Büyük patron liderliği bırakmıyor
Naviga
2.12.2016
A | a
Büyük patron liderliği bırakmıyor

6 Kasım'da start alan ve dünyanın en zor açık deniz yelken yarışı Vendee Globe'da İngiliz yelkenci Alex Thomson liderliği elinden bırakmıyor. Hiç durmadan ve yardım almadan tek başına yelkenli tekneyle dünyanın çevresini dolaşan yelkenciler 26 günü geride bıraktı. 29 tekneden 25'i yarışa devam ederken Alex Thomson'ın en yakın rakibiyle arasında 17 deniz mili var.
Daha önceki yıllarda kazandığı başarılarla olduğu kadar yaşadığı talihsizliklerde de sık sık Naviga'da yer verdiğimiz Thomson'ın röportajlarından sizler için bir derleme yaptık.
*********
Açık deniz solo yarışçılığını tek başına yapılabilen ender ekstrem sporlardan biri olduğu için sevdiğini belirten Thomson, “Doğa insana göre daha zor öngörülen bir şey. Yaptığınız teknenin büyüklüğünün hiçbir önemi yok. Karayı terk ettiğiniz an insan ırkının evrende ne kadar küçük olduğunu anlıyorsunuz. Her yeni yarışa başladığımda risklerin de farkındayım” diyor. Thomson, solo yarışçılık için düzenli spor yapıyor ancak onun için en önemlisi aldığı psikolojik destek. Tek başına yarıştığında kişinin çok daha fazla hassaslaşabildiğini söyleyen Thomson şöyle devam ediyor: “Bana göre solo yarışlar gerçek anlamda bir zeka oyunu. Zaten bu yarışlarda en büyük problem de duygusal açıdan oluyor. Mesela yarış süresince bize pozisyon raporları geliyor. Eğer çok kötüyse depresyona giriyorum. Tam tersi çok iyiyse bu kez rehavete kapılıp yanlışlar yapabiliyorum.”Alex Thomson ve Hugo Boss 13 senelik işbirliğiyle spor dünyasında pek rastlanmayan türden bir projenin örneğini sergiliyor. Alex Thomson bu birlikteliğin sırrını ‘DNA’ların uyuşması olarak özetliyor.

Hugo Boss ile yıllardır devam eden, eşine az rastlanır bir kampanya sürdürüyorsunuz...
Evet, bu konuda çok şanslıyız. Ne yapmak istediğimizi anlayan ve destekleyen bir sponsorumuz var. Biz de onların ne yapmak istediğini anlıyor ve destekliyoruz. Bir nevi birbirinin içine girmiş bulunması zor bir ilişkimiz var.

Siz, ‘hırs küpü yalnız bir yelkenci’ olarak tanınıyorsunuz. İki kişi ya da daha kalabalıkla yarışırken onlarda ne gibi özellikler arıyorsunuz?
Yalnız seyirlerde, her rüzgârın ustası olmanız gerekiyor. Aylarca kendi kendinize yetebilmelisiniz; tekneyi yürütmeli, navigasyon yapmalı, tamiratlarla başa çıkmalı ve hayati kararlar almayı bilmelisiniz. Bunlarla başa çıkabilmek
için de etrafınızda birçok uzman olmalı ki onlardan öğrenin, bir bütün olun. Yani tek başına olmak için de, önce ekip olmak gerekiyor. Birlikte yarışacaklar için yine aynı şey söz konusu. İyi yarışçı özellikleri olması tabii ki önemli ancak onlarla üç ay denizde geçireceksem, espri yeteneği ve aynı hayat görüşüne sahip olmak da iyi olabilir!
 
Yalnız yarışmanın en zor kısmı nedir?
Yalnızlık... Elektronik postalar, uydu telefonları, skype ile dünyanın her yeriyle istediğiniz zaman iletişim kurabilseniz bile hiçbir zaman yanınızda birinin olmasıyla aynı şey olmaz. İki kişi yarışırken, korktuğunuzda ya da yalnız hissettiğinizde yanınızdakinin gözlerine bakmak o kadar güven tazeleyen bir histir ki anlatamam. Aynı şeyler onun için de geçerlidir. İkinci bir insanın yokluğu tek başına yelken yapmanın en zor kısmıdır.

Kendinizi yetersiz hissettiğiniz anlar oluyor mu? Bu hisle nasıl başa çıkıyorsunuz?
Kesinlikle bazı günler verdiğiniz kararın iyi olup olmadığını bilmezsiniz ya da çok yorgun olup kendinize olan güveninizi kaybedersiniz. Ancak yaptığınız seçim ne olursa olsun geri dönüşü yoktur, devam etmek zorundasınızdır ve bu şekilde kendinize inanmayı öğrenirsiniz.

2006'da Velux 5 Oceans yarışı sırasında Güney Okyanusu’nda Hugo Boss’u terk ettiğiniz gün başa çıkmak zorunda olduğunuz en kötü duygu neydi?
Hayatımın en kötü günüydü o... Onu öylece bırakıp gitmek... O benim evim, ekmeğim, yol arkadaşım ve işimdi. Onu terk etmek zorunda kaldığım günü hiç unutmayacağım...

Yaşadığınız onca talihsizlikten sonra şansa inancınız kaldı mı? Şans faktörü açık deniz yelkenciliğinde ne kadar rol alıyor?
Şans hayatın her alanında olduğu gibi açık deniz yarışçılığında da var ancak bizde % 50’nin üzerinde etkiye sahip. En azından ben bunu acı yollardan öğrendim. Sonuçta doğaya karşı kazanamazsınız ama biz denemeye devam ediyoruz. Nice iyi hazırlanmış tekneler, skipper’lar finişe ulaşamazken, tecrübesi daha az olanlar dereceye girebiliyor.

2008 Vendee Globe startına haftalar kala bir çarpışma yüzünden büyük hasar aldınız. Bu yaşadığınız talihsizliklerden sadece biri. Hedeflerinizi belirlerken esneklik payı koyuyor musunuz artık?
Belli bir oranda evet. Hayat bana tuhaf oyunlar oynayabiliyor. Ben de hayata karşı devamlı yeni taktikler geliştiriyorum.