Bavaria Virtess 420
Naviga
29.07.2015
A | a
Bavaria Virtess 420

Bavaria Virtess 420 Bavaria Tasarımcı Marco Cassalli'nin Too Design adlı ajansının eliyle şekillenen, Bavaria Virtess 420 Coupe motoryatla deneme seyri yapmak için yine yollara düşüp Alaçatı'ya merhaba dedik...

Yazı: Erol Kepenek Fotoğraflar: Martin Meyer

Ödüllü sporcu
Ne zaman gitsem rüzgar yok… Herkese istediğinden fazlasını veren rüzgarıyla ünlü Alaçatı Körfezi, Bavaria Virtess 420 Coupe ile denize çıkacağım gün yine sütliman. Günlerden pazar olmasına rağmen ortalıkta ne yelkenci ne sörfçü ne de balıkçı teknesi var; kimsecikler görünmüyor... Öğle saatlerinde Bavaria Türkiye Distribütörü Gena Yacht’ın ofisi önündeki verandada, Gena’nın patronu Taner Gümüş ile birlikte tekneye çıkacak dört kişi buluştuk ve kahvelerimizi içerken her zamanki gibi biraz tekne/marka dedikodusu yapıp pontona geçtik. Neler konuşulduğu ‘off the record’… Pontonda birkaç tane daha aynı tekneden var ama onlar Virtess’in flybridge modeli. Bizim deneyeceğimiz ‘Virtess Coupe’ yeni gelmiş. Bu tasarımda flybridge yok, tekne spor kullanım için üretilmiş. Henüz teknenin üzerine çıkmadan size aktarabileceğim önemli bir bilgi; Virtess 420 Fly ‘2013 European Power Boat of the Year’ ve Virtess 420 Coupe ise ‘Motor Boat of the Year 2013’ Ödüllerinin sahibi olmuşlar… Önceden beri yelkenli teknelerinin ekonomik fiyatı ve sağlamlığı ile ünlenen ‘Bavaria’ markası, şirketteki köklü ödüllü sporcu yönetim değişikliklerinin ardından son yıllarda motoryat üretiminde de hem tasarımcı hem malzeme ve donanım seçimlerine gösterdiği özenle pazarda önemli bir mesafe kat etmiş durumda. Şimdilik 29-44 feet aralığındaki boylarda genellikle sportif motoryatlar yapıyorlar.

Havuzlukta her şey hareket ediyor!
Virtess 420 Coupe’nin, bu boyda bir tekne için etkileyici bir dış görünümü var. Arkasında oldukça geniş, botunuzu rahatça taşıyabileceğiniz, hidrolikler aracılığıyla su seviyesinin altına da indirilebilen bir yüzme platformu ve kıç havuzluğa çıkmak için bir merdiveni var. Merdiven katlandığında tamamen zeminle birleşip sanki yok oluyor. Oldum olası tekne tasarımcılarının ergonomi konusundaki becerilerine hayran kalmışımdır. Hemen hemen her çıktığım teknede beni şaşırtan bir detaya yakalanırım ama bu başka türlü bir şey… Şöyle; teknenin kıç havuzluğunda sırtı denize dönük, neredeyse havuzluğu arkadan tamamen kapatan koltuğun, gömme raylar üzerinde kolayca kaydırılarak havuzluğun iki yanında iki ayrı koltuğa dönüştüğünü görünce “Gerçekten bu harika!” dedim. Meğer sadece o değilmiş. Tablası açılarak büyütülebilen masa da güç harcamadan kaydırılabiliyor

İster köşe takımı yap ister karşılıklı otur... Sonradan öğrendim ki Virtess bu özelliği ile dünyada ilk ve tekmiş! Hele ki yüzme platformunu havuzluk hizasına kaldırırsanız, pilot mahallinden teknenin kıçına neredeyse 25 metrekarelik bir salon sahibi oluyorsunuz… “Parti yapsam tekneye kaç kişiyi davet edebilirim?” diye düşünme fırsatı vermesi, spor bir tekne için fazla lüks… Tabii tekneyi incelemeye böyle bir detaydan başlayınca diğer ayrıntılardan da farklı etkileniyorsun. Havuzlukta, döşemedeki kapağı kaldırınca iki adet Volvo Penta dizel motor size tebessüm ediyor. “Bu tekne Z drive, 400 HP; ayrıca Z drive 2X370 HP veya 2X500 HP ile 600 HP IPS Volvo Penta seçenekleri de var” diyor Taner bey. Bavaria için tasarlanan ve sancak tarafına konumlandırılan dümen mahalli çok şık. İki kişilik koltuk ve önünde hidrolik bir dümen bulunuyor. Kumanda panelindeki elektroniklerde, Garmin’in Bavaria için özel yazılımları yüklü. Dümen mahallinin sancak tarafındaki panelde gaz kolları, joystick ve ‘trim assistant’ var. Trim assistant, motor devri ve hıza göre otomatik trim yapıyor. Bir de çift makine için var olan iki gaz kolunu, seyirde ‘single level’ modunda birleştirip tek koldan iki motoru da kontrol edebiliyorsun. Bu önemli bir avantaj çünkü çift kol kullanımda makineler arasında küçücük de olsa devir farkları olabiliyor, ‘single level’ sayesinde devir farklılıkları tamamen ortadan kalkıyor, verim artıyor. Makineler pontondan ayrılmadan boş viteste biraz yüksek devir çalışsın istiyorum ki aşağılara bir bakalım titreşim var mı, motor sesi rahatsız edici mi?

3 metrekarelik sunroof...
Önce teknenin içini inceliyorum. Kamaraların olduğu b.lüme dört basamakla iniyorsunuz. İçerisi son derece minimalist, taşıdığı lüksü size göstermeyen rahat mekanlarla düzenlenmiş. Baş tarafta, içinde duştuvaleti olan bir ana kamara ile kıç tarafta iki ayrı misafir kamarası var. Misafir kamaraları iki tek yatakla döşenmiş ancak istenirse ara parçaları takılarak çift kişilik yatağa dönüşebiliyorlar. Koridorda misafirlerin kullanımı için ayrı bir duş-tuvalet daha var. Ana kamaradaki geniş lumbozlar ve tavan heçi içeriyi rahatça aydınlatıyor. Misafir kamaralarını ise bulunduğu bordadaki birer heç aydınlatıyor. Onlar da ana kamara heçleri ile aynı boyutta. Her kamarada yeterince LED aydınlatma, dolap ve bölme var.

Kumanda ve yaşam mahalli ise bir bütün olarak düşünülmüş. Kıç havuzluktan salona geçişte boydan boya cam kayar kapılar tekneye büyük bir hacim kazandırıyor. Lumbozlar, borda pencereleri, salon kapısı ve sunroof’da güneşin etkisini kıran koyu renk camlar kullanılmış. Salonun üst kısmında havuzluktan çıkılan, üç kişilik bir güneşlenme terası var. Onun ön kısmında ise kumanda mahallinin üstüne denk gelen, 3 metrekareden daha büyük sunroof, otomobillerdeki gibi tek butonla kontrol ediliyor. Sunroof açılınca seyir esnasında salonda sürekli taze hava, geceleri gökte bol yıldız… Bunu da beğendim. Yine salonda, sancak tarafta geniş bir U şeklinde koltuğun ortasına konumlandırılmış yemek masası, iskele tarafında içinden düz ekran televizyon çıkan, çeşitli saklama b.lümleri olan bir dolap var. Yine iskelede onun ön tarafında evyesi, fırını, buzdolabı, dondurucusu ile tam donanımlı bir mutfak yer alıyor. Taner beye, televizyonu gizli bölmesinden çıkartınca “Keşke daha büyük ekran olaydı” dedim, o da “Sen tekneyi al, istediğin ebat televizyon koyarız…” diye cevapladı. Demek ki alternatifimiz var. Bu arada motorun sesi gerçekten rahatsız edici değilmiş, hatta ana kamarada neredeyse duyulmuyor bile. Mesela yemek masasının salon tarafında koltuk yok ama salonda iki tane puf var; pufların oturma kısmını kaldırıp ters çevirirsen sandalye oluyorlar. Zekice… Özet şu. Tekne güzel, iyi donanmış, mimari çözümler harika ama seyir yapmadık. Limandan çıkmaya karar veriyoruz. Joystick çok eğlenceli bir şey, tekneyi pontondan yan yan ayırabiliyorsun! Yavaş bir seyirle körfezin dışına çıkıyor ve başlıyoruz. Önce hangi devirde ne yakıyoruz, ne kadar hızlanıyoruz, bunları bilmek gerek.

35 knot hızda ani dönüşler... Göstergeler bize motor devrini, hızımızı ve saatlik yakıt tüketimimizi gösteriyor, biz de not ediyoruz. Ama bence önemli olan saatte kaç litre yaktığımız değil, mil başına ne yaktığımız! Elbette bunlar test sırasında bizim ölçtüğümüz değerler. Bu değerler başka ölçümlerde yüke, rüzgar yönüne, şiddetine, akıntıya veya dalga yüksekliğine göre farklılık gösterecektir. Hatta seyir sırasında bizim ölçümlerimizin arasındaki korelasyon da çok doğru olmayabilir. Ancak bizim notlarımıza göre 2000/3000 devir/ dakika arası kullanımda mil başına yakıt tüketiminin çok fark etmediğini hesaplamak mümkün. Nasıl olduğunu anlamadığım tek nokta 2000d/d ve 3000d/d ölçümlerde seyir hızları çok farklı ama mil başına yakıt tüketimi neredeyse aynı. Eh, o zaman bu tekneyle yavaş seyir yapmanın ekonomiye zaten bir katkısı yok diyebiliriz. Bu ölçme işi bittikten sonra biraz da keyfine, takip teknesi 420 Flybridge’in dalgasını aşma, ani dönüş, tam hızda 360° dönüş gibi manevralar yaptık. Teknede bir burulma, zorlanma hissetmedik. Hatta tam yol giderken alabanda edince tekne 35 knot hızda neredeyse 40 metrenin içinde turunu tamamladı; (İnip çizdiğimiz daireyi ölçemedik tabii). Teknenin ivmelenmesi de ilginç; bu hızlanma esnasında oturduğun yerden öne doğru uzanmakta zorlanıyorsun. Tabii ki bu denemeler dört kişiyle ve bagaj yükü olmadan yapıldığı için .l.tüğümüz tüm değerleri azami kapasiteye (12 kişi) göre tolere etmek gerekir. Keyifli bir seyir sonrası marinaya döndük, yine joystick ile yengeç gibi yan yan giderek yerimizi bulduk, geri manevra sırasında arka g.rüş kamerasını kullanarak kolayca yanaştık. İnince, “Böyle bir tekneyi ister miyim?” diye sordum kendime. İsterim, birgün motoryat edinmek söz konusu olursa severek isterim…

Bavaria Virtess 420 Coupe’nin Teknik Özellikleri
Tam Boy (Platform dahil): 13,60 metre
Genişlik: 4,21 metre
Ağırlık: 11.000 kilogram
Yakıt Kapasitesi: 1.200 litre
Su Kapasitesi: 410 litre
Ayrıntılı bilgi için: www.gena-yacht.com