Popüler Konular : Kartal istimbotu res... | Sabah kurs, öğleden ... | #gokovahepimizin #gö... | Okyanusta soluk solu... | Aralık sayısı bayile... |
Tekne genel bakımı-Burak Algon
Naviga
A | a
Tekne genel bakımı-Burak Algon   Tekne Genel Bakımı

Tekne genel bakımı-Burak Algon


Algomar Yat Üretim İşletmesi, Algomar Yat Servis. 27 yıldır bu işi yapan Algon, tekne genel bakımıyla ilgili sorularınızı yanıtlıyor.


Manuel ya da elektrikli tuvalet
Merhabalar, 9,5 metrelik bir balıkçı teknem var. Teknemde bulunan manuel tuvalet alt tarafından su sızdırıyor. Ben de tuvaleti komple değiştirmeye karar verdim. Ama hazır değiştirirken aklıma şu soru takıldı: Tuvaleti elektrikli mi yapsam yoksa yine manuel pompalı mı? Hangisi daha avantajlı? Dezavantajları var mı? Hangisini önerirsiniz?
Tunç Seyitoğlu
 
Sorunun cevabını rahatlık ve maddiyatla doğru orantılı olarak yanıtlayabiliriz.Piyasada bulunan markaların genellikle dört veya beş modeli bulunuyor. Bu modellerin esas amacı tuvalet ihtiyacımızı gidermektir.Fiyatları yükseldikçe bizlere yani tuvalet kullanıcılarına daha fazla hizmet ve kolaylık sağlıyor.Mesela; normal manuel tuvaletlerde sifon olarak yanda bulunan sifon kolunu kullanırız.Elektrikli sessiz seri tuvaletlerde ise tek düğmeyle tek operasyonda iş halledilebilir. Elektrikli flush tuvaletlerde sessizlik ön plana alınıp dört farklı yıkama ve sifonlama seçeneği sunuluyor.Lite flush tuvaletlerde ise öne çıkan en belirgin özellik iki yönlü ayak şalteriyle ilk seferde içeri su alma ikinci seferde ise suyu tahliye etmesidir. Eğer bu modele duvar kumanda panel kiti bağlanırsa çok işlevsel tuvalet içi yıkama ve boşaltım versiyonları oluşur. Elektrikli tuvalet modelleri manuel tuvalet modellerine göre sadece az su kullanımı sağlar. Ancak burada kullandığımız su deniz suyu olduğundan pek bir fark yaratmaz. Teknemizin tatlı suyundan kullanıyor olsaydık gözüm kapalı elektrikli tuvaleti tercih ederdim.Bunun yanında elektrikli tuvaletler, manuel tuvaletlerdeki sifonu dört kere yukarı aşağı elle indirip kaldırma işini de ortadan kaldırır. Her tuvalet modelinde olduğu gibi teknede de tuvalet içine kağıt attığımız zaman tıkanıklıklar meydana gelmektedir. Ve teknik olarak her modelin yapmış olduğu işlev belli olup yukarıda da belirttiğim gibi fiyatları yükseldikçe kataloglarda yazan rahatlıkları ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak tuvalet seçimi kişisel tercihe göre değişir. Ancak benim fikrimi soracak olursanız, ben kollu manuel tuvalet alırdım.İyi seyirler.
 
Vinç tamiri (Temmuz’13)
Merhaba, 35 feet ahşap bir teknem var. Kokpit yan duvarları güverteden 11 santimetre yüksek. Geçen günlerde vincin yerinden oynamaya başladığını fark ettim. Bunu ben tamir edebilir miyim? Nasıl yapabilirim? Benim yaptığım yeterince sağlam olur mu?
Gökhan Yenice
 
Ahşap teknelerin bakımları zordur fakat iyi bakımlı ahşap bir tekne de biblo gibi denizin üzerinde süzülür. Teknenizde bağlı olan vinç, kokpit duvarları yüksek olduğundan büyük ihtimalle bir takozun üzerine monte edilmiştir. Eğer vinç yerinden oynuyorsa aklımıza iki ihtimal gelir. Birincisi -ki bunu hiç düşünmek bile istemeyiz- vinç takozun üzerine monte edilirken kullanılan ve trifon diye tabir ettiğimiz somunsuz büyük dişli vidaların zaman içinde gevşeme yapmasıdır. İkinci ihtimal ise ahşap takozun zaman içinde içten çürüme yapıp civatalarının gevşemesidir. Bu her iki ihtimalde de mutlaka takozları değiştirmeniz gerekir. Burada öncelikle söylememiz gereken, takozların yenisini yaparken ağacı bütün olarak kullanırsak kısa süre içinde ahşabın çatlama yapacağıdır. Uzun ömürlü olması için mutlaka parçalı olarak küçük bir laminasyon işlemi yapmanız gerekir. Bu işlemi yaparken albenili olması için iki farklı ağaç türü kullanabilirsiniz. Bunun için ahşap satan bir dükkanda ya da bir marangoz atölyesinde, vincin alt taban ölçüsünden 6-7 santimetre daha büyük (kokpit duvarlarının düz olduğunu düşünüyoruz), iki adet maun ve iki adet meşe ağacından 3’er santimetre kalınlığında daire seklinde parça kestirelim. Kestirdiğimiz bu yuvarlak ahşapların bir tarafını kokpit duvarına düz yapışacak şekilde tesfiye edelim. Ahşap parçaların yüzeylerini zımparayla temizleyip iyice düzleştirelim. Deniz malzemesi dükkanından tüplerde satılan çift kompenantlı epoksi yapıştırıcı alalım. Üç adet de marangozların iki malzemeyi sıkmak için kullandığı ve işkence diye anılan aletten edinelim. Karıştırdığımız epoksiyi, kokpit duvarına uygun hale getirip yüzeylerini temizlediğimiz ahşapların yüzeylerine ince bir tabaka halinde sürelim. Ahşap parçaları sırasıyla maun-meşe-maun-meşe olarak üst üste dizelim ve tam olarak üst üste gelecek şekilde işkenceler vasıtasıyla sıkıştırın. Sıkıştırdığımız malzemeyi, normal hava şartlarında 12 saat bekletelim. İşkenceleri açtıktan sonra elinizde lamine edilmiş bir takoz olur. Takozun yanlarından çıkan epoksileri kalın bir zımpara ile temizleyip daha sonra ince bir zımparayla son temizliğini yapın. Vincimizi takozumuzun üzerine oturtup bağlantı deliklerini delin. Tekne içine takviye amaçlı bağlayacağımız paslanmaz tabanı da takoz genişliğinde hazırladıktan sonra takoz ve güverte arasına Sika 292 sıkıp montajını yapın. Fazlalığı temizledikten sonra takozu yat verniği ile en az beş kat vernikleyin. Son görüntü olarak karşımıza çift renk parlayan ve lamine yapıldığından çok sağlam bir vinç takozumuz olur.
 
Irgat seçimi (Mayıs’13)
Merhaba, Size birkaç sorum olacak. 1986 model, 8 metrelik bir Gib’Sea 76 teknem var. Elektrikli bir ırgat monte etmek istiyorum. Ancak hangi tip ırgatın uygun olacağına bir türlü karar veremedim. Yatay mı yoksa dikey bir elektrikli ırgat mı almalıyım? Zinciri sakladığım üçgen saklama alanı aslında oldukça ferah ve şu an için yeterli. En derin noktası 20 santimetreyi buluyor. Zincir saklama alanıyla zincir yuvasının arasındaki mesafe ise sadece 30 santimetre. Dolayısıyla ırgatı yerleştirebilmek için bu alanı genişletmem ve güçlendirmem, saklama alanında bazı değişiklikler yapmam gerekebilir. Bir seçeneğim de ırgatı, dolabın arka kısmına yerleştirmek olabilir. Eğer bu yolu tercih edersem saklama alanının zincir yuvasından uzaklığı yaklaşık 1 metre olur. Sizce yeni bir alan açmalı mıyım?Ayrıca şu an elimde bulunan zincirin yarısı 6 yarısı da 8 milimetre ebadında. Elektrikli ırgata geçersem değiştirmem gerekecek diye düşünüyorum. 8 metre boyunda ve yaklaşık 1.900 kilogram ağırlığında bir tekne için en uygun zincir hangisi? Bir de teknemde sadece bir akü var. Bu elektrikli ırgat için yeterli midir, yoksa ikinci bir akü almam gerekir mi?
Emin Özyürek
 
Dikey ırgatlar, bu donanıma sıklıkla ihtiyaç duyan küçük tekneler için oldukça avantajlı olsa da genelde düşük profillidirler. Aynı zamanda güverte altında daha çok alana ihtiyaç duyarlar. Yatay ırgatlar zinciri koyacağınız alan dar ise çok avantajlıdır. Yukarıda verdiğiniz bilgilerden yola çıkarak size yatay ırgat kullanmanızı tavsiye ederiz. Hangi ırgat türünü seçerseniz seçin, en önemli unsur zinciri saklayacağınız alanın derinliğidir. Verdiğiniz ölçü gösteriyor ki teknenizde bu alan yeterince derin değil. Elektrikli bir ırgat için bu alanın en az 30 santimetre derinliğinde olması gerekir. Dolayısıyla benim önerim sizin de ikinci alternatifiniz olan ırgat ve zincir için saklama bölmesinin arka kısmına yeni bir alan açmanız. Bunun için alanı sintineye doğru biraz daha derinleştirmeniz gerekir. Böylece ırgatı çalıştırıp zinciri rahatlıkla salabilir ya da içeri toplayabilirsiniz. Sintineye doğru genişleteceğiniz zincirliğin sintine ile kesinlikle temas etmemesi gerekir. Zincirlik büyüdükten sonra ırgatı daha arkaya koymanız, daha efektif bir çalışma alanı sağlar. Ancak ırgat arkaya geldiğinde, ırgat bağlama yerini muhtemelen alttan da sağlamlaştırmanız gerekir.Zincirin ebatlarına gelince... 6 milimetrelik zincir, 8 metre boyundaki ve 1.900 kilogram ağırlığındaki bir tekne için gayet yeterlidir. Tabii bu yeterlilik demirlerken derinliğe göre zincire verilecek kaloma ve kullanılan doğru çıpa ile orantılı olacaktır. Yedek olarak da 50 metre halat ucuna 5 metre zincir ve çıpayı da teknenizde bulundurmanızı tavsiye ederiz.Sadece bu iş için bir akü bulundurabilirsiniz tabii ancak bu durumda ırgatı çalıştıracağınız zaman motorunuzun da çalışır durumda olması gerekli. Aksi taktirde akünüz biter. Teknelerde genellikle motor ve servis olarak iki ayrı akü bulunması gereklidir. Ve bu aküleri ayıran bir akü anahtarına bağlanması güvenliğiniz için önemlidir.
 
Epoksi uygulama (Nisan’13)
2004 model Fransız yapım fiberglas katamaran tekneme ozmoza karşı tedbir amacıyla Mayıs 2012’de West Epoxy System ile Barrier Coat uygulaması yaptırdım. İşlem esnasında zehirli sökücülerle mevcut zehirliler temizlenerek jelkota kadar inildi, sonra gövde tertemiz yeni tekne altı gibi çıktı. Nem ölçümü yapıldı, değerler uygun görülünce West Epoxy 105 ile 206 sertleştirici, sonra da epoksi reçine ile beyaz toz karışımı yapıldı. Üstüne iki kat epoksi zehirli astarı uygulandı ve bu işlem beni tatmin etti. Teknenin her bölgesinde nem ölçümü yapıldı. Karaya çekildikten sonra bir hafta içinde sorun yoktu. Ancak denize indikten iki ay sonra ultrasonik koruma sistemine ait thruster’ın altında (2,5 çap) 1 santimetrelik Barrier Coat’ta kabarma gördüm ve zehirlide çıkmış bembeyaz epoksi görünüyordu. Orası tüm sezon bembeyazdı, yosun bile tutmadı. Bu sene teknemi karaya almayı planlamıyorum muhtemelen thruster’ın olduğu yerde epoksi öncesi çok az nem kaldı. Sistem tüm sezon günde beş saat ara vererek 19 saat çalışıyor. Epoksi esneyerek kabardığından delik yok. Bu yıl müdahale etmeyi düşünmüyorum, siz ne dersiniz?
Mehmet Cömert
 
İnsanoğlu malzemelerini ve araçlarını doğa koşullarından korumak için devamlı araştırma ve geliştirme çalışmaları yapar. Her geçen gün yeni malzemeler geliştirir ve zaman içinde yapılan her malzeme ömür olarak bir öncekine göre daha uzun olur. Ama buna rağmen hiçbir malzemenin doğa koşullarına %100 mukavemeti yoktur. Belli bir zaman içinde mutlaka yenilemek, tamir etmek, korumak veya ömrünü uzatmak için belli uygulamalar yapmamız gerekir.Daha önceki sayılarımızda işlediğimiz ozmoz bizlerin, teknesi olan denizcilerin korkulu rüyasıdır. Ozmozun bir başka adı da tekne kanseridir. Yapım malzemeleri geliştikçe ozmozun ortaya çıkması daha uzun zaman zarfında olmaktadır. Ozmozu kısaca açıklarsak, bir takım koşullardan dolayı elyafa tuzlu suyun ulaşması ve katlarının arasına sızmasıyla beraber çürüme yapmasıdır. Bütün denizcilerin çekindiği bu hastalık tamir edilebilir. Ancak hastalığın yaygınlığına bağlı olarak zaman ve maliyet yükselir. Tamir aşamasında eksik yapılan bir işlem hastalığın tekrar etmesine sebep olur. Ve harcanan emek ile masraf da boşa gitmiş olur. Çok bilinen atasözümüzü biraz değiştirip “Teknemizi sağlam babaya bağlayalım” diyerek belli zamanlarda ozmoz önleyici bakımlar yaptırmamız gerektiğini vurgulayalım. Günümüzde hemen hemen her markanın ozmoz tamir ve önleyici ürünleri bulunur. Bu ürünleri kullanırken en önemli unsurlar yüzeyin temiz olması ve hava şartlarına göre kullanılan malzemelerin kuruma süresidir. Yüzeyde kalabilecek yağ benzeri malzemeler, kısa zaman sonra kullanılan koruyucu maddelerin yüzeye yapışmayıp kabarıp dökülmesine neden olur. Veya kat aralarında bulunan suyun tam manasıyla kurutulmaması aynı yerlerin tekrar kabarmasına yol açar. Kullanılan malzemelerin kuruma zamanlarından önce ikinci kata geçilmesi veya zamanlarının geçirilip zımpara yapılmadan işleme devam edilmesi malzemelerin birbirine tam olarak yapışmasını engelleyerek kabarmasına sebep olur.Anlattığınıza göre teknenize yapılan ozmoz bakımı sırasıyla ve sizin de içinize sinerek yapılmış. Teknenizde bulunan ultrasonik sistemin de üç senedir çalıştığını belirtiyorsunuz. Fakat bu son yapılan bakım işleminden sonra thruster’ların etrafında oluşan kabarcıklar, yapılan işlemin mutlaka eksik bir yerinin olduğunu göstermektedir. İşlemler sırasında gözden kaçan bir aşamayı veya zamanlama hatasını thruster’ların yaymış olduğu sıcaklık tetiklemiştir. İşlemde yapılmış olabilecek eksikleri şöyle sıralayabilirim:
Nem ölçümünde hata, epoksi reçinenin kuruma süresinden önce üzerine başka katların yapılması, epoksi reçinenin sürülmesinden ve kurumasından sonra ikinci katı uygulamadan önce yüzey hazırlaması için yapılan zımparanın ardından parlak satıhların kalması. Ve bu parlak satıhlar üzerine ikinci kat yapılması.
Bu eksikler sonucunda yukarıda belirttiğimiz gibi thruster’ların sıcaklığı hatayı tetiklemiş ve hızlandırmıştır. Eğer söylediğiniz bu kabarcıkta herhangi bir şekilde delik, çatlak ya da kırılma oluşursa sizin fark etmeniz çok zor olacaktır. İçeriye işleyen su başka yönlerde yürüyeceğinden zaman içinde siz farkında olmadan çoğu yeri kabartacak ve yaptığınız korumanın bozulmasına sebep olacaktır. Bizim size tavsiyemiz daha sonra keşke dememek için tekneyi karaya alıp bölgesel tamir yapmanız. Kabarcığı tamamen temizleyip etrafındaki sağlam bölgeyi de en az 5 santimetre daha katmanlı olarak açmanız. Böylece yapılacak tamirin her kata uygulanmasını sağlarsınız.
 
           
SİZ DE SORUN
 İsim
 Telefon
 E-mail
  Soru
 
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

03 Aralık Fırtına

06 Aralık Kuzey Rüzgârları

10 Aralık Karakış (Kıran Geçiren)

16 Aralık Fırtına

18 Aralık Zemheri (Gün Dönümü)

19 Aralık Zemheri (Gün Dönümü)

28 Aralık Şiddetli Rüzgâr (2 gün)

TAKVİM
15
ARALIK
TAYK-Sonbahar Kupası III
Yer:İstanbul
Tarih:15 Aralık
15
ARALIK
AYK-EAYK Çeşme Marina Kupası (2018 Güz Trofesi 3. Ayak)
Yer:
Tarih:15 Aralık - 16 Aralık
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri