Popüler Konular : Kartal istimbotu res... | Sabah kurs, öğleden ... | #gokovahepimizin #gö... | Okyanusta soluk solu... | Aralık sayısı bayile... |
Sualtı-Tarkan Sevinçli
Naviga
A | a
Sualtı-Tarkan Sevinçli  

Sualtı-Tarkan Sevinçli


Dalış malzemeleri teknik servisi ve satışı üzerine çalışan Tarkan Sevinçli,dalış eğitmenliği de yapıyor. 


40 metre üstü dalış (Ekim’13)
Bu yaz dalışa başladım. Birkaç kez 30 metreye kadar daldım. Ancak daha derinleri merak ediyorum. Öğrendiğim kadarıyla 40 metre üstü dalışlar için Trimix eğitmenlerinden alınacak eğitimle özel bir belge almak gerekiyormuş. Nasıl bir eğitim almak, hangi ekipmanı kullanmak gerekir? Trimix nedir? Bilgi verebilirseniz çok memnun olurum.
Teşekkürler, Özkan Sevilen

Sorunuzu cevaplandırmadan önce şu noktayı açıklamam gerekiyor. Türkiye’de profesyonel amaçlı (sanayi dalışı gibi) dalışlar haricinde 30 metreden derine dalış yasaktır. (Yeni başlayanlar için bu sınır 18 metredir). Hâl böyle olunca da insanlar 30 metreden daha derinlerde ne olduğunu düşünmeye başlayıp merak ediyor ve içlerinde daha derine dalmak gibi bir istek beliriyor. Kimileri de aldığı standart eğitim ve malzeme ile bunu yapmaya kalkışıyor ve kazaya sebebiyet veriyor.
30 metreden daha derine dalınır mı? Dalınır. Pekiyi bunu yaparken güvenliğimizi de tam olarak sağlayabilir miyiz? Sağlayabiliriz. Nerede? Türkiye haricinde herhangi bir ülkede. Çünkü bahsettiğimiz gibi Türkiye’de bu tip aktiviteler şu anda yasaktır. Bütün dünyada dalış aktivitesi mağara dalışı, batık dalışı, derin su dalışı, buz altı dalışı, kapalı devre teçhizatlı dalış gibi seçeneklerle çeşitlendirilmiş, eğitim sistemleri oluşturulmuş ve hem dalıcıların ekstrem dalışları daha güvenli bir şekilde yapması sağlanmış hem de sektöre özel malzemeler ve eğitim ile yeni kazanç kapısı yaratılmıştır. Trimix’in kelime anlamı üçlü karışımdır. Yani ağırlıklı olarak nitrojen ve oksijenden oluşan havaya üçüncü bir gazın yani helyumun eklenmesiyle elde edilen gaz karışımıdır. Neden bu gaz karışımı ile dalınır derseniz, hava ile yapacağımız dalışlarda havadaki oksijen oranından dolayı belli bir derinliğe kadar inebiliyoruz. Sınırların dışında bir derinliğe inersek oksijen zehirlenmesi ve sonucunda ölüm vakaları olmaması için, nitrojen narkozu dediğimiz derinlik sarhoşluğundan kurtulabilmek için devreye helyum-oksijen-nitrojen üçlüsünün dalacağımız derinliğe göre hesaplanarak yapılmış karışımları devreye giriyor. Yapacağımız dalışın derinliğine ve tipine göre öngörülen adette tüp kullanıyoruz.İnsanoğlu günümüzde yeterli dalış planlaması, gerekli donanım ve bilgi ve scuba sistemiyle ferdi olarak 300 metre derinliklere kadar inebiliyor. Bunu yapmadan önce ise çok ciddi, 1 santimetrenin bile çok önemli yeri olan bir eğitimden geçiyor. Hangi malzemeleri kullanması gerektiğini öğreniyor. İşin teknik yanı ağır bastığı için belirli bir seviyeye gelmiş olması gerektiğini biliyor ve durumunu gözden geçirerek uygulamaya geçiyor. Ve sonuç olarak da teknik dalışlarda diğer su sporlarına göre yok sayılabilecek kadar az kaza meydana geliyor.
Yukarıdaki konuyla ilgili çok fazla sayısal bilgi vermedim çünkü malumunuz konu daha çok belli bir seviyeye gelmiş dalıcıları ilgilendirdiği için kafa karıştırıcı olabilir. Bu seviyeye gelmiş ve sınırlarını artırmak isteyen dalıcılar ise ihtiyaçları olan eğitimi ve malzemeleri zaten dünya çapında forumlardan elde ettiği bilgiler sonucunda ediniyor ‘su yolunu bulur’ misali. Türkiye’de derin dalışa son yıllarda bir hayli ilgi oluştu ve buna paralel olarak eğitmenler de ortaya çıktı ama sayısı biraz fazla hızlı attı. Bu nedenle eğitim alacaksanız, eğitmeninizin geçmişini ve referanslarını iyi incelemenizi tavsiye ederim. Bu eğitimi verecek eğitmenlerin uzun bir dalış ve eğitmenlik geçmişlerinin olması gerekiyor. Uzun süreden kastımız ise teknik dalış eğitmenliğini en az beş yıldır yapıyor olmak.

PADI ve CMAS farkı (Eylül’13)
Merhaba, Dalışa başlamak istiyorum ancak bir konuda kafam karışık. Birden fazla lisans ismi görüyorum; PADI ve CMAS diye. Bunların arasındaki fark nedir? Hangisini seçmeliyim? Avantajları ve dezavantajları nelerdir? Başka bir lisans var mı? Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Teşekkürler. Cenk Taşkın

Temel olarak PADI ve CMAS arasındaki en belirgin ayrım PADI’nin ABD, CMAS’ın da Avrupa menşeili olmasıdır. PADI profesyonel yöneticileri olan küresel bir şirket, CMAS ise seçimle işbaşına gelen kişilerin yönettiği ve ülke federasyonları ile birlikte çalışan bir kurum olarak faaliyetlerini sürdüregelmişlerdir. Hangisi daha yaygındır ya da hangisi daha geçerlidir gibi soruların cevabını ise ben şahsım adına kurumların Facebook sayfalarından beğenen kişi sayısına bakarak öğreniyorum. Örneğin CMAS’ın 9.000 kişi civarında beğeneni varken bu rakam PADI’de 710.000 kişiye çıkıyor. Bunda PADI’nin belirttiğimiz gibi profesyonel bir şirket olup sosyal medya çalışmalarını yapmasının da etkisi var tabii ki.
Dalışa yeni başlayacak insanların kafalarının karışık olmasının nedeni tabii ki sualtı dünyasına girmenin temel şartının olmazsa olmaz bir eğitim ve olmazsa olmaz malzemelere ihtiyaç duymasıdır. Dalış bir kayak aktivitesi gibi değildir. Kayağa başlarken belki eşinizden dostunuzdan küçük bir yardım alarak devam edebilirsiniz, en kötüsü doğru kaymayı öğrenemeyebilirsiniz ama dalış aktivitesi böyle değildir. Basınç altında hava solumamızdan dolayı eğitimsiz kişiler için hayati tehlikeler barındırır ve bu tehlikeleri bertaraf etmenin tek yolu iyi bir eğitim almaktan geçer. Bu eğitimi de yukarıda belirttiğimiz PADI, CMAS gibi sistemlerin eğitmen brövesine sahip, gerekli yükümlülükleri üstlenebilecek hocalardan alabilirsiniz.Dalışa başlayanlar kurs alacakları yeri genelde çevresindeki insanların daha önce kurs almış oldukları yerler arasından seçerler. Kursa başlayacağınız yer CMAS veya PADI sistemlerinden herhangi birinden eğitim veriyor olabilir. Bunun çok da bir önemi yoktur. Çünkü dalış yapabilmeniz için almak zorunda olduğunuz bir eğitim çizelgesi vardır.
Örneğin bir maske tahliye yapmadan veya hava paylaşımı eğitimi yapmadan hiçbir dalıcı adayı dalışa indirilemez, mümkün değildir. Yapmanız gereken şey sistemin ne olduğunu düşünmekten çok kurs aldığınız okulun Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na kayıtlı olup olmadığını kontrol etmektir. Bunu www.tssf.gov.tr adresine girerek yetki belgesine sahip dalış okulları ve bu okullarda kayıtlı eğitmenleri kontrol ederek yapabilirsiniz. Unutmayın ki kursa başlamadan önce internetten basitçe yapabileceğiniz sorgulamalarla kursta size öğretilmek zorunda olan bilgilerden tutun da hangi dalış bölgelerinin yeni başlayanlar için daha uygun olduğuna kadar birçok bilgiyi edinebilirsiniz. Sonuç olarak toparlamak gerekirse dalışa başlayacaksanız ve kafanızda eğitmenle ve kursla ilgili türlü soru işaretleri varsa o yerden eğitim almayın. Dalış ciddi başlangıç yapılması gereken bir hobidir ve sualtına ilk adımı atacağınız hocanıza yüzde yüz güvenmeniz gereklidir. Şüpheniz varsa bırakın aklınızdaki sorulara tam cevap verebilen, kafanızda şüpheye yer bırakmayan eğitmeni bulana kadar arayın. Sistemin ne olduğundan daha önemli olan nokta budur. Bu iki sistem arasında birini tavsiye etmem gerekirse şöyle ayırabilirim: Dalışı belli tatil programlarında eğlence amaçlı olarak ve en fazla 20 metre derinliklere kadar ineceğiniz bir hobi olarak devam ettirecekseniz PADI veya CMAS’tan bröve almanız fark etmez. Hatta CMAS bröve daha hesaplıya gelebilir. Ama “Dalışa başlayıp ileride daha gelişmiş dalış sistemlerine geçeceğim, eğitmenlik yapmayı da düşünüyorum” derseniz CMAS’ı alın ama yanında muhakkak PADI brövenizi de edinin derim. CMAS, Türkiye’de eğitmenlik yapabilmeniz için mecburi almanız gereken brövedir. Türkiye dışında çalışacaksanız ona da gerek yoktur. PADI ise profesyonel çalışan bir şirket olmasından dolayı kendisini devamlı güncelleyen bir yapıya sahiptir ve bugün örneğin kapalı devre dalış sistemlerinin eğitimlerini üretici firmalarla yaptıkları ortak çalışmalarla eğitmenleri arasında yaygınlaştırmış ve bunların eğitimini sertifikalı olarak devam ettirmektedir. Bu özellik diğer sistemlerde maalesef yoktur, olduğunu iddia edebilecek sistemler de maalesef PADI gibi bilimsel ve eğitime dayalı bir çalışma yapmamaktadır. PADI’den eğitmenlik sertifikasını almış olan eğitmenler kapalı devre sistemlerinden tutun teknik dalış eğitimlerine kadar en güncel eğitimleri alabildikleri için daha geniş bir müşteri potansiyeline ve kazanç imkanına sahiptir ki bu da sektördeki gelecek açısından son derece önemlidir.Bu sistemlerin dışında da dünyada NAUI, BSAC, TDI gibi eğitim sistemleri de mevcuttur ama temel olarak aynı oldukları için en yaygın iki sistem olan CMAS ve PADI üzerinden açıklamaya çalıştım.

