Yeşilci mavi
Naviga
1.01.2016
A | a
Yeşilci mavi

Denizleri korumada bizlere çok büyük pay düşüyor. Elbette hepsi bildiğimiz, duyduğumuz şeyler. Ancak üzerine tekrar tekrar konuşmakta fayda var. Mavilikleri korumak adına alabileceğimiz basit önlemleri bir kez daha anımsatalım. 
YAZI: ŞULE KAYA

Dünyada plastik üretiminin 1975’ten bu yana 350 milyon tonu geçtiğini biliyor muydunuz? Ya da Pasifik Okyanusu’nda planktonun 100 katı plastik atık yüzdüğünü, kutuplarda bile plastik parçalarına rastlandığını, hatta deniz kuşlarının % 90’ının midesinde bulunduğunu duymuş muydunuz? Pekiyi ya okyanus, nehir ve gölleri kirleten yakıtın %12’sinin tekne ve gemilerdeki sızıntılardan kaynaklandığını...

1856’da İngiliz bilim insanı Alexander Parkes tarafından bulunduğunda dayanıklılığından ötürü ‘devrim’ niteliğinde kabul edilen plastik bugün doğanın başına fena halde dert olmuş durumda. Özellikle de devrim yaratmasına neden olan dayanıklılığı sebebiyle. Mesele sadece plastik değil elbette. Bugün çevre kirliliğine yol açan, doğal yaşamı katleden pek çok unsur var hayatımızda. 

Biz denizciler, hepimiz tertemiz sularda seyir yapmayı severiz. Yüzlerce balık türünün cirit attığı, berrak sularda yüzmek, dalmak ya da sadece izlemek isteriz. Tüm bunları istiyoruz da, yuvamız gördüğümüz denizleri temiz tutmak için ne kadar çaba harcıyoruz? Hiç kuşkusuz mavilikleri korurken denizde en çok vakit geçiren bizlere çok büyük pay düşüyor. Teknede bulunduğunuz sürece yapacağınız küçük değişikliklerle büyük farklar yaratılmasına katkıda bulunabilirsiniz. Word Sailing (ya da bildiğimiz eski adıyla ISAF) tarafından yayınlanan bir listede çevreci bir denizci olmanın yolu üç kuraldan geçiyor: Azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür. Bunların uygulamasına gelince...

 

Plastik sorunsalı

Yazının girişinde de bahsettiğimiz gibi artık kafamızı nereye çevirseniz plastik poşet görüyoruz. Çekmecelerin içi, raflar, sokaklar, çöplükler, denizler... Denizde başıboş dolaşan onca poşeti toplamak imkansız elbette. Ama en hiç olmazsa azaltılmasına katkıda bulunmak mümkün. Dolayısıyla daha az naylon poşet kullanmayı alışkanlık edinin. Tekneye alışveriş yaparken marketten, en az miktarda poşetle çıkın. Mümkünse hiç almayın, satın aldıklarınızı bez bir çantayla taşıyın. Kullanmak zorunda olduğunuz bir poşeti hemen atmayın, yıkadıktan sonra dayanabildiği yere kadar kullanmaya devam edin. Teknede kolaylık olsun diye tek kullanımlık plastik bardak, tabak, çatal vs. yerine sürekli kullanılabilecekleri tercih edin.  

Denizciler becerikli insanlardır. Yaratıcılığınızı kullanın ve mümkün olan her şeyi birkaç kez kullanmaya çalışın. Mesela bir pet şişeyi boşaldığında atmak yerine başka bir şeyle doldurun. Ya da en iyisi tek kullanımlık olmayan sıvı kapları kullanın. Geri dönüştürülebilir atıkları diğer çöplerle karıştırmayın. Başka bir yerde ayırın ve bir geri dönüşüm kutusuna atın. Evet biliyoruz Türkiye’de bu kutuları bulmak maalesef hiç kolay değil, sabırlı olmanız gerekiyor. Bir tane bulana kadar biriktirin. 

Denize kesinlikle ve kesinlikle hiçbir şey atmayın. Atacağınız her şey, özellikle de plastik olanlar belki de bir deniz canlısının ölümüne sebep olacak. Bu nedenle tekneniz bağlanana kadar bütün çöpleri biriktirin, karaya çıkınca konteynırlara atın.  

 

Yakıt sızıntıları

Az önce söylemiştik tekne ve gemilerden sızan yakıtlar deniz kirliliğinde önemli bir paya sahip. Motorun yağ sızdırmasının önüne geçmek için yapmanız gereken en önemli şey bakımını kesinlikle ihmal etmemek. Bakımı yapılmış motor yakıt sızdırmaz, denizleri de kirletmez. Ayrıca yakıt kaçağı ihtimaline karşı sintineye emici bir bez ya da sünger koyabilir, sonra da onu çevreye zarar vermeyecek şekilde yok edebilirsiniz. Depoya yakıt alırken de suya sızmamasına dikkat edin. Sızıntıyı engellemek için huni ya da emici maddeler kullanabilirsiniz. Ayrıca yakıt tankınızı kesinlikle ağzına kadar doldurmayın. Göstergenin işaret ettiği ‘maksimum’ seviyede doldurmanız yeterli.

Neyse ki yeni yakıt enjeksiyon sistemleri ve dört zamanlı motorlar sayesinde hem yakıt sızıntıları hem de atmosfere salınan karbon miktarı azaltıldı. Zira iki zamanlı motorlarda kullanılan yakıtın % 30’unun denize sızdığı belirtiliyor. Dolayısıyla motorunuzu seçerken karbon salınım değerlerine dikkat edin. 

 

‘Zehir’li boya!

Zehirli boya tekneye dost ancak doğaya düşman bir uygulamadır. Zehirli boya teknenin gövdesinde mikroorganizmaların oluşumunu engeller, bunu da içeriğindeki zehirli ve kimyasal maddelerle sağlar. Dolayısıyla bilinçsiz ve dikkatsiz bir şekilde uygulanması çevreye ciddi zararlar verir. Bu işlem sırasında çevreye dikkatli olmanızı sağlayacak iki öneri bulunuyor: 

Teknenin altına zehirli sürmeden önce eskisini kazımanız gerektiğini biliyorsunuz. Kazıdığınızda dökülen boya artıklarının serbest bir şekilde etrafa uçuşmasına izin vermeyin ve altına yayacağınız bir örtünün üzerinde toplayarak uygun bir şekilde imha edin. Böylece zehirli maddenin deniz canlılarıyla temas etmesinin önüne geçebilirsiniz. Zehirli boyanın içeriğindeki toksinler ve ağır metaller özellikle deniz dibindeki kirliliğin en önemli sebeplerinden biri. Ve daha da önemlisi bu zehir, besin zinciri aracılığıyla yayılır. Dolayısıyla zehirli boya sonucu oluşacak kirliliğin ucu size de dokunacaktır. 

Bu maddeler sadece deniz canlıları için değil, insanlar için de son derece tehlikeli. Bu maddeleri solumanız ya da gözünüze kaçması sonucu ciddi rahatsızlıklara yol açar. Zehirli boya yaparken gözlerinize kaçmasını, solumanızı engellemek için maske takın, cildinizle temas etmemesi için eldiven ve özel tulum giyin. Çevre koruma konusunda daha radikal fikirlere sahip kişiler teknenin altına zehirli boya yerine herhangi bir boya uygulayıp, üzerine koruyucu madde sürülmesini tavsiye ediyor. Tabii bu sürekli alt temizliği anlamına geliyor, tercih sizin. Bu arada eğer teknenizi karada tutuyorsanız zehirli boyaya da ihtiyacınız yok demektir. Tekneniz karadaysa sadece koruyucu cila sürmeniz yeterli olacaktır.

Tüm bunların dışında dikkat etmeniz gereken en önemli şeylerden biri de doğal yaşam alanındaki canlılara zarar vermemek. Her türlü tüylü, kürklü ve yüzgeçli dostumuzu rahat bırakın, yaşam alanlarına saygı gösterin. Onlara gereğinden fazla yaklaşmayın, beslemeye çalışmayın, dokunmayın, aniden yaklaşarak korkutmayın. Denizlerin bize değil, onlara ait olduğunu aklınızdan çıkarmayın.