığlığın üzerindeki şamandıranın yanına kadar gittiler. Şamandıranın dibinde neredeyse 30 metre su vardı. Hatta bizimkilerden biri ona bağlandı bile!
 
Bu arada Nevzat Esen geldi. Marmaris Limanı’nın kuruluşundan bu yana dalgıcıdır, tam anlamıyla işinin üstadıdır. Nevzat dalarak içeriye su giren lumbozlara kapak çiviledi. Ulaşabildiği yerleri kontrol etti.
Tekneye iki adet büyük motopomp koyduk. Elektriklerini de yardıma gelen Derinsu adlı büyük tekneden veriyorduk. Sular boşalıyor ancak teknede bir hareket görünmüyordu. O darbeyle tekne parampet dibinden açmış, oradan boşalttığımızdan fazlası geliyormuş, onu fark edemedik. Tam anlamıyla çaresiz beklemeye başladık. Tekne dalgaların etkisiyle kayalara sürünüyor, her an ömrümüzden ömür gidiyordu. Gece karanlığında yapacak bir şey kalmadı. Saat 02:00 gibi dolunayın etkisiyle lodos kabarınca sular yükseldi ve tekne geri geri kaydı. Bu iş öylesine çabuk oldu ki aradaki elektrik kablosunu bile çözemedik.
 
Suda’nın başı tamamen sulara gömülmüş kıçı ise havada kalmıştı ve mucize gibi kaynamadan öyle yüzüyordu. Sonra bunun nedenini çok düşündük. Herhalde kıçta hava kalmış olmalı, sezon sonu olduğu için tanklar da boştu, onların etkisi de olabilir.
Gece Hayri Ataşer’e de haber vermiştik. Saros Dalgıç firmasının sahibi Hayri sabah beraberinde bir maçuna ile geldi. Teknenin her tarafına paraşütler bağladı. Bunları kaymaması için hem birbirleri hem de tekne ile irtibatladı. Sonra balonları şişirmeye başladı. Bu işin de son derece düzenli yapılması gerekiyordu. Çünkü tekne düzelirken kıçtaki hava kaçıp birden dibe kaynamasına neden olabilirdi. Neyse ki son derece ustalıkla yapılan bu iş sayesinde tekne güvertesine kadar ortaya çıktı. Maçunayı kullanmamıza gerek bile kalmadı. Deniztur yedekledi, çekerek Marmaris Yat Marina’ya kadar getirdik. Gerisine siz şahit oldunuz. Teknede motor, jeneratör, tüm elektrikli aletler ve elektronikler suya girdi. Ama tekne parampetteki ayrılma hariç taş gibi. Buna bile şükrediyoruz. Haa bu arada bu şamandıranın nasıl yerinde olmadığı ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor. Birileri şamandıranın görevlilerce açığa alındığı bile söylüyorlar. Ne diyeyim bilemiyorum…”

Naviga Aralık 2014
Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

03 Haziran Filizkoparan Fırtınası (3 gün)

10 Haziran Ülker Doğumu (3 gün)

22 Haziran Gündönümü

27 Haziran Kızılerik 

28 Haziran Fırtına (2 gün) 

TAKVİM
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri