İtalya'da Fransız ihtilali
Naviga
3.06.2015
A | a


Fransızların gururu Beneteau Group, Monte Carlo motoryat serisine yepyeni bir kimlik kazandırmak için atağa geçti. Firma bu atakla, tasarım aşamasından inşa sürecine, yakıt ve enerji tasarrufuna, kullanım kolaylığına yönelik çözümleriyle çok konuşulacak bir serinin altına imza atıyor, üstelik de bunu motoryat markalarıyla dünyaya nam salmış İtalya’da yapıyor. Anlaşılan o ki Beneteau Group, projenin başına getirdiği İtalyan Carla Demaria ile Monte Carlo’nun sadece makyajını tazelemiyor, lüks motoryat anlayışını kökten değiştiriyor.
 
Monte Carlo’nun yeni yüzü hepimizi şaşırttı. Bu yeni motoryat anlayışının arkasındaki ana fikri özetler misiniz?
Aslında bu girişim kimseyi şaşırtmamalı çünkü daha önce 15 metre üzeri lüks motoryatlara yönelik üretim yapmayan Beneteau Group için bu girişimden çok bir gelişim. 15 metre ve altı boylardaki motoryatlarda ise Beneteau zaten Avrupa’da ilk seri üretimi yapan marka. Lüks motoryat pazarına girerken amacımız ise herkesle aynı. Ancak biz, Beneteau Group olarak gün sonunda elde edilecek kağıt üzerindeki başarılarla ilgilenmiyoruz. Eğer rakiplerimize bakarsanız, onlar için en büyük siparişler en büyük ‘başarılar’dır. Bizim yeterliliklerimiz ve .ngürümüz çok daha farklı ve amacımız kısa zamanda bu sektördeki en kaliteli ve vazgeçilmez ‘oyuncu’ olmak.
 
Monte Carlo tamamen İtalya’da ve yepyeni bir fabrikada mı üretiliyor?
Monte Carlo Yachts projesine başladığımız zaman ilk işimiz İtalya’nın kuzeydoğusunda Trieste’nin yakınlarında deniz kenarında bir alan bulmak oldu. Yeni fabrikamızda tüm Monte Carlo Yachts (MCY) serisi üretilecek. Yöneticiler, tasarımcılar ve tedarikçiler İtalyan. Burada şunun altını çizmek isterim ki Beneteau Group buraya gelmeye karar vererek ne kadar yenilikçi ve açık fikirli olduğunu ispatladı. Doğrusunu isterseniz, Fransa’da istedikleri şekilde, istedikleri yerde bir fabrika kurabilirlerdi, kendi ülkelerinde olmanın inanılmaz sinerjisini kullanabilirlerdi... Bunları bir kenara itip motoryat üretmek için İtalya’ya geldiler. Bu konuda, İtalya kendi başına bir marka. Saat için İsviçre ne ise, yatçılık için İtalya da odur.
 
Dünya ekonomik krizden nasibini alırken, Beneteau’nun böylesine dev bir yatırım yapmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Beneteau, bugüne kadar yaşanan tüm ekonomik krizler sırasında aktif olmayı seçmiş. 1992 yılında, bir önceki ağır ekonomik buhranda, dünyanın yine bir numaralı tekne üreticisi konumundayken, ikinci sırada yer alan Jeanneau’yu satın almıştı. Böylece bu piyasada tek başrol oyuncusu olduğunu ispatladı. Şu anki ekonomik kriz de yatçılık sekt.rünün haritasını değiştirecek kadar
şiddetli yaşandı ve etkilerini hâlâ hissedebiliyoruz. Birçok tekne üreticisi zor durumdayken ve nakit para bulmak neredeyse imkansızken, Beneteau’nun güçlü finans yanı işte bu zamanlarda devreye giriyor. Yeni modellere, son teknolojiye ve insana bugün yatırım yapıyor olmak krizi fırsata çevirmek anlamına geliyor.
 
İtalyan markaları, bir İtalya’nın öncülüğünde yapılan bu Fransız İhtilâli’ne nasıl tepki veriyor?
Beneteau Group’un iyi bir namı ve saygınlığı var yatçılık dünyasında ve İtalyanlar bu projemizi oldukça ciddiye alıyorlar. Beneteau’nun, onlarla rekabet içinde olabilmek adına her şeyi göze alacağını biliyorlar. Bizim açımızdan bakarsak; bu işte dünyaya yön verenlerin memleketinde üretim yapmanın zorluklarını biliyoruz ve onlara büyük saygı duyuyoruz. Hata yapmamak için çok dikkatli olacağız. İtalyanların, söz konusu tasarım olduğunda ‘doğuştan’ yetenekli olduğunu tüm dünya kabul ediyor. Fransızlar ise maceraperest ruhları ile tanınıyorlar.
 
MCY’de bu özellikleri nasıl harmanlayacaksınız?
Bunu sorduğunuz için teşekkür ederim. Bu soru ile Monte Carlo Yachts’ın eşsiz değerine yani ‘çift benliği’ne değinmiş oldunuz. Tarihte ilk defa İtalyan tasarımının detaylara verdiği özen, Beneteau gibi ‘yenilikçi’ bir teknoloji ile birleşiyor. Bu projeye başladığımız günden beri tasarım ile teknolojiyi bir arada en ‘yararlı’ şekilde kullanabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve MCY 76 bu karışımın ilk ifadesi olacak.
 
Teknenin dış görünüşünün yanı sıra ‘yapısal’ değişimlerine de örnekler verebilir misiniz?
Abartılı fiyatlar, politik ve ekonomik güç simgesi olan motoryat anlayışından uzak belirgin bir yeni ürün yaratıyoruz. Bugün baktığınız zaman lüks ürünlerdeki yeni eğilimler mütevazı zarafetten çok uzak, gereksiz gösterişe kaçmakta. Biz, bu endişelerimizi .düllü tasarımcılarımız Nuvolari&Lenard ile paylaştık. Onlar da hiçbir kısıtlama olmadan, var olan hiçbir yat serisine benzemeyen yepyeni bir ‘ürün’ ortaya çıkardılar. Sonuç zarif ama abartıya kaçmayan, güven tazeleyen, uzun soluklu İtalyan yatları. Bu başarının ardında ise teknolojinin tasarımla sergilediği uyum yatıyor. Örneğin; gelişmiş gövde yapısını ele alabiliriz. Sandviç sistemindeki destekler, uzunlamasına döşenen gü.lendirmeler (yatay kirişler yok) ile birleşiyor. Kevların yoğun şekilde kullanımı teknenin her türlü deniz koşuluna karşı sağlam ama hantallıktan uzak olmasını sağlıyor. Kamara üzerindeki ‘çatı’yı da farklı değerlendirdik. Teknenin çatısını karbon solar paneller ile kapladık. Böylece teknede gerekli olacak enerjinin birçoğunu buradan temin ediyoruz. 

Uçaklardaki teknolojiden esinlenerek, atık suyu tamamen iyi huylu bir bakteri sayesinde anında d.nüştürebiliyoruz. Tüm kullanılan parçalara ve bileşenlere infüzyon teknolojisi uyguladık. Böylece gereksiz ağırlıktan ve enerjiden tasarruf ettik. Aynı sebeple iç yapıda birçok noktada alüminyum da kullandık. Mükemmel sürüş yani rahat kullanım ve az yakıt için seyirde ve manevralarda devreye giren otomatik bir ‘trim’ sistemi yarattık. Hepsinden önemlisi joystick ile keskin ve güvenli manevra kabiliyeti kazandırıldı. Tüm bu anlattıklarım biraz karmaşık ve yeni gelebilir ancak bu ‘keşifler’ çok daha mükemmel şartlarda tekneler teslim etmemizin önünü açacak. 

MCY serisinin üretim yelpazesi ve gelecek planları nedir?
60 feet ile 100 feet arasında üst güverteli ve üst güvertesiz, spor çeşitleri olan motoryatlar üreteceğiz. İlk modelimiz MCY 76 Flybridge. Sizin de katılacağınız bir davetle Venedik’te dünya basınına tanıtacağız. Eylül ayında Cannes’daki fuarda da yerini alacak. Bir yandan da MCY 76’den daha kü.ük bir boy üzerinde çalışıyoruz. 2011’de Cannes’daki fuarda sizlerin beğenisine sunacağız. Bir sonraki sezonda da spor model üretimine başlayacağız. Üretim kararlarımızı vermemizde pazarın ilk teknelerimize nasıl tepki vereceği de çok önemli olacak. Talepleri, alt yapımızın verdiği gü.le en hızlı şekilde yerine getireceğiz. Okurlarımız sizi Atlantis Yachts’ın (Azimut Benetti) yöneticiliğini yürüttüğünüz günlerden hatırlayabilirler. O zaman yaptığımız söyleşide salt ekip ruhunun değil, verimli çalışan bir ekibin öneminden bahsetmiştiniz. Şimdi kendi ülkenizde yabancı bir marka için yeni bir ürün yaratıyorsunuz.
 
Yaşadığınız olumlu ve olumsuz yanlar nelerdir?
Birkaç yıl önce güneşli bir günde İtalya’da yaptığımız sohbeti çok net hatırlıyorum. ‘Verimli ekip’ inancım değişmedi hatta gü.lendi diyebilirim. Monte Carlo’yu da insan odaklı aynı prensipler üzerine kurmaya çalıştım. Böylelikle tutkulu ve birbirimize bağlı, iyi bir fırsata sahip olduğumuzun farkında, bu şirketin başarısı için birlikte ter akıtıyoruz. Kendi ülkemizde zamanında rakip olarak g.rdüğüm bir şirkette çalışıyor olmak, işimi yapma kısmını hiç etkilemiyor. Hatta Beneteau Group’un pragmatik, kurumsal, etkili ve açık fikirli yönetim yaklaşımını çok beğeniyorum.

Eğer tek bir kelime ile yeni MCY’yi bize anlatmanızı isteseydim...
İki kelime kullanabilir miyim? Gelecek ve klasik