Büyük patron geliyor
Naviga
5.08.2015
A | a
Büyük patron geliyor

Hugo boss’un dümencisi alex thomson haziranda teknesi hugo boss 99 ile istanbul’a geliyor. “hayat bana tuhaf oyunlar oynayabiliyor. Ben de ona karşı devamlı yeni taktikler geliştiriyorum” diyen ingilizlerin asi ve sınırları zorlayan ‘solo’ yelkencisi, yakasını bırakmayan şanssızlıklara meydan okuyor.
Yazı: Tûba Noyan
 

İngilizlerin medarı iftharı Alex Thomson son dönemlerde başarılarıyla değil, yaşadığı talihsizlikler ile gündeme geliyor. Oysa Hugo Boss’un kesintisiz destek rüzgârını arkasına alan Thomson’ın başarı tablosu kabarık. 2003 Transat Jacques Vabre’da 2.’lik, 2003 Atlantic Challenge’da 3.’lük ve 24 saat solo tek gövde rekoru, 1999 Clipper Round The World Race’deki 1.liği ile uzayıp giden bir listeye sahip.

Sonra kader tatsız yüzünü göstermeye karar verir. Ve aksilikler 37 yaşındaki yelkencinin 2006 yılında Velux 5 Oceans Yarışı sırasında Güney Okyanusu’nda teknesi Hugo Boss’u terk etmek zorunda kalmasıyla başlar. Onun imdadına yetişen ise vatandaşı Mike Golding olur, Thomson zorlu bir harekat ile Güney Afrika’nın 1.000 mil açığında Golding’i teknesine geçmeyi başarır. Ancak kader bu defa ikisini birlikte gafil avlar ve Golding’in teknesinin direği kırılır. Güney Afrika’ya ulaştıktan sonra eğilip ‘pontonu’ öpen Thomson’ın o fotoğrafı aslında bize çok şey anlatmaya yeter. 

Yıl 2008 olduğunda İngiliz yelkenci Vendee Globe’a yepyeni teknesi Hugo Boss II ile katılacağını açıklar. Son hazırlıkları bitirmek ve start almak üzere teknesini Les Sables d’Olonne’a götürürken, alacakaranlık bir sabahta nerden geldiği belli olmayan bir balıkçı teknesi ile çarpışır. Tekne delinir, direği kırılır... Büyük uğraşlar sonunda teknesini starta yetiştirir. Ancak starttan bir gün sonra yapısal bir sorundan dolayı tekne su almaya başlar. Thomson bir kez daha canını kurtarmak için parkura veda eder.

Onu en kötü günlerinde yalnız bırakmayan Hugo Boss ile tüm bu olayları geride bırakıp ufka yeniden ümitle bakan Thomson, 2010’nun son günü start alacak olan Barcelona World Race’e gireceğini açıklar. İki kişilik BWR için her şey tamamlandığı sırada apandisti patlar, ameliyat olur. Tam iyileşti, yarışa geç de olsa katılabilecek derken dünyaya erken gelen bebeğinde ciddi bir kalp hastalığı tespit edilir... Yarıştan çekilir ama teknesi Hugo Boss 99 yarışa yeni bir skipper ile devam eder.

Feleğin oyunları devam ededursun, Alex Thomson haziranda teknesi Hugo Boss ile İstanbul’a geliyor. Ben de bunu fırsat bilerek kendisine bir mavi boncuk hediye edeceğim! Kimbilir, belki şans ona böyle gülmeye başlar.

Barcelona World Race’te Hugo Boss’un performansını yorumlar mısınız? B planı nasıl hayata geçirildi?

Yarışa katılamayacağımı anladığım zaman bile içim rahattı çünkü –çok şükür- halihazırda bir yedek kaptanımız vardı! Yarışın startından sonra, dünyaya gelmesini beklediğimiz bebeğimin doğumunda bir komplikasyon olması durumunda zaten tekneden inecektim. Bunun için harekete geçmiş, Wouter’i seçmiş ve organizasyondan gerekli tüm izinleri almıştık. Kendisi hava durumunu okumak ve rota üzerinde çalışmak için Barselona’ya gelmişti. Yaşadığımız talihsizliklere rağmen bundan daha ‘iyi’ bir noktada olamazdık. Her takım bizim kadar şanslı değildir.

Apandisit ameliyatı hevesimi kırmıştı. Tam onu atlatmış kendimi yarış hazırlıklarına adamışken, bebeğimizin kalbinde sorun olduğu haberini alınca yarışa artık katılamayacağımı anladım. Böylece Wouter devraldı ve Andy ile iyi bir ekip oldular. 

Onlar için bu durum daha zordu çünkü birlikte üç ay yarışacaklardı ve bu konu üzerine hiç çalışmamışlardı. Sonuçtan çok memnunum (Hugo Boss ekibi 7. oldu), ikisi için de hiç kolay değildi. Yelken yarışçılığı hele açık deniz yelken yarışçılığı çok talepkar bir spor dalıdır. Sırf bu yüzden aldıkları sonuç değil, yarışı bitirmiş olmaları benim için gurur verici. 

 

Siz, ‘hırs küpü yalnız bir yelkenci’ olarak tanınıyorsunuz. İki kişi ya da daha kalabalıkla yarışırken onlarda ne gibi özellikler arıyorsunuz?

Yalnız seyirlerde, her rüzgârın ustası olmanız gerekiyor. Aylarca kendi kendinize yetebilmelisiniz; tekneyi yürütmeli, navigasyon yapmalı, tamiratlarla başa çıkmalı ve hayati kararlar almayı bilmelisiniz. Bunlarla başa çıkabilmek için de etrafınızda birçok uzman olmalı ki onlardan öğrenin, bir bütün olun. Yani tek başına olmak için de, önce ekip olmak gerekiyor. Birlikte yarışacaklar için yine aynı şey söz konusu. İyi yarışçı özellikleri olması tabii ki önemli ancak onlarla üç ay denizde geçireceksem, espri yeteneği ve aynı hayat görüşüne sahip olmak da iyi olabilir!

Open 60 ile yelken yapmayı nasıl tanımlarsınız?

Islak ve çılgın! Bunlar abraması kolay tekneler değil. Teknem 12 kişinin yarışması için yapılan bir V70 boyutlarında ve gücünde. Kendimi fiziksel ve zihinsel açıdan kapatıp rahat edebileceğim bir an bile tanımıyor.

Yalnız yarışmanın en zor kısmı nedir?

Yalnızlık... Elektronik postalar, uydu telefonları, skype ile dünyanın her yeriyle istediğiniz zaman iletişim kurabilseniz bile hiçbir zaman yanınızda birinin olmasıyla aynı şey olmaz. İki kişi yarışırken, korktuğunuzda ya da yalnız hissettiğinizde yanınızdakinin gözlerine bakmak o kadar güven tazeleyen bir histir ki anlatamam. Aynı şeyler onun için de geçerlidir. İkinci bir insanın yokluğu tek başına yelken yapmanın en zor kısmıdır.

 

Kendinizi yetersiz hissettiğiniz anlar oluyor mu? Bu hisle nasıl başa çıkıyorsunuz? 

Kesinlikle bazı günler verdiğiniz kararın iyi olup olmadığını bilmezsiniz ya da çok yorgun olup kendinize olan güveninizi kaybedersiniz. Ancak yaptığınız seçim ne olursa olsun geri dönüşü yoktur, devam etmek zorundasınızdır ve bu şekilde kendinize inanmayı öğrenirsiniz.

 

Güney Okyanusu’nda Hugo Boss’u terk ettiğiniz gün başa çıkmak zorunda olduğunuz en kötü duygu neydi?

Hayatımın en kötü günüydü o... Onu öylece bırakıp gitmek... O benim evim, ekmeğim, yol arkadaşım ve işimdi. Onu terk etmek zorunda kaldığım günü hiç unutmayacağım...

 

Gelecek planlarınız neler?

Her zaman ileriye bakıyoruz, geçmişe değil. Barcelona World Race’in finişinden sonra teknenin Valencia’da altı haftalık bir elden geçme süresi var. Sonrasında temmuzda İstanbul’da Europa Race başlıyor, belli başlı Avrupa kentlerine uğrayacak. Ancak esas hedefimiz Vendee Globe 2012. Önümüzdeki 18 ay hiç durmadan buna çalışacağız.

 

Yaşadığınız onca talihsizlikten sonra şansa inancınız kaldı mı? Şans faktörü açık deniz yelkenciliğinde ne kadar rol alıyor?

Şans hayatın her alanında olduğu gibi açık deniz yarışçılığında da var ancak bizde   % 50’nin üzerinde etkiye sahip. En azından ben bunu acı yollardan öğrendim. Sonuçta doğaya karşı kazanamazsınız ama biz denemeye devam ediyoruz. Nice iyi hazırlanmış tekneler, skipper’lar finişe ulaşamazken, tecrübesi daha az olanlar dereceye girebiliyor.

 

2008 Vendee Globe startına haftalar kala bir çarpışma yüzünden büyük hasar aldınız. Bu yaşadığınız talihsizliklerden sadece biri. Hedeflerinizi belirlerken esneklik payı koyuyor musunuz artık?

Belli bir oranda evet. Şimdiki hedefim Vendee Globe ama bunu nasıl kazanacağım değişkenlik gösterebilir. Hayat bana tuhaf oyunlar oynayabiliyor. Ben de hayata karşı devamlı yeni taktikler geliştiriyorum.

 

Hugo Boss ile yıllardır devam eden, eşine az rastlanır bir kampanya sürdürüyorsunuz. 

Evet, bu konu da çok şanslıyız. Ne yapmak istediğimizi anlayan ve destekleyen bir sponsorumuz var. Biz de onların ne yapmak istediğini anlıyor ve destekliyoruz. Bir nevi birbirinin içine girmiş, bulunması ve ayrışması zor bir ilişkimiz var.

Not: Alex Thomson ve teknesi Hugo Boss, 30 Haziran 2011’de İstanbul’da olucak.