Kiralık malzeme güvenli mi? (Ocak’13)
Beş yıldır dalıyorum ancak kiraladığım malzemelerle. Bu, güvenilir bir yöntem mi yoksa kendi malzemlerimi almalı mıyım? İkinci el malzemeler güvenilir mi?
Sevinç Murat

Buna benzer bir soruyu daha önce de almıştık. Bu kez daha detaylı incelemekte fayda var.Bu sorunun cevabına geçmeden önce dalış malzemeleri ile ilgili kısa bir giriş yapmalıyız. Dalış neredeyse tamamıyla malzemeye bağlı bir aktivitedir. En küçüğü olan maskeden başlarsak. Eğer maske kendinize ait değilse su yapabilir. Bütün dalış boyunca maske tahliye işiyle uğraşırsınız ve etrafınızdaki hiçbir şeyi doğru dürüst göremeyeceğinizden dalıştan da zevk alamazsınız. Palet ve patikler de sizin değilse ayağınıza vurabilir, acı çekersiniz ve ağrı yapabilir.
Ayrıca palet düşük performanslı olabilir, böyle bir durumda fazla hava tüketirsiniz. Fazla hava tüketmek dalışın erken bitmesi ve zarar verebilecek nitrojenin fazla tüketilmesi anlamına gelir. Elbise göğüs kafesine baskı yapabilir, nefes almakta zorlanabilirsiniz. Hatta başkalarının kullandığı elbiselerden hepatit virüsünün geçebileceği konusunda yazılmış bilimsel makaleler mevcuttur. Alerjik reaksiyonlar zaten çok yüksek oranda mevcuttur. BC yani denge yeleği size ait değilse dolum-boşaltım ünitesi bakımlı olmayabilir, takılı kalarak hızla yükselmenize sebep olabilir, dolayısıyla büyük bir risktir. Ayrıca BC’nin bedeni uygun olmayabilir, üzerinizde oynayan bir BC’yle suda denge sağlamanız da zor olur. Regülatör hava kaynağımızdır ve en hayati ekipmanımızdır. Kendinize ait olmayan bir regülatörün bakımlı olup olmadığını anlayamazsınız. Bakımsız bir regülatör serbest akışa geçebilir, zor nefes almanıza ve yorgunluğa neden olur, aşırı tüketim yaptırabilir. Bu örneklerden de anlayacağınız üzere dalışı eğlenceli haline getirebilmemiz, kendimize ait malzemelerimizin hijyenik durumuna, bedeninin uygunluğuna ve bakımlarını düzenli yaptırmamıza bağlıdır. Bunlar tamam olduğunda sadece dalışa odaklanabiliriz. Bu bilgiler ışığında, ikinci el dalış malzemesi alırken dikkat etmemiz gerek noktaları şöyle sıralayabiliriz:
Malzemenin dalış okulunda mı yoksa şahsi olarak mı kullanıldığını bilmeliyiz. Dalış okulunda kullanılan malzemeler satılığa çıktığı zaman genelde hurda durumda olurlar.Şahsi kullanılmış ise; bilinen markalardan olmasına dikkat etmeliyiz çünkü dalış malzemeleri kişisel koruyucu donanım grubunda ürünlerdir ve üretimlerinde Avrupa ve ABD’yi kapsayan belli kurallara ve denetimlere tabidir. Özellikle Uzakdoğu’da üretilen CE belgesiz ürünler olmamasına dikkat etmeliyiz.Malzemenin yaşı kadar düzenli bakım yapılıp yapılmadığı da önemlidir. Düzenli bakımı yapılmamış bir regülatör beş yaşına geldiğinde artık deformasyona uğramıştır ve bakımı yapılsa da performans göstermeyebilir. Bunu, o markanın satıldığı yetkili satıcısında malzemeyi veya bakım kayıtlarını kontrol ettirerek öğrenebilirsiniz. Ciddi ithalatçılar genelde bütün bakımların kayıtlarını isim alarak tutar.Elbise, patik gibi ısıtıcı ürünlerde neopren kumaşının durumu önemlidir. Mikronize hava kabarcıklarıyla dolu olan bu kauçuk kumaş eğer kabarcıklarının hepsini veya bir bölümünü yitirmişse ısı tutma özelliğini yitirecek ve işinize yaramayacaktır.Tüp, üzerinde imalat yılı bulunan ve her beş yılda bir hidrostatik testten geçmesi gereken bir malzemedir. Tüp alırken dikkat etmeniz gereken testinin yapılmış olması ve iç temizliğidir. Dışarıdan baktığınızda pırıl pırıl duran bir tüpün içi aşırı halde paslı ve yağlı olabilir. Bunu kontrol edebilmenin yolu tüpün içine sarkıtabileceğiniz bir ışıkla göz kontrolüdür. Temiz de olsa 20 yaşından eski tüp almamaya dikkat etmelisiniz.

 
           
SİZ DE SORUN
 İsim
 Telefon
 E-mail
  Soru
 
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

03 Aralık Fırtına

06 Aralık Kuzey Rüzgârları

10 Aralık Karakış (Kıran Geçiren)

16 Aralık Fırtına

18 Aralık Zemheri (Gün Dönümü)

19 Aralık Zemheri (Gün Dönümü)

28 Aralık Şiddetli Rüzgâr (2 gün)

TAKVİM
15
ARALIK
TAYK-Sonbahar Kupası III
Yer:İstanbul
Tarih:15 Aralık
15
ARALIK
AYK-EAYK Çeşme Marina Kupası (2018 Güz Trofesi 3. Ayak)
Yer:
Tarih:15 Aralık - 16 Aralık
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